İyi bir anlatımda bulunması gereken özelliklerden biri açıklıktır. Açık bir anlatımda herhangi bir belirsizliğe yol açacak ifadeye yer verilmediği gibi iki anlama gelecek cümlelerden de kaçınılır. Bu ilkeye uymayan cümleleri belirleyelim:
- I. Kardeşini okuldan kaçarken görmüşler.
Bu cümlede "kaçarken" eylemini kimin gerçekleştirdiği belirsizdir. İki farklı anlama gelebilir:
- Onlar, kardeşini okuldan kaçarken (kardeşi kaçtığı sırada) görmüşler.
- Onlar (gören kişiler), okuldan kaçarken kardeşini görmüşler.
Bu durum, cümlede açıklık ilkesine uyulmadığını gösterir.
- II. Bu sınıfın temizlenmediğini gösteriyor.
Cümlenin öznesi olan "Bu" zamiri belirsizdir. "Bu" neyi ifade etmektedir? "Bu durum", "bu görüntü", "bu koku" gibi birçok farklı anlama gelebilir. Özne eksikliği veya belirsizliği anlatımda açıklığı bozar.
- III. Bizim oranın sokakları, cennet bahçesi gibiydi.
Bu cümle bir benzetme (teşbih) içermektedir. Mecazi bir anlatım olsa da, ne anlatılmak istendiği (sokakların çok güzel, bakımlı olduğu) açık ve nettir. İki farklı anlama gelecek bir belirsizlik yoktur.
- IV. Denizde av yasağı 1 Eylül'de bitecek.
Bu cümle açık ve nettir, herhangi bir belirsizlik veya iki anlamlılık içermemektedir.
- V. Son derslerde katılım, oldukça azaldı.
Bu cümle de açık ve nettir, herhangi bir belirsizlik veya iki anlamlılık içermemektedir.
Yukarıdaki analizlere göre, I ve II numaralı yargılarda anlatımda açıklık ilkelerine uyulmamıştır.
Cevap A seçeneğidir.