💡 9. Sınıf Edebiyat: Hikayede Anlatıcı Ve Bakış Açısı Çözümlü Örnekler
1
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
Bir köy kahvesinde oturan yaşlı bir adam, gençlere kendi gençlik anılarını anlatıyordu. Anlatırken kendi duygularını, düşüncelerini ve o an yaşadıklarını detaylıca aktarıyordu.
Bu hikayede anlatıcının bakış açısı nasıldır?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, olayları kendi bakış açısından anlatır.
Kendi duygu ve düşüncelerini aktarır.
"Ben", "bana", "benim" gibi zamirler kullanır.
Bu durum, anlatıcının kahraman bakış açısı ile hikayeyi anlattığını gösterir. 💡
2
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
"Ali, annesinin ona verdiği harçlığı kumbarasına attı. Annesi, Ali'nin bu davranışından memnun kalmıştı. Ali ise daha sonra ne alabileceğini düşünüyordu."
Bu metinde anlatıcı, Ali'nin hem dışarıdan görünen davranışlarını hem de iç dünyasını biliyor gibi anlatmaktadır. Bu hangi bakış açısıdır?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, karakterlerin sadece dış dünyasını değil, iç dünyasını da bilir.
Karakterlerin düşüncelerini, duygularını ve hislerini aktarır.
"Biliyordu", "düşünüyordu", "hissetti" gibi ifadeler kullanılır.
Bu, ilahi (tanrısal) bakış açısı olarak adlandırılır. ✅
3
Çözümlü Örnek
Orta Seviye
Tren penceresinden dışarıyı seyreden yolcu, önünden hızla geçen ağaçları ve binaları izliyordu. Kendi kendine "Acaba bu yolculuk ne kadar sürecek?" diye sordu. Yanındaki koltukta oturan kadının yüzündeki ifadeyi fark etti ve kadının da aynı şeyi merak ettiğini düşündü.
Bu parçada anlatıcı, yolcunun düşüncelerini biliyor ancak yanındaki kadının düşüncelerini sadece tahmin ediyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini işaret eder?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, bir karakterin iç dünyasını bilir. (Yolcu)
Diğer karakterlerin iç dünyasını ise sadece gözlemlerine dayanarak yorumlar veya tahmin eder. (Yanındaki kadın)
Bu, gözlemci bakış açısı ile ilahi bakış açısının karışımı gibi görünse de, anlatıcının her şeyi bilmediği durumlar içerir. Ancak daha çok, anlatıcının olayları dışarıdan bir gözlemci gibi aktardığı, bazen karakterlerin iç dünyasına kısa süreliğine girdiği bir durumdur. Bu durumda, anlatıcının tam olarak ilahi bakış açısında olmadığını, daha çok gözlemci ve sınırlı bir bilgiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. 📌
4
Çözümlü Örnek
Yeni Nesil Soru
"Elindeki kırık vazoyu masanın üzerine bıraktı. Gözleri dolmuştu. Ne yapacağını bilemiyordu. Tam o sırada kapı çaldı ve içeriye annesi girdi. Annesi, kızının perişan halini görünce hemen yanına koştu."
Bu metinde anlatıcı, hem olayı yaşayan karakterin (kızın) duygularını hem de olaya dahil olan başka bir karakterin (annenin) tepkisini aktarmaktadır. Bu durum, hangi bakış açısının daha baskın olduğunu gösterir?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, olayı yaşayan karakterin (kızın) iç dünyasını ve duygularını biliyor.
Aynı zamanda olaya dahil olan diğer karakterin (annenin) davranışlarını ve tepkisini de aktarıyor.
Bu, anlatıcının karakterlerin hem iç dünyasını hem de dış dünyasını bildiği ilahi (tanrısal) bakış açısı ile anlatıldığını gösterir. 💯
5
Çözümlü Örnek
Günlük Hayattan Örnek
Bir arkadaşınızla bir film izlediniz. Film hakkında konuşurken, "Ben o sahnede çok korktum, karakterin başına gelecekleri tahmin etmiştim," diyorsunuz. Arkadaşınız ise, "Ben de o sahnedeki müziğin beni çok etkilediğini fark ettim," diyor.
Bu konuşmada her iki kişi de kendi deneyimlerini ve duygularını anlatıyor. Bu durum, hikayelerdeki hangi anlatıcı tipine benzer?
Çözüm ve Açıklama
Her iki kişi de kendi bakış açısını ve yaşadıklarını anlatıyor.
"Ben", "benim" gibi ifadeler kullanıyorlar.
Bu, hikayelerde kullanılan kahraman bakış açısına benzer. Anlatıcı, olayın içindedir ve kendi duygu ve düşüncelerini aktarır. 🗣️
6
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
"Olay, şehrin en işlek caddesinde meydana geldi. Bir anda ortalık karıştı. İnsanlar ne olduğunu anlamak için birbirlerine bakıyordu. Polisler kısa sürede olay yerine geldi."
Bu metinde anlatıcı, olayları dışarıdan bir gözlemci gibi aktarıyor, kimsenin iç dünyasına girmiyor. Bu hangi bakış açısıdır?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, sadece gördüklerini ve duyduklarını aktarır.
Karakterlerin düşüncelerini veya duygularını bilmez.
Olayları dışarıdan, tarafsız bir gözle anlatır.
Bu, gözlemci bakış açısıdır. 👀
7
Çözümlü Örnek
Orta Seviye
"Genç adam, cebindeki son parayı da bir simitçiye verdi. Simitçi, adamın aç olduğunu biliyordu ve ona bir simit fazla koydu. Adam, simitçinin bu iyiliğine karşı minnettar hissetti. Simitçi ise, kendi de zamanında böyle zorluklar yaşadığı için bu durumu anlıyordu."
Bu metinde anlatıcı, hem genç adamın hem de simitçinin iç dünyasını, düşüncelerini ve duygularını biliyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini gösterir?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, hikayedeki tüm karakterlerin iç dünyasını bilir.
Karakterlerin düşüncelerini, duygularını, niyetlerini ve geçmişlerini aktarabilir.
Bu, her şeyi bilen ilahi (tanrısal) bakış açısıdır. 🌟
8
Çözümlü Örnek
Yeni Nesil Soru
Bir dedektif, bir cinayet mahallini inceliyordu. Olay yerindeki her detayı dikkatle not alıyor, ipuçlarını topluyordu. "Katil, bu kapıdan girmiş olmalı," diye düşündü ve kapının üzerindeki çizikleri inceledi. Ardından, pencereden dışarıya baktı ve bir ayak izi gördü. "Bu ayak izi, şüpheliye ait olabilir," diye kendi kendine mırıldandı.
Bu metinde dedektifin kendi düşünceleri ve çıkarımları aktarılıyor. Anlatıcı, dedektifin zihninin içine giriyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini daha çok çağrıştırır?
Çözüm ve Açıklama
Anlatıcı, olayın içindeki bir karakterin (dedektifin) bakış açısından olayları anlatır.
Karakterin düşüncelerini, hislerini ve çıkarımlarını aktarır.
"Diye düşündü", "diye mırıldandı" gibi ifadeler kullanılır.
Bu, kahraman bakış açısıdır. 🕵️
9. Sınıf Edebiyat: Hikayede Anlatıcı Ve Bakış Açısı Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Bir köy kahvesinde oturan yaşlı bir adam, gençlere kendi gençlik anılarını anlatıyordu. Anlatırken kendi duygularını, düşüncelerini ve o an yaşadıklarını detaylıca aktarıyordu.
Bu hikayede anlatıcının bakış açısı nasıldır?
Çözüm:
Anlatıcı, olayları kendi bakış açısından anlatır.
Kendi duygu ve düşüncelerini aktarır.
"Ben", "bana", "benim" gibi zamirler kullanır.
Bu durum, anlatıcının kahraman bakış açısı ile hikayeyi anlattığını gösterir. 💡
Örnek 2:
"Ali, annesinin ona verdiği harçlığı kumbarasına attı. Annesi, Ali'nin bu davranışından memnun kalmıştı. Ali ise daha sonra ne alabileceğini düşünüyordu."
Bu metinde anlatıcı, Ali'nin hem dışarıdan görünen davranışlarını hem de iç dünyasını biliyor gibi anlatmaktadır. Bu hangi bakış açısıdır?
Çözüm:
Anlatıcı, karakterlerin sadece dış dünyasını değil, iç dünyasını da bilir.
Karakterlerin düşüncelerini, duygularını ve hislerini aktarır.
"Biliyordu", "düşünüyordu", "hissetti" gibi ifadeler kullanılır.
Bu, ilahi (tanrısal) bakış açısı olarak adlandırılır. ✅
Örnek 3:
Tren penceresinden dışarıyı seyreden yolcu, önünden hızla geçen ağaçları ve binaları izliyordu. Kendi kendine "Acaba bu yolculuk ne kadar sürecek?" diye sordu. Yanındaki koltukta oturan kadının yüzündeki ifadeyi fark etti ve kadının da aynı şeyi merak ettiğini düşündü.
Bu parçada anlatıcı, yolcunun düşüncelerini biliyor ancak yanındaki kadının düşüncelerini sadece tahmin ediyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini işaret eder?
Çözüm:
Anlatıcı, bir karakterin iç dünyasını bilir. (Yolcu)
Diğer karakterlerin iç dünyasını ise sadece gözlemlerine dayanarak yorumlar veya tahmin eder. (Yanındaki kadın)
Bu, gözlemci bakış açısı ile ilahi bakış açısının karışımı gibi görünse de, anlatıcının her şeyi bilmediği durumlar içerir. Ancak daha çok, anlatıcının olayları dışarıdan bir gözlemci gibi aktardığı, bazen karakterlerin iç dünyasına kısa süreliğine girdiği bir durumdur. Bu durumda, anlatıcının tam olarak ilahi bakış açısında olmadığını, daha çok gözlemci ve sınırlı bir bilgiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. 📌
Örnek 4:
"Elindeki kırık vazoyu masanın üzerine bıraktı. Gözleri dolmuştu. Ne yapacağını bilemiyordu. Tam o sırada kapı çaldı ve içeriye annesi girdi. Annesi, kızının perişan halini görünce hemen yanına koştu."
Bu metinde anlatıcı, hem olayı yaşayan karakterin (kızın) duygularını hem de olaya dahil olan başka bir karakterin (annenin) tepkisini aktarmaktadır. Bu durum, hangi bakış açısının daha baskın olduğunu gösterir?
Çözüm:
Anlatıcı, olayı yaşayan karakterin (kızın) iç dünyasını ve duygularını biliyor.
Aynı zamanda olaya dahil olan diğer karakterin (annenin) davranışlarını ve tepkisini de aktarıyor.
Bu, anlatıcının karakterlerin hem iç dünyasını hem de dış dünyasını bildiği ilahi (tanrısal) bakış açısı ile anlatıldığını gösterir. 💯
Örnek 5:
Bir arkadaşınızla bir film izlediniz. Film hakkında konuşurken, "Ben o sahnede çok korktum, karakterin başına gelecekleri tahmin etmiştim," diyorsunuz. Arkadaşınız ise, "Ben de o sahnedeki müziğin beni çok etkilediğini fark ettim," diyor.
Bu konuşmada her iki kişi de kendi deneyimlerini ve duygularını anlatıyor. Bu durum, hikayelerdeki hangi anlatıcı tipine benzer?
Çözüm:
Her iki kişi de kendi bakış açısını ve yaşadıklarını anlatıyor.
"Ben", "benim" gibi ifadeler kullanıyorlar.
Bu, hikayelerde kullanılan kahraman bakış açısına benzer. Anlatıcı, olayın içindedir ve kendi duygu ve düşüncelerini aktarır. 🗣️
Örnek 6:
"Olay, şehrin en işlek caddesinde meydana geldi. Bir anda ortalık karıştı. İnsanlar ne olduğunu anlamak için birbirlerine bakıyordu. Polisler kısa sürede olay yerine geldi."
Bu metinde anlatıcı, olayları dışarıdan bir gözlemci gibi aktarıyor, kimsenin iç dünyasına girmiyor. Bu hangi bakış açısıdır?
Çözüm:
Anlatıcı, sadece gördüklerini ve duyduklarını aktarır.
Karakterlerin düşüncelerini veya duygularını bilmez.
Olayları dışarıdan, tarafsız bir gözle anlatır.
Bu, gözlemci bakış açısıdır. 👀
Örnek 7:
"Genç adam, cebindeki son parayı da bir simitçiye verdi. Simitçi, adamın aç olduğunu biliyordu ve ona bir simit fazla koydu. Adam, simitçinin bu iyiliğine karşı minnettar hissetti. Simitçi ise, kendi de zamanında böyle zorluklar yaşadığı için bu durumu anlıyordu."
Bu metinde anlatıcı, hem genç adamın hem de simitçinin iç dünyasını, düşüncelerini ve duygularını biliyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini gösterir?
Çözüm:
Anlatıcı, hikayedeki tüm karakterlerin iç dünyasını bilir.
Karakterlerin düşüncelerini, duygularını, niyetlerini ve geçmişlerini aktarabilir.
Bu, her şeyi bilen ilahi (tanrısal) bakış açısıdır. 🌟
Örnek 8:
Bir dedektif, bir cinayet mahallini inceliyordu. Olay yerindeki her detayı dikkatle not alıyor, ipuçlarını topluyordu. "Katil, bu kapıdan girmiş olmalı," diye düşündü ve kapının üzerindeki çizikleri inceledi. Ardından, pencereden dışarıya baktı ve bir ayak izi gördü. "Bu ayak izi, şüpheliye ait olabilir," diye kendi kendine mırıldandı.
Bu metinde dedektifin kendi düşünceleri ve çıkarımları aktarılıyor. Anlatıcı, dedektifin zihninin içine giriyor. Bu durum hangi anlatıcı tipini daha çok çağrıştırır?
Çözüm:
Anlatıcı, olayın içindeki bir karakterin (dedektifin) bakış açısından olayları anlatır.
Karakterin düşüncelerini, hislerini ve çıkarımlarını aktarır.
"Diye düşündü", "diye mırıldandı" gibi ifadeler kullanılır.