✅ 9. Sınıf Din Kültürü: İslam'da bilgi ve güzel ahlak Test Çöz
🚀 Teste Hazır mısın?
Öğrendiklerini pekiştirmek ve kendini denemek için harika bir fırsat! Soruları dikkatlice oku ve çözümlere göz atmayı unutma.
✅ 9. Sınıf Din Kültürü: İslam'da bilgi ve güzel ahlak Testi
İslam dinine göre insanın doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan üç temel kaynak (vasıta) vardır. Bunlar selim akıl, salim duyular ve sadık haberdir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi "salim duyular" kapsamında değerlendirilemez?
B) İşitme
C) Ön yargı
D) Koklama
E) Dokunma
İslam bilgi felsefesinde "sadık haber" iki kısma ayrılır. Bunlardan biri Allah'tan gelen vahiyler ve peygamberlerin verdiği haberler, diğeri ise yalan üzerine birleşmeleri aklen imkansız olan bir topluluğun aktardığı haberlerdir.
Bu ikinci tür habere ne ad verilir?
B) İlham
C) Keşif
D) Rüya
E) Selim akıl
Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım."
Bu hadis-i şerifte vurgulanan temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
B) Taassup
C) Faydalı bilgi
D) Zan
E) Sezgi
Kişinin yeme, içme ve şehvet gibi bedensel arzularını aklın ve dinin sınırları içinde tutarak aşırılıktan kaçınması, haramdan uzak durması şeklinde tanımlanan ahlaki erdem aşağıdakilerden hangisidir?
A) ŞecaatB) Hikmet
C) Adalet
D) İffet
E) Cömertlik
İslam'da akıl, doğru bilgiye ulaşmada önemli bir araçtır. Ancak aklın tek başına her şeyi kavraması mümkün değildir.
Bu durumla ilgili;
I. Aklın sınırlı bir kapasitesinin olması,
II. Metafizik aleme (gayb) dair konuların duyu ve akıl sınırlarını aşması,
III. İbadetlerin yapılış şekillerinin ancak vahiyle bilinebilmesi
gerekçelerinden hangileri vahyin (sadık haberin) akıl için tamamlayıcı bir rehber olmasını zorunlu kılar?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
İslam bilgi anlayışında rüya, keşif ve ilham gibi yollar genel ve bağlayıcı bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmez.
Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
B) Kişisel (öznel) olmaları ve doğruluğunun denetlenememesi
C) Kur'an-ı Kerim'de bu kavramların hiç geçmemesi
D) Sadece peygamberlere özgü bilgi yolları olmaları
E) Duyusal organlarla doğrudan algılanabilmeleri
Hucurât suresi 12. ayette şöyle buyrulmaktadır: "Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın..."
Bu ayette geçen "birbirinizin kusurunu araştırmayın" ifadesiyle yasaklanan ve bilgi ahlakına aykırı olan davranış aşağıdakilerden hangisidir?
B) Gıybet
C) İftira
D) Hased
E) Kibir
İslam ahlakında erdemler genellikle aşırılıklardan uzak, dengeli bir orta yol (itidal) olarak tanımlanır. Buna göre;
- Korkaklık ile delice atılganlık (tehevvür) arasındaki dengeyi ifade eden erdem: [Kavram 1]
- Cehalet ile kurnazlık (cerbeze) arasındaki dengeyi ifade eden, hakkı batıldan ayırma gücü: [Kavram 2]
Yukarıdaki boşluklara sırasıyla hangi ahlaki kavramlar getirilmelidir?
B) Şecaat - Hikmet
C) Hikmet - Şecaat
D) Adalet - İffet
E) Şecaat - İffet
Bir kimsenin, doğruluğunu araştırmaksızın bir fikre, bir kişiye veya bir gruba körü körüne bağlanması, kendi görüşü dışındaki tüm düşüncelere kapalı olması durumuna "taassup" (bağnazlık) denir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi taassup içinde olan bir bireyin sergileyeceği davranışlardan biri olamaz?
B) Farklı fikirleri dinlemeyi reddetmek
C) Bilgi kaynaklarının doğruluğunu tarafsızca sorgulamak
D) Delillere karşı gözlerini kapamak
E) Kendi grubunun hatalarını görmezden gelmek
İslam'da inancın taklitten kurtulup tahkike (araştırmaya ve delillere dayalı kesin bilgiye) ulaşması istenir. Delillere, bilgiye ve kavramaya dayalı imana "tahkiki iman" denir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir Müslümanın tahkiki imana ulaşmak için yapması gerekenlerden biri değildir?
B) Çevresindeki varlıkları ve evrendeki düzeni gözlemlemek
C) Dini konuları körü körüne, sorgulamadan kabul etmek
D) Aklını ve duyularını doğru bilgiye ulaşmak için kullanmak
E) Doğru bilgi kaynaklarından (sadık haber) yararlanmak
İslam'da bilginin nihai amacı sadece zihinsel bir birikim oluşturmak değil, bu bilgiyi ahlaka ve salih amele dönüştürmektir. Bilgisiyle amel etmeyen kişi, yük taşıyan ama taşıdığı yükün değerini bilmeyen canlıya benzetilmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bilgi-amel ilişkisini en iyi açıklayan yargıdır?
B) Amelsiz bilgi, meyvesiz bir ağaç gibidir.
C) Sadece niyet etmek, bilgi sahibi olmaktan daha önemlidir.
D) Bilgi edinmek, ahlaklı olmanın tek ve mutlak şartıdır.
E) Amel etmek için doğru bilgiye ihtiyaç yoktur.
Bir araştırmacı, İslam medeniyetindeki bilimsel gelişmeleri incelerken şu tespiti yapmıştır:
"Müslüman bilim insanları, evreni anlamlandırmak için duyu organlarıyla gözlem yapmış, akıl yürütme yöntemleriyle teoriler geliştirmiş ve vahiyle bildirilen evrensel ilkeleri de bu süreçte bir rehber olarak kabul etmişlerdir."
Bu araştırmacının tespitine göre, İslam'da doğru bilgiye ulaşmada aşağıdakilerden hangisinin önemi vurgulanmaktadır?
B) Selim akıl, salim duyular ve sadık haberin bir bütünlük içinde ve birbirini destekleyecek şekilde kullanılması gerektiği
C) Sadece duyusal verilerin kesin bilgi ifade ettiği, aklın ise yanıltıcı olduğu
D) Vahyin bilimsel araştırmaların önünü kapattığı ve insanı sadece nakle yönlendirdiği
E) Akıl yürütmenin, vahyin bildirdiği gerçekleri geçersiz kılmak için kullanıldığı
İslam ahlak felsefesinde "adalet", diğer üç temel erdem olan hikmet, iffet ve şecaatin tam bir uyum ve denge içinde bulunmasının doğal bir sonucudur. Adalet, her şeyi yerli yerine koymak ve hak sahibine hakkını vermektir.
Buna göre, aşağıda verilen durumlardan hangisi adalet erdeminin doğrudan ihlal edildiğine ve diğer erdemlerin de dengesini yitirdiğine örnek gösterilebilir?
B) Bir askerin, vatan savunmasında canını hiçe sayarak cesurca savaşması
C) Bir bilim insanının, gecesini gündüzüne katarak insanlığa faydalı bir buluş yapması
D) Bir gencin, zararlı alışkanlıklardan uzak durarak iradesine sahip çıkması
E) Bir tüccarın, müşterilerine güler yüzlü davranarak dürüst ticaret yapması
İslam bilgi teorisinde bilginin kesinlik dereceleri vardır. Şüphe (şek), iki durum arasında kararsız kalmaktır. Zan, bir tarafın daha ağır basmasıyla oluşan ama kesin olmayan bilgidir. Yakîn ise şüphe barındırmayan, gerçeğe tam olarak uygun olan kesin bilgidir. Kur'an-ı Kerim'de "Şüphesiz zan, haktan (kesin bilgiden) hiçbir şey ifade etmez." (Yûnus suresi, 36. ayet) buyurulmaktadır.
Bu bilgilere göre, inanç ve ahlak esaslarının oluşturulmasında İslam'ın bilgiye yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Doğru ahlaki tutumlar geliştirmek için şüphe ve zan içeren her türlü bilgi yeterli kabul edilir.
C) İnanç ve ahlakın temeli, şüphe barındırmayan ve kesinlik ifade eden yakînî bilgiye dayanmalıdır.
D) Akıl ve duyularla elde edilen her bilgi doğrudan yakîn derecesindedir.
E) İnsan zihni, yapısı gereği yakînî bilgiye ulaşmaktan tamamen yoksundur.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-din-kulturu-islam-da-bilgi-ve-guzel-ahlak/testler