💡 10. Sınıf Matematik: Başkaları Tarafından Oluşturulan İki Kategorik Değişkenli Verilerin İlişkilerine Dayalı İstatistiksel Sonuç Veya Yorumları Tartışma Çözümlü Örnekler
1
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
Bir okulda yapılan ankette, 10. sınıf öğrencilerinin en çok sevdiği dersler (Matematik, Türkçe, Fen Bilimleri) ve cinsiyetleri (Kız, Erkek) hakkında veriler toplanmıştır. Toplanan veriler aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
Kız öğrencilerden 40'ı Matematik, 30'u Türkçe, 20'si Fen Bilimleri dersini sevdiğini belirtmiştir.
Erkek öğrencilerden 30'u Matematik, 25'i Türkçe, 35'i Fen Bilimleri dersini sevdiğini belirtmiştir.
Bu verilere göre, hangi cinsiyetin hangi dersi daha çok sevdiğine dair bir yorum yapınız. 📊
Çözüm ve Açıklama
Bu tür verileri yorumlamak için öncelikle bir sıklık tablosu oluşturmak faydalıdır.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Cinsiyet ve Tercih Edilen Ders arasındaki ilişkiyi gösteren tabloyu oluşturalım:
Ders Tercihleri ve Cinsiyet Dağılımı
Matematik
Türkçe
Fen Bilimleri
Toplam
Kız
40
30
20
90
Erkek
30
25
35
90
Toplam
70
55
55
180
2. Adım: Yüzdesel Karşılaştırmalar Yapma
Her cinsiyet için ders tercihlerinin yüzdesini hesaplayarak daha net yorumlar yapabiliriz.
Kız öğrenciler için:
Matematik: \( \frac{40}{90} \approx 0.444 \), yani yaklaşık %44.4
Türkçe: \( \frac{30}{90} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Fen Bilimleri: \( \frac{20}{90} \approx 0.222 \), yani yaklaşık %22.2
Erkek öğrenciler için:
Matematik: \( \frac{30}{90} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Türkçe: \( \frac{25}{90} \approx 0.278 \), yani yaklaşık %27.8
Fen Bilimleri: \( \frac{35}{90} \approx 0.389 \), yani yaklaşık %38.9
3. Adım: Yorum Yapma
Elde ettiğimiz yüzdelere göre yorumlarımız:
👉 Kız öğrencilerin en çok sevdiği ders Matematik iken (%44.4), erkek öğrencilerin en çok sevdiği ders Fen Bilimleri'dir (%38.9).
👉 Erkek öğrenciler arasında Matematik ve Fen Bilimleri derslerinin sevilme oranları birbirine daha yakınken, kız öğrencilerde Matematik dersi diğer derslere göre daha belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır.
👉 Her iki cinsiyette de Türkçe dersi, diğer iki derse göre daha az tercih edilmiştir.
✅ Bu veriler, cinsiyet ile ders tercihi arasında bir ilişki olabileceğini göstermektedir.
2
Çözümlü Örnek
Orta Seviye
Bir sinema salonunda, izleyicilerin film türü tercihleri (Komedi, Aksiyon, Dram) ile yaş grupları (18-25 yaş, 26-40 yaş, 41 yaş ve üzeri) arasında bir ilişki olup olmadığını incelemek için bir anket yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir:
Film Türü Tercihleri ve Yaş Grupları
Yaş Grubu
Komedi
Aksiyon
Dram
Toplam
18-25 yaş
70
100
30
200
26-40 yaş
60
90
50
200
41 yaş ve üzeri
40
30
80
150
Toplam
170
220
160
550
Bu tabloya göre, hangi yaş grubunun hangi film türünü diğerlerine göre daha fazla tercih ettiğini ve genel eğilimleri yorumlayınız. 🎬
Çözüm ve Açıklama
Verilen tablo, yaş grupları ve film türü tercihleri arasındaki ilişkileri incelemek için harika bir başlangıç noktasıdır. Yorum yaparken yüzdesel oranlara bakmak daha doğru sonuçlar verecektir.
1. Adım: Yaş Gruplarına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her yaş grubunun kendi içindeki tercih oranlarını hesaplayalım:
18-25 yaş grubu (Toplam 200 kişi):
Komedi: \( \frac{70}{200} = 0.35 \), yani %35
Aksiyon: \( \frac{100}{200} = 0.50 \), yani %50
Dram: \( \frac{30}{200} = 0.15 \), yani %15
26-40 yaş grubu (Toplam 200 kişi):
Komedi: \( \frac{60}{200} = 0.30 \), yani %30
Aksiyon: \( \frac{90}{200} = 0.45 \), yani %45
Dram: \( \frac{50}{200} = 0.25 \), yani %25
41 yaş ve üzeri grubu (Toplam 150 kişi):
Komedi: \( \frac{40}{150} \approx 0.267 \), yani yaklaşık %26.7
Aksiyon: \( \frac{30}{150} = 0.20 \), yani %20
Dram: \( \frac{80}{150} \approx 0.533 \), yani yaklaşık %53.3
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 18-25 yaş grubu, Aksiyon filmlerine (%50) en yüksek ilgiyi göstermektedir. Bu grupta Komedi (%35) ikinci sırada, Dram (%15) ise en az tercih edilen türdür.
👉 26-40 yaş grubunda da Aksiyon filmleri (%45) birinci sırada yer almaktadır, ancak bu oran genç gruba göre biraz daha düşüktür. Komedi (%30) ve Dram (%25) tercihlerinde de genç gruba göre küçük farklılıklar vardır.
👉 41 yaş ve üzeri grubunda ise Dram filmleri (%53.3) açık ara en çok tercih edilen türdür. Bu grupta Aksiyon filmleri (%20) en az tercih edilen tür olmuştur.
📌 Genel olarak, yaş ilerledikçe Aksiyon filmlerine olan ilgi azalırken, Dram filmlerine olan ilgi belirgin bir şekilde artmaktadır. Komedi filmlerine olan ilgi ise yaş grupları arasında daha dengeli, ancak yaşça büyük gruplarda hafif bir düşüş eğilimi göstermektedir.
✅ Bu sonuçlar, film türü tercihleri ile yaş grupları arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.
3
Çözümlü Örnek
Yeni Nesil Soru
Bir şehirdeki belediye, toplu taşıma kullanım alışkanlıklarını iyileştirmek amacıyla bir anket düzenlemiştir. Ankette katılımcılara "Toplu taşıma kullanıyor musunuz?" (Evet/Hayır) ve "Çevre bilincine sahip misiniz?" (Evet/Hayır) soruları sorulmuştur. Elde edilen 500 kişilik örneklemden alınan veriler aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
Çevre bilincine sahip olduğunu belirten 300 kişiden 240'ı toplu taşıma kullandığını söylemiştir.
Çevre bilincine sahip olmadığını belirten 200 kişiden 80'i toplu taşıma kullandığını söylemiştir.
Belediye başkanı, bu verileri kullanarak "Çevre bilincine sahip olmak, toplu taşıma kullanımını artırır mı?" sorusuna bir cevap aramaktadır. Verileri analiz ederek belediye başkanına bir rapor sunar gibi yorumlayınız. 🚌🌳
Çözüm ve Açıklama
Belediye başkanının sorusuna cevap verebilmek için, öncelikle verilen bilgileri iki kategorik değişkenli bir çapraz tabloya dönüştürmemiz ve ardından yüzdesel karşılaştırmalar yapmamız gerekmektedir.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Çevre Bilinci ve Toplu Taşıma Kullanımı
Toplu Taşıma Kullanıyor
Toplu Taşıma Kullanmıyor
Toplam
Çevre Bilinci Var
240
300 - 240 = 60
300
Çevre Bilinci Yok
80
200 - 80 = 120
200
Toplam
240 + 80 = 320
60 + 120 = 180
500
2. Adım: Yüzdesel Karşılaştırmalar Yapma
Her bir çevre bilinci grubunun kendi içindeki toplu taşıma kullanım oranlarını inceleyelim:
Çevre bilinci olanlar (Toplam 300 kişi):
Toplu Taşıma Kullanıyor: \( \frac{240}{300} = 0.80 \), yani %80
Toplu Taşıma Kullanmıyor: \( \frac{60}{300} = 0.20 \), yani %20
Çevre bilinci olmayanlar (Toplam 200 kişi):
Toplu Taşıma Kullanıyor: \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Toplu Taşıma Kullanmıyor: \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
3. Adım: Belediye Başkanına Rapor Sunma ve Yorumlama
Belediye Başkanına Rapor:
Sayın Başkan,
Yapılan anket sonuçları, "Çevre bilincine sahip olmak, toplu taşıma kullanımını artırır mı?" sorunuza olumlu bir yanıt vermektedir. Elde edilen verilere göre:
✅ Çevre bilincine sahip olduğunu belirten vatandaşlarımızın %80'i toplu taşıma kullanmaktadır. Bu, oldukça yüksek bir orandır ve çevreye duyarlı bireylerin toplu taşıma tercih etme eğiliminde olduğunu açıkça göstermektedir.
🚫 Çevre bilincine sahip olmadığını belirten vatandaşlarımızın ise sadece %40'ı toplu taşıma kullanmaktadır. Bu oran, çevre bilinci olan gruba göre belirgin şekilde düşüktür.
💡 Bu iki grup arasındaki %40'lık fark, çevre bilincinin toplu taşıma kullanımını önemli ölçüde etkilediğini ve artırdığını ortaya koymaktadır.
Sonuç ve Öneri: Bu verilere dayanarak, çevre bilincine sahip vatandaşların toplu taşıma kullanımına daha yatkın olduğu sonucuna varabiliriz. Bu nedenle, toplu taşıma kullanımını teşvik etmek amacıyla yapılacak kampanyalarda çevre bilinci ve sürdürülebilirlik temalarının ön plana çıkarılması, genel kullanım oranlarını artırma potansiyeline sahiptir.
4
Çözümlü Örnek
Günlük Hayattan Örnek
Bir süpermarket zinciri, müşterilerinin alışveriş alışkanlıklarını anlamak için bir anket yapmıştır. Anket, müşterilerin "Organik ürün satın alıyor musunuz?" (Evet/Hayır) ve "Haftada kaç kez alışveriş yapıyorsunuz?" (1-2 kez, 3+ kez) sorularını içermektedir. Toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Organik Ürün Tercihi ve Alışveriş Sıklığı
Alışveriş Sıklığı
Organik Ürün Satın Alıyor
Organik Ürün Satın Almıyor
Toplam
1-2 kez
60
140
200
3+ kez
90
110
200
Toplam
150
250
400
Bu verilere dayanarak, alışveriş sıklığı ile organik ürün satın alma davranışı arasında bir ilişki olup olmadığını yorumlayınız. 🛒🍎
Çözüm ve Açıklama
Verilen tablo, alışveriş sıklığı ve organik ürün satın alma davranışı arasındaki ilişkiyi analiz etmek için kullanılabilir. Her bir alışveriş sıklığı grubunun organik ürün satın alma oranlarına bakarak yorum yapabiliriz.
1. Adım: Alışveriş Sıklığına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her alışveriş sıklığı grubunun kendi içindeki organik ürün satın alma oranlarını hesaplayalım:
Haftada 1-2 kez alışveriş yapanlar (Toplam 200 kişi):
Organik Ürün Satın Alıyor: \( \frac{60}{200} = 0.30 \), yani %30
Organik Ürün Satın Almıyor: \( \frac{140}{200} = 0.70 \), yani %70
Haftada 3+ kez alışveriş yapanlar (Toplam 200 kişi):
Organik Ürün Satın Alıyor: \( \frac{90}{200} = 0.45 \), yani %45
Organik Ürün Satın Almıyor: \( \frac{110}{200} = 0.55 \), yani %55
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Haftada 1-2 kez alışveriş yapan müşterilerin %30'u organik ürün satın alırken, %70'i organik ürün satın almamaktadır.
👉 Haftada 3 veya daha fazla kez alışveriş yapan müşterilerin %45'i organik ürün satın alırken, %55'i organik ürün satın almamaktadır.
💡 Bu verilere göre, daha sık alışveriş yapan müşterilerin (haftada 3+ kez) organik ürün satın alma eğiliminin, daha az alışveriş yapan müşterilere (haftada 1-2 kez) göre daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir (%45'e karşı %30).
📌 Bu durum, süpermarket zincirinin, sık alışveriş yapan müşterilere yönelik organik ürün kampanyaları veya sadakat programları düzenleyerek satışlarını artırabileceği anlamına gelebilir.
✅ Alışveriş sıklığı ile organik ürün satın alma davranışı arasında olumlu bir ilişki olduğu söylenebilir.
5
Çözümlü Örnek
Orta Seviye
Bir üniversite, mezunlarının iş bulma süreleri ile mezun oldukları bölüm türleri (Sayısal, Eşit Ağırlık, Sözel) arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. 500 mezundan toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Mezun Olunan Bölüm ve İş Bulma Süresi
Bölüm Türü
6 Ayda İş Buldu
6 Aydan Sonra İş Buldu
Toplam
Sayısal
120
80
200
Eşit Ağırlık
75
75
150
Sözel
50
100
150
Toplam
245
255
500
Bu tabloya göre, mezun olunan bölüm türünün iş bulma süresi üzerindeki etkisine dair bir yorum yapınız. 🎓💼
Çözüm ve Açıklama
Mezun olunan bölüm türü ile iş bulma süresi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her bölüm türü için iş bulma sürelerinin yüzdesel dağılımını inceleyelim.
1. Adım: Bölüm Türlerine Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her bölüm türünün kendi içindeki iş bulma oranlarını hesaplayalım:
Sayısal bölüm mezunları (Toplam 200 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Eşit Ağırlık bölüm mezunları (Toplam 150 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{75}{150} = 0.50 \), yani %50
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{75}{150} = 0.50 \), yani %50
Sözel bölüm mezunları (Toplam 150 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{50}{150} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{100}{150} \approx 0.667 \), yani yaklaşık %66.7
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Sayısal bölüm mezunları arasında, mezuniyetten sonraki 6 ay içinde iş bulanların oranı (%60), diğer bölüm mezunlarına göre en yüksektir. Bu, sayısal bölümlerin istihdam piyasasında daha hızlı iş bulma avantajına sahip olabileceğini göstermektedir.
👉 Eşit Ağırlık bölüm mezunları için, 6 ay içinde iş bulanlar ile 6 aydan sonra iş bulanların oranları eşit olup (%50-%50), bu durum ortalama bir iş bulma süresine işaret etmektedir.
👉 Sözel bölüm mezunları arasında ise, 6 ay içinde iş bulanların oranı (%33.3) en düşük seviyededir. Çoğunluk (%66.7) 6 aydan daha uzun sürede iş bulmuştur.
📌 Bu veriler, mezun olunan bölüm türü ile iş bulma süresi arasında belirgin bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sayısal bölümlerden mezun olanların daha hızlı iş bulma eğiliminde olduğu, sözel bölümlerden mezun olanların ise daha uzun süre iş arayabileceği sonucuna varılabilir.
✅ Üniversite, bu bilgiyi kariyer danışmanlığı ve bölüm tanıtımlarında kullanabilir.
6
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
Bir spor merkezinde, üyelerin antrenman sıklıkları (Haftada 1-2 kez, Haftada 3+ kez) ile genel sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri (İyi, Orta, Kötü) arasındaki ilişki incelenmiştir. 250 üye ile yapılan anket sonuçları aşağıdaki gibidir:
Antrenman Sıklığı ve Sağlık Durumu Değerlendirmesi
Antrenman Sıklığı
Sağlık Durumu: İyi
Sağlık Durumu: Orta
Sağlık Durumu: Kötü
Toplam
Haftada 1-2 kez
40
60
30
130
Haftada 3+ kez
70
40
10
120
Toplam
110
100
40
250
Bu tabloya göre, antrenman sıklığı ile sağlık durumu değerlendirmesi arasında nasıl bir ilişki olduğunu yorumlayınız. 💪🩺
Çözüm ve Açıklama
Antrenman sıklığı ile sağlık durumu değerlendirmesi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her antrenman sıklığı grubunun kendi içindeki sağlık durumu oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Antrenman Sıklığına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Haftada 1-2 kez antrenman yapanlar (Toplam 130 kişi):
Sağlık Durumu İyi: \( \frac{40}{130} \approx 0.308 \), yani yaklaşık %30.8
Sağlık Durumu Orta: \( \frac{60}{130} \approx 0.462 \), yani yaklaşık %46.2
Sağlık Durumu Kötü: \( \frac{30}{130} \approx 0.231 \), yani yaklaşık %23.1
Haftada 3+ kez antrenman yapanlar (Toplam 120 kişi):
Sağlık Durumu İyi: \( \frac{70}{120} \approx 0.583 \), yani yaklaşık %58.3
Sağlık Durumu Orta: \( \frac{40}{120} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Sağlık Durumu Kötü: \( \frac{10}{120} \approx 0.083 \), yani yaklaşık %8.3
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Haftada 1-2 kez antrenman yapan üyelerin en büyük kısmı (%46.2) sağlık durumlarını "Orta" olarak değerlendirirken, "İyi" diyenlerin oranı %30.8, "Kötü" diyenlerin oranı ise %23.1'dir.
👉 Haftada 3 veya daha fazla kez antrenman yapan üyelerin ise büyük çoğunluğu (%58.3) sağlık durumlarını "İyi" olarak değerlendirmiştir. Bu grupta "Kötü" diyenlerin oranı sadece %8.3'tür.
💡 Bu veriler, antrenman sıklığı arttıkça, bireylerin kendi sağlık durumlarını "İyi" olarak değerlendirme eğilimlerinin de önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Daha az antrenman yapanlarda "Orta" veya "Kötü" değerlendirme oranları daha yüksektir.
✅ Antrenman sıklığı ile bireylerin kendi sağlık durumu algısı arasında pozitif bir ilişki olduğu sonucuna varılabilir.
7
Çözümlü Örnek
Yeni Nesil Soru
Bir teknoloji firması, yeni çıkardığı bir akıllı telefon modelinin pazarlama stratejisini belirlemek için bir pazar araştırması yapmıştır. Araştırmada katılımcılara "Akıllı telefonunuzu ağırlıklı olarak ne amaçla kullanıyorsunuz?" (İletişim, Sosyal Medya, Oyun/Eğlence) ve "Yeni modelin yüksek fiyatı sizi satın almaktan caydırır mı?" (Evet, Hayır) soruları sorulmuştur. 450 katılımcıdan elde edilen veriler aşağıdaki gibidir:
Telefonu ağırlıklı olarak iletişim için kullanan 150 kişiden 120'si yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Telefonu ağırlıklı olarak sosyal medya için kullanan 200 kişiden 80'i yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Telefonu ağırlıklı olarak oyun/eğlence için kullanan 100 kişiden 20'si yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Firma, bu verilere dayanarak hangi kullanıcı grubuna odaklanması gerektiğine karar vermek istemektedir. Verileri analiz ederek firmaya bir tavsiye raporu hazırlayınız. 📱💰
Çözüm ve Açıklama
Teknoloji firmasına en doğru tavsiyeyi sunabilmek için, öncelikle verileri düzenli bir çapraz tabloya aktaralım ve ardından yüzdesel analizler yapalım.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Telefon Kullanım Amacı ve Yüksek Fiyatın Caydırıcılığı
Kullanım Amacı
Fiyat Caydırıcı (Evet)
Fiyat Caydırıcı (Hayır)
Toplam
İletişim
120
150 - 120 = 30
150
Sosyal Medya
80
200 - 80 = 120
200
Oyun/Eğlence
20
100 - 20 = 80
100
Toplam
120+80+20 = 220
30+120+80 = 230
450
2. Adım: Kullanım Amacına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her kullanım amacı grubunun kendi içindeki "yüksek fiyat caydırıcı mı" oranlarını hesaplayalım:
İletişim için kullananlar (Toplam 150 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{120}{150} = 0.80 \), yani %80
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{30}{150} = 0.20 \), yani %20
Sosyal Medya için kullananlar (Toplam 200 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
Oyun/Eğlence için kullananlar (Toplam 100 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
3. Adım: Firmaya Tavsiye Raporu Hazırlama
Teknoloji Firmasına Pazarlama Raporu:
Değerli Firma Yetkilileri,
Yeni akıllı telefon modelinizin pazarlama stratejisi için yapılan pazar araştırması sonuçları ışığında aşağıdaki değerlendirmeleri ve tavsiyeleri sunmaktayız:
🚫 Telefonu ağırlıklı olarak iletişim amacıyla kullanan tüketicilerin %80'i, yüksek fiyatın satın alma kararlarında caydırıcı olacağını belirtmiştir. Bu grup, fiyat konusunda oldukça hassas görünmektedir.
👉 Sosyal medya kullanıcılarının %40'ı fiyatın caydırıcı olacağını söylerken, %60'ı caydırıcı bulmamaktadır. Bu grup, iletişim kullanıcılarına göre fiyata daha az duyarlıdır.
✅ Telefonu ağırlıklı olarak oyun ve eğlence amacıyla kullanan tüketicilerin sadece %20'si yüksek fiyatı caydırıcı bulurken, %80'i fiyatın sorun teşkil etmeyeceğini belirtmiştir. Bu, piyasadaki en az fiyat hassasiyetine sahip gruptur.
Sonuç ve Pazarlama Tavsiyesi:
Elde edilen verilere göre, yeni akıllı telefonunuzun yüksek fiyatına rağmen satın alma eğilimi en yüksek olan grup, cihazı ağırlıklı olarak oyun ve eğlence için kullanan tüketicilerdir. Bu grubu takiben sosyal medya kullanıcıları gelmektedir.
Bu nedenle, pazarlama stratejinizin ana odağı 🎮 oyun ve eğlence meraklısı tüketiciler olmalıdır. Reklam ve tanıtım faaliyetlerinde telefonun yüksek performanslı işlemcisi, geniş ekranı, uzun pil ömrü gibi oyun ve multimedya deneyimini zenginleştiren özellikleri vurgulanmalıdır. Bu grup, yüksek fiyatı, sunulan gelişmiş özellikler ve deneyim için ödemeye daha istekli görünmektedir.
8
Çözümlü Örnek
Günlük Hayattan Örnek
Bir yerel kafe zinciri, yeni menüsüne ekleyeceği kahve türlerini belirlemek için müşterilerine bir anket yapmıştır. Ankette "Hangi kahve türünü tercih edersiniz?" (Latte, Americano, Filtre Kahve) ve "Kahvenizi genellikle sütlü mü, sütsüz mü içersiniz?" (Sütlü, Sütsüz) soruları sorulmuştur. 300 müşteriden toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Kahve Tercihi ve Süt Kullanımı
Kahve Türü
Sütlü İçer
Sütsüz İçer
Toplam
Latte
80
20
100
Americano
30
70
100
Filtre Kahve
40
60
100
Toplam
150
150
300
Bu verilere göre, hangi kahve türünü tercih edenlerin sütlü/sütsüz içme alışkanlıklarının nasıl farklılaştığını yorumlayınız. ☕🥛
Çözüm ve Açıklama
Verilen tablo, farklı kahve türlerini tercih eden müşterilerin sütlü veya sütsüz kahve içme alışkanlıklarını karşılaştırmak için kullanılabilir. Her kahve türü için süt kullanımı oranlarını hesaplayarak yorum yapabiliriz.
1. Adım: Kahve Türüne Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her kahve türünü tercih eden grubun kendi içindeki sütlü/sütsüz içme oranlarını hesaplayalım:
Latte tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
Sütsüz İçer: \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
Americano tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{30}{100} = 0.30 \), yani %30
Sütsüz İçer: \( \frac{70}{100} = 0.70 \), yani %70
Filtre Kahve tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{40}{100} = 0.40 \), yani %40
Sütsüz İçer: \( \frac{60}{100} = 0.60 \), yani %60
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Latte tercih eden müşterilerin çok büyük bir çoğunluğu (%80) kahvelerini sütlü içmeyi tercih etmektedir. Bu, Latte'nin doğası gereği zaten sütlü bir kahve olmasından beklenen bir sonuçtur.
👉 Americano tercih eden müşterilerin ise büyük çoğunluğu (%70) kahvelerini sütsüz içmeyi tercih etmektedir. Sadece %30'u sütlü Americano içmektedir.
👉 Filtre Kahve tercih eden müşterilerde de sütsüz içme oranı (%60) sütlü içme oranından (%40) daha yüksektir, ancak Americano'ya göre sütlü içenlerin oranı biraz daha fazladır.
📌 Bu veriler, tercih edilen kahve türü ile kahveyi sütlü veya sütsüz içme alışkanlığı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kafe, menü planlamasında veya promosyonlarında bu bilgiyi kullanabilir; örneğin, Latte için süt alternatifleri sunarken, Americano veya Filtre Kahve için farklı şurup veya aroma seçeneklerine odaklanabilir.
✅ Müşterilerin kahve türü tercihlerine göre süt kullanım alışkanlıkları belirgin şekilde farklılaşmaktadır.
9
Çözümlü Örnek
Orta Seviye
Bir e-ticaret sitesi, müşterilerinin satın alma kararını etkileyen faktörleri anlamak için bir anket yapmıştır. Ankette müşterilere "Satın alma kararınızda kargo ücreti önemli bir faktör müdür?" (Evet, Hayır) ve "Sitenin mobil uygulamasını kullanıyor musunuz?" (Evet, Hayır) soruları sorulmuştur. 400 müşteriden elde edilen veriler aşağıdaki gibidir:
Mobil Uygulama Kullanımı ve Kargo Ücretinin Önemi
Mobil Uygulama Kullanımı
Kargo Ücreti Önemli (Evet)
Kargo Ücreti Önemli (Hayır)
Toplam
Kullanıyor
100
150
250
Kullanmıyor
80
70
150
Toplam
180
220
400
Bu verilere göre, mobil uygulama kullanan ve kullanmayan müşterilerin kargo ücretine bakış açılarında farklılık olup olmadığını yorumlayınız. 📱📦
Çözüm ve Açıklama
Mobil uygulama kullanımı ile kargo ücretinin satın alma kararındaki önemi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her mobil uygulama kullanım grubunun kendi içindeki kargo ücreti hassasiyeti oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Mobil Uygulama Kullanımına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Mobil uygulama kullananlar (Toplam 250 kişi):
Kargo Ücreti Önemli (Evet): \( \frac{100}{250} = 0.40 \), yani %40
Kargo Ücreti Önemli (Hayır): \( \frac{150}{250} = 0.60 \), yani %60
Mobil uygulama kullanmayanlar (Toplam 150 kişi):
Kargo Ücreti Önemli (Evet): \( \frac{80}{150} \approx 0.533 \), yani yaklaşık %53.3
Kargo Ücreti Önemli (Hayır): \( \frac{70}{150} \approx 0.467 \), yani yaklaşık %46.7
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Mobil uygulama kullanan müşterilerin %40'ı kargo ücretini önemli bir faktör olarak görürken, %60'ı önemli bulmamaktadır. Bu grup, kargo ücretine karşı daha az hassastır.
👉 Mobil uygulama kullanmayan müşterilerin ise %53.3'ü kargo ücretini önemli bir faktör olarak görürken, %46.7'si önemli bulmamaktadır. Bu grup, kargo ücretine daha duyarlıdır.
💡 Bu verilere göre, mobil uygulama kullanan müşterilerin kargo ücreti konusunda daha az hassas olduğu gözlemlenmektedir. Mobil uygulama kullanmayan müşterilerde ise kargo ücretinin satın alma kararındaki önemi daha fazladır.
📌 E-ticaret sitesi, mobil uygulama kullanıcılarına özel kargo avantajları yerine, belki de uygulama içi özel indirimler veya hızlı teslimat seçenekleri sunarak bu grubun sadakatini artırabilir. Mobil uygulama kullanmayan müşteriler için ise kargo ücreti kampanyaları daha etkili olabilir.
✅ Mobil uygulama kullanımı ile kargo ücretinin önemi arasında bir ilişki olduğu söylenebilir.
10
Çözümlü Örnek
Kolay Seviye
Bir haber kanalı, izleyicilerinin haber kaynağı tercihleri (Televizyon, İnternet Haber Siteleri) ile yaş grupları (Genç, Orta Yaşlı, Yaşlı) arasındaki ilişkiyi incelemiştir. 300 izleyiciyle yapılan anket sonuçları aşağıdaki gibidir:
Haber Kaynağı Tercihi ve Yaş Grubu
Yaş Grubu
Televizyon
İnternet Haber Siteleri
Toplam
Genç
30
70
100
Orta Yaşlı
60
40
100
Yaşlı
80
20
100
Toplam
170
130
300
Bu verilere göre, farklı yaş gruplarının haber kaynağı tercihlerinde bir farklılık olup olmadığını yorumlayınız. 📺💻
Çözüm ve Açıklama
Yaş grupları ile haber kaynağı tercihleri arasındaki ilişkiyi anlamak için, her yaş grubunun kendi içindeki haber kaynağı tercihi oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Yaş Gruplarına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Genç yaş grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{30}{100} = 0.30 \), yani %30
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{70}{100} = 0.70 \), yani %70
Orta yaşlı grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{60}{100} = 0.60 \), yani %60
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{40}{100} = 0.40 \), yani %40
Yaşlı grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Genç yaş grubunun büyük çoğunluğu (%70) haberleri internet haber sitelerinden takip ederken, sadece %30'u televizyonu tercih etmektedir.
👉 Orta yaşlı grubunda ise durum tersine dönmektedir; %60'ı televizyonu, %40'ı ise internet haber sitelerini tercih etmektedir.
👉 Yaşlı grubunda televizyon tercihi açık ara öndedir (%80), internet haber sitelerini tercih edenlerin oranı ise oldukça düşüktür (%20).
💡 Bu veriler, haber kaynağı tercihlerinin yaş gruplarına göre önemli ölçüde farklılaştığını açıkça göstermektedir. Gençler dijital platformlara yönelirken, yaş ilerledikçe geleneksel medya olan televizyonun önemi artmaktadır.
✅ Yaş grubu ile haber kaynağı tercihi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Haber kanalları, hedef kitlelerine göre farklı platformlarda stratejiler geliştirmelidir.
10. Sınıf Matematik: Başkaları Tarafından Oluşturulan İki Kategorik Değişkenli Verilerin İlişkilerine Dayalı İstatistiksel Sonuç Veya Yorumları Tartışma Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Bir okulda yapılan ankette, 10. sınıf öğrencilerinin en çok sevdiği dersler (Matematik, Türkçe, Fen Bilimleri) ve cinsiyetleri (Kız, Erkek) hakkında veriler toplanmıştır. Toplanan veriler aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
Kız öğrencilerden 40'ı Matematik, 30'u Türkçe, 20'si Fen Bilimleri dersini sevdiğini belirtmiştir.
Erkek öğrencilerden 30'u Matematik, 25'i Türkçe, 35'i Fen Bilimleri dersini sevdiğini belirtmiştir.
Bu verilere göre, hangi cinsiyetin hangi dersi daha çok sevdiğine dair bir yorum yapınız. 📊
Çözüm:
Bu tür verileri yorumlamak için öncelikle bir sıklık tablosu oluşturmak faydalıdır.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Cinsiyet ve Tercih Edilen Ders arasındaki ilişkiyi gösteren tabloyu oluşturalım:
Ders Tercihleri ve Cinsiyet Dağılımı
Matematik
Türkçe
Fen Bilimleri
Toplam
Kız
40
30
20
90
Erkek
30
25
35
90
Toplam
70
55
55
180
2. Adım: Yüzdesel Karşılaştırmalar Yapma
Her cinsiyet için ders tercihlerinin yüzdesini hesaplayarak daha net yorumlar yapabiliriz.
Kız öğrenciler için:
Matematik: \( \frac{40}{90} \approx 0.444 \), yani yaklaşık %44.4
Türkçe: \( \frac{30}{90} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Fen Bilimleri: \( \frac{20}{90} \approx 0.222 \), yani yaklaşık %22.2
Erkek öğrenciler için:
Matematik: \( \frac{30}{90} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Türkçe: \( \frac{25}{90} \approx 0.278 \), yani yaklaşık %27.8
Fen Bilimleri: \( \frac{35}{90} \approx 0.389 \), yani yaklaşık %38.9
3. Adım: Yorum Yapma
Elde ettiğimiz yüzdelere göre yorumlarımız:
👉 Kız öğrencilerin en çok sevdiği ders Matematik iken (%44.4), erkek öğrencilerin en çok sevdiği ders Fen Bilimleri'dir (%38.9).
👉 Erkek öğrenciler arasında Matematik ve Fen Bilimleri derslerinin sevilme oranları birbirine daha yakınken, kız öğrencilerde Matematik dersi diğer derslere göre daha belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır.
👉 Her iki cinsiyette de Türkçe dersi, diğer iki derse göre daha az tercih edilmiştir.
✅ Bu veriler, cinsiyet ile ders tercihi arasında bir ilişki olabileceğini göstermektedir.
Örnek 2:
Bir sinema salonunda, izleyicilerin film türü tercihleri (Komedi, Aksiyon, Dram) ile yaş grupları (18-25 yaş, 26-40 yaş, 41 yaş ve üzeri) arasında bir ilişki olup olmadığını incelemek için bir anket yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir:
Film Türü Tercihleri ve Yaş Grupları
Yaş Grubu
Komedi
Aksiyon
Dram
Toplam
18-25 yaş
70
100
30
200
26-40 yaş
60
90
50
200
41 yaş ve üzeri
40
30
80
150
Toplam
170
220
160
550
Bu tabloya göre, hangi yaş grubunun hangi film türünü diğerlerine göre daha fazla tercih ettiğini ve genel eğilimleri yorumlayınız. 🎬
Çözüm:
Verilen tablo, yaş grupları ve film türü tercihleri arasındaki ilişkileri incelemek için harika bir başlangıç noktasıdır. Yorum yaparken yüzdesel oranlara bakmak daha doğru sonuçlar verecektir.
1. Adım: Yaş Gruplarına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her yaş grubunun kendi içindeki tercih oranlarını hesaplayalım:
18-25 yaş grubu (Toplam 200 kişi):
Komedi: \( \frac{70}{200} = 0.35 \), yani %35
Aksiyon: \( \frac{100}{200} = 0.50 \), yani %50
Dram: \( \frac{30}{200} = 0.15 \), yani %15
26-40 yaş grubu (Toplam 200 kişi):
Komedi: \( \frac{60}{200} = 0.30 \), yani %30
Aksiyon: \( \frac{90}{200} = 0.45 \), yani %45
Dram: \( \frac{50}{200} = 0.25 \), yani %25
41 yaş ve üzeri grubu (Toplam 150 kişi):
Komedi: \( \frac{40}{150} \approx 0.267 \), yani yaklaşık %26.7
Aksiyon: \( \frac{30}{150} = 0.20 \), yani %20
Dram: \( \frac{80}{150} \approx 0.533 \), yani yaklaşık %53.3
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 18-25 yaş grubu, Aksiyon filmlerine (%50) en yüksek ilgiyi göstermektedir. Bu grupta Komedi (%35) ikinci sırada, Dram (%15) ise en az tercih edilen türdür.
👉 26-40 yaş grubunda da Aksiyon filmleri (%45) birinci sırada yer almaktadır, ancak bu oran genç gruba göre biraz daha düşüktür. Komedi (%30) ve Dram (%25) tercihlerinde de genç gruba göre küçük farklılıklar vardır.
👉 41 yaş ve üzeri grubunda ise Dram filmleri (%53.3) açık ara en çok tercih edilen türdür. Bu grupta Aksiyon filmleri (%20) en az tercih edilen tür olmuştur.
📌 Genel olarak, yaş ilerledikçe Aksiyon filmlerine olan ilgi azalırken, Dram filmlerine olan ilgi belirgin bir şekilde artmaktadır. Komedi filmlerine olan ilgi ise yaş grupları arasında daha dengeli, ancak yaşça büyük gruplarda hafif bir düşüş eğilimi göstermektedir.
✅ Bu sonuçlar, film türü tercihleri ile yaş grupları arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.
Örnek 3:
Bir şehirdeki belediye, toplu taşıma kullanım alışkanlıklarını iyileştirmek amacıyla bir anket düzenlemiştir. Ankette katılımcılara "Toplu taşıma kullanıyor musunuz?" (Evet/Hayır) ve "Çevre bilincine sahip misiniz?" (Evet/Hayır) soruları sorulmuştur. Elde edilen 500 kişilik örneklemden alınan veriler aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
Çevre bilincine sahip olduğunu belirten 300 kişiden 240'ı toplu taşıma kullandığını söylemiştir.
Çevre bilincine sahip olmadığını belirten 200 kişiden 80'i toplu taşıma kullandığını söylemiştir.
Belediye başkanı, bu verileri kullanarak "Çevre bilincine sahip olmak, toplu taşıma kullanımını artırır mı?" sorusuna bir cevap aramaktadır. Verileri analiz ederek belediye başkanına bir rapor sunar gibi yorumlayınız. 🚌🌳
Çözüm:
Belediye başkanının sorusuna cevap verebilmek için, öncelikle verilen bilgileri iki kategorik değişkenli bir çapraz tabloya dönüştürmemiz ve ardından yüzdesel karşılaştırmalar yapmamız gerekmektedir.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Çevre Bilinci ve Toplu Taşıma Kullanımı
Toplu Taşıma Kullanıyor
Toplu Taşıma Kullanmıyor
Toplam
Çevre Bilinci Var
240
300 - 240 = 60
300
Çevre Bilinci Yok
80
200 - 80 = 120
200
Toplam
240 + 80 = 320
60 + 120 = 180
500
2. Adım: Yüzdesel Karşılaştırmalar Yapma
Her bir çevre bilinci grubunun kendi içindeki toplu taşıma kullanım oranlarını inceleyelim:
Çevre bilinci olanlar (Toplam 300 kişi):
Toplu Taşıma Kullanıyor: \( \frac{240}{300} = 0.80 \), yani %80
Toplu Taşıma Kullanmıyor: \( \frac{60}{300} = 0.20 \), yani %20
Çevre bilinci olmayanlar (Toplam 200 kişi):
Toplu Taşıma Kullanıyor: \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Toplu Taşıma Kullanmıyor: \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
3. Adım: Belediye Başkanına Rapor Sunma ve Yorumlama
Belediye Başkanına Rapor:
Sayın Başkan,
Yapılan anket sonuçları, "Çevre bilincine sahip olmak, toplu taşıma kullanımını artırır mı?" sorunuza olumlu bir yanıt vermektedir. Elde edilen verilere göre:
✅ Çevre bilincine sahip olduğunu belirten vatandaşlarımızın %80'i toplu taşıma kullanmaktadır. Bu, oldukça yüksek bir orandır ve çevreye duyarlı bireylerin toplu taşıma tercih etme eğiliminde olduğunu açıkça göstermektedir.
🚫 Çevre bilincine sahip olmadığını belirten vatandaşlarımızın ise sadece %40'ı toplu taşıma kullanmaktadır. Bu oran, çevre bilinci olan gruba göre belirgin şekilde düşüktür.
💡 Bu iki grup arasındaki %40'lık fark, çevre bilincinin toplu taşıma kullanımını önemli ölçüde etkilediğini ve artırdığını ortaya koymaktadır.
Sonuç ve Öneri: Bu verilere dayanarak, çevre bilincine sahip vatandaşların toplu taşıma kullanımına daha yatkın olduğu sonucuna varabiliriz. Bu nedenle, toplu taşıma kullanımını teşvik etmek amacıyla yapılacak kampanyalarda çevre bilinci ve sürdürülebilirlik temalarının ön plana çıkarılması, genel kullanım oranlarını artırma potansiyeline sahiptir.
Örnek 4:
Bir süpermarket zinciri, müşterilerinin alışveriş alışkanlıklarını anlamak için bir anket yapmıştır. Anket, müşterilerin "Organik ürün satın alıyor musunuz?" (Evet/Hayır) ve "Haftada kaç kez alışveriş yapıyorsunuz?" (1-2 kez, 3+ kez) sorularını içermektedir. Toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Organik Ürün Tercihi ve Alışveriş Sıklığı
Alışveriş Sıklığı
Organik Ürün Satın Alıyor
Organik Ürün Satın Almıyor
Toplam
1-2 kez
60
140
200
3+ kez
90
110
200
Toplam
150
250
400
Bu verilere dayanarak, alışveriş sıklığı ile organik ürün satın alma davranışı arasında bir ilişki olup olmadığını yorumlayınız. 🛒🍎
Çözüm:
Verilen tablo, alışveriş sıklığı ve organik ürün satın alma davranışı arasındaki ilişkiyi analiz etmek için kullanılabilir. Her bir alışveriş sıklığı grubunun organik ürün satın alma oranlarına bakarak yorum yapabiliriz.
1. Adım: Alışveriş Sıklığına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her alışveriş sıklığı grubunun kendi içindeki organik ürün satın alma oranlarını hesaplayalım:
Haftada 1-2 kez alışveriş yapanlar (Toplam 200 kişi):
Organik Ürün Satın Alıyor: \( \frac{60}{200} = 0.30 \), yani %30
Organik Ürün Satın Almıyor: \( \frac{140}{200} = 0.70 \), yani %70
Haftada 3+ kez alışveriş yapanlar (Toplam 200 kişi):
Organik Ürün Satın Alıyor: \( \frac{90}{200} = 0.45 \), yani %45
Organik Ürün Satın Almıyor: \( \frac{110}{200} = 0.55 \), yani %55
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Haftada 1-2 kez alışveriş yapan müşterilerin %30'u organik ürün satın alırken, %70'i organik ürün satın almamaktadır.
👉 Haftada 3 veya daha fazla kez alışveriş yapan müşterilerin %45'i organik ürün satın alırken, %55'i organik ürün satın almamaktadır.
💡 Bu verilere göre, daha sık alışveriş yapan müşterilerin (haftada 3+ kez) organik ürün satın alma eğiliminin, daha az alışveriş yapan müşterilere (haftada 1-2 kez) göre daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir (%45'e karşı %30).
📌 Bu durum, süpermarket zincirinin, sık alışveriş yapan müşterilere yönelik organik ürün kampanyaları veya sadakat programları düzenleyerek satışlarını artırabileceği anlamına gelebilir.
✅ Alışveriş sıklığı ile organik ürün satın alma davranışı arasında olumlu bir ilişki olduğu söylenebilir.
Örnek 5:
Bir üniversite, mezunlarının iş bulma süreleri ile mezun oldukları bölüm türleri (Sayısal, Eşit Ağırlık, Sözel) arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. 500 mezundan toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Mezun Olunan Bölüm ve İş Bulma Süresi
Bölüm Türü
6 Ayda İş Buldu
6 Aydan Sonra İş Buldu
Toplam
Sayısal
120
80
200
Eşit Ağırlık
75
75
150
Sözel
50
100
150
Toplam
245
255
500
Bu tabloya göre, mezun olunan bölüm türünün iş bulma süresi üzerindeki etkisine dair bir yorum yapınız. 🎓💼
Çözüm:
Mezun olunan bölüm türü ile iş bulma süresi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her bölüm türü için iş bulma sürelerinin yüzdesel dağılımını inceleyelim.
1. Adım: Bölüm Türlerine Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her bölüm türünün kendi içindeki iş bulma oranlarını hesaplayalım:
Sayısal bölüm mezunları (Toplam 200 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Eşit Ağırlık bölüm mezunları (Toplam 150 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{75}{150} = 0.50 \), yani %50
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{75}{150} = 0.50 \), yani %50
Sözel bölüm mezunları (Toplam 150 kişi):
6 ayda iş buldu: \( \frac{50}{150} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
6 aydan sonra iş buldu: \( \frac{100}{150} \approx 0.667 \), yani yaklaşık %66.7
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Sayısal bölüm mezunları arasında, mezuniyetten sonraki 6 ay içinde iş bulanların oranı (%60), diğer bölüm mezunlarına göre en yüksektir. Bu, sayısal bölümlerin istihdam piyasasında daha hızlı iş bulma avantajına sahip olabileceğini göstermektedir.
👉 Eşit Ağırlık bölüm mezunları için, 6 ay içinde iş bulanlar ile 6 aydan sonra iş bulanların oranları eşit olup (%50-%50), bu durum ortalama bir iş bulma süresine işaret etmektedir.
👉 Sözel bölüm mezunları arasında ise, 6 ay içinde iş bulanların oranı (%33.3) en düşük seviyededir. Çoğunluk (%66.7) 6 aydan daha uzun sürede iş bulmuştur.
📌 Bu veriler, mezun olunan bölüm türü ile iş bulma süresi arasında belirgin bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sayısal bölümlerden mezun olanların daha hızlı iş bulma eğiliminde olduğu, sözel bölümlerden mezun olanların ise daha uzun süre iş arayabileceği sonucuna varılabilir.
✅ Üniversite, bu bilgiyi kariyer danışmanlığı ve bölüm tanıtımlarında kullanabilir.
Örnek 6:
Bir spor merkezinde, üyelerin antrenman sıklıkları (Haftada 1-2 kez, Haftada 3+ kez) ile genel sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri (İyi, Orta, Kötü) arasındaki ilişki incelenmiştir. 250 üye ile yapılan anket sonuçları aşağıdaki gibidir:
Antrenman Sıklığı ve Sağlık Durumu Değerlendirmesi
Antrenman Sıklığı
Sağlık Durumu: İyi
Sağlık Durumu: Orta
Sağlık Durumu: Kötü
Toplam
Haftada 1-2 kez
40
60
30
130
Haftada 3+ kez
70
40
10
120
Toplam
110
100
40
250
Bu tabloya göre, antrenman sıklığı ile sağlık durumu değerlendirmesi arasında nasıl bir ilişki olduğunu yorumlayınız. 💪🩺
Çözüm:
Antrenman sıklığı ile sağlık durumu değerlendirmesi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her antrenman sıklığı grubunun kendi içindeki sağlık durumu oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Antrenman Sıklığına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Haftada 1-2 kez antrenman yapanlar (Toplam 130 kişi):
Sağlık Durumu İyi: \( \frac{40}{130} \approx 0.308 \), yani yaklaşık %30.8
Sağlık Durumu Orta: \( \frac{60}{130} \approx 0.462 \), yani yaklaşık %46.2
Sağlık Durumu Kötü: \( \frac{30}{130} \approx 0.231 \), yani yaklaşık %23.1
Haftada 3+ kez antrenman yapanlar (Toplam 120 kişi):
Sağlık Durumu İyi: \( \frac{70}{120} \approx 0.583 \), yani yaklaşık %58.3
Sağlık Durumu Orta: \( \frac{40}{120} \approx 0.333 \), yani yaklaşık %33.3
Sağlık Durumu Kötü: \( \frac{10}{120} \approx 0.083 \), yani yaklaşık %8.3
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Haftada 1-2 kez antrenman yapan üyelerin en büyük kısmı (%46.2) sağlık durumlarını "Orta" olarak değerlendirirken, "İyi" diyenlerin oranı %30.8, "Kötü" diyenlerin oranı ise %23.1'dir.
👉 Haftada 3 veya daha fazla kez antrenman yapan üyelerin ise büyük çoğunluğu (%58.3) sağlık durumlarını "İyi" olarak değerlendirmiştir. Bu grupta "Kötü" diyenlerin oranı sadece %8.3'tür.
💡 Bu veriler, antrenman sıklığı arttıkça, bireylerin kendi sağlık durumlarını "İyi" olarak değerlendirme eğilimlerinin de önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Daha az antrenman yapanlarda "Orta" veya "Kötü" değerlendirme oranları daha yüksektir.
✅ Antrenman sıklığı ile bireylerin kendi sağlık durumu algısı arasında pozitif bir ilişki olduğu sonucuna varılabilir.
Örnek 7:
Bir teknoloji firması, yeni çıkardığı bir akıllı telefon modelinin pazarlama stratejisini belirlemek için bir pazar araştırması yapmıştır. Araştırmada katılımcılara "Akıllı telefonunuzu ağırlıklı olarak ne amaçla kullanıyorsunuz?" (İletişim, Sosyal Medya, Oyun/Eğlence) ve "Yeni modelin yüksek fiyatı sizi satın almaktan caydırır mı?" (Evet, Hayır) soruları sorulmuştur. 450 katılımcıdan elde edilen veriler aşağıdaki gibidir:
Telefonu ağırlıklı olarak iletişim için kullanan 150 kişiden 120'si yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Telefonu ağırlıklı olarak sosyal medya için kullanan 200 kişiden 80'i yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Telefonu ağırlıklı olarak oyun/eğlence için kullanan 100 kişiden 20'si yüksek fiyatın caydırıcı olacağını belirtmiştir.
Firma, bu verilere dayanarak hangi kullanıcı grubuna odaklanması gerektiğine karar vermek istemektedir. Verileri analiz ederek firmaya bir tavsiye raporu hazırlayınız. 📱💰
Çözüm:
Teknoloji firmasına en doğru tavsiyeyi sunabilmek için, öncelikle verileri düzenli bir çapraz tabloya aktaralım ve ardından yüzdesel analizler yapalım.
1. Adım: Verileri Tablolaştırma
Telefon Kullanım Amacı ve Yüksek Fiyatın Caydırıcılığı
Kullanım Amacı
Fiyat Caydırıcı (Evet)
Fiyat Caydırıcı (Hayır)
Toplam
İletişim
120
150 - 120 = 30
150
Sosyal Medya
80
200 - 80 = 120
200
Oyun/Eğlence
20
100 - 20 = 80
100
Toplam
120+80+20 = 220
30+120+80 = 230
450
2. Adım: Kullanım Amacına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her kullanım amacı grubunun kendi içindeki "yüksek fiyat caydırıcı mı" oranlarını hesaplayalım:
İletişim için kullananlar (Toplam 150 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{120}{150} = 0.80 \), yani %80
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{30}{150} = 0.20 \), yani %20
Sosyal Medya için kullananlar (Toplam 200 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{80}{200} = 0.40 \), yani %40
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{120}{200} = 0.60 \), yani %60
Oyun/Eğlence için kullananlar (Toplam 100 kişi):
Fiyat Caydırıcı (Evet): \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
Fiyat Caydırıcı (Hayır): \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
3. Adım: Firmaya Tavsiye Raporu Hazırlama
Teknoloji Firmasına Pazarlama Raporu:
Değerli Firma Yetkilileri,
Yeni akıllı telefon modelinizin pazarlama stratejisi için yapılan pazar araştırması sonuçları ışığında aşağıdaki değerlendirmeleri ve tavsiyeleri sunmaktayız:
🚫 Telefonu ağırlıklı olarak iletişim amacıyla kullanan tüketicilerin %80'i, yüksek fiyatın satın alma kararlarında caydırıcı olacağını belirtmiştir. Bu grup, fiyat konusunda oldukça hassas görünmektedir.
👉 Sosyal medya kullanıcılarının %40'ı fiyatın caydırıcı olacağını söylerken, %60'ı caydırıcı bulmamaktadır. Bu grup, iletişim kullanıcılarına göre fiyata daha az duyarlıdır.
✅ Telefonu ağırlıklı olarak oyun ve eğlence amacıyla kullanan tüketicilerin sadece %20'si yüksek fiyatı caydırıcı bulurken, %80'i fiyatın sorun teşkil etmeyeceğini belirtmiştir. Bu, piyasadaki en az fiyat hassasiyetine sahip gruptur.
Sonuç ve Pazarlama Tavsiyesi:
Elde edilen verilere göre, yeni akıllı telefonunuzun yüksek fiyatına rağmen satın alma eğilimi en yüksek olan grup, cihazı ağırlıklı olarak oyun ve eğlence için kullanan tüketicilerdir. Bu grubu takiben sosyal medya kullanıcıları gelmektedir.
Bu nedenle, pazarlama stratejinizin ana odağı 🎮 oyun ve eğlence meraklısı tüketiciler olmalıdır. Reklam ve tanıtım faaliyetlerinde telefonun yüksek performanslı işlemcisi, geniş ekranı, uzun pil ömrü gibi oyun ve multimedya deneyimini zenginleştiren özellikleri vurgulanmalıdır. Bu grup, yüksek fiyatı, sunulan gelişmiş özellikler ve deneyim için ödemeye daha istekli görünmektedir.
Örnek 8:
Bir yerel kafe zinciri, yeni menüsüne ekleyeceği kahve türlerini belirlemek için müşterilerine bir anket yapmıştır. Ankette "Hangi kahve türünü tercih edersiniz?" (Latte, Americano, Filtre Kahve) ve "Kahvenizi genellikle sütlü mü, sütsüz mü içersiniz?" (Sütlü, Sütsüz) soruları sorulmuştur. 300 müşteriden toplanan veriler aşağıdaki gibidir:
Kahve Tercihi ve Süt Kullanımı
Kahve Türü
Sütlü İçer
Sütsüz İçer
Toplam
Latte
80
20
100
Americano
30
70
100
Filtre Kahve
40
60
100
Toplam
150
150
300
Bu verilere göre, hangi kahve türünü tercih edenlerin sütlü/sütsüz içme alışkanlıklarının nasıl farklılaştığını yorumlayınız. ☕🥛
Çözüm:
Verilen tablo, farklı kahve türlerini tercih eden müşterilerin sütlü veya sütsüz kahve içme alışkanlıklarını karşılaştırmak için kullanılabilir. Her kahve türü için süt kullanımı oranlarını hesaplayarak yorum yapabiliriz.
1. Adım: Kahve Türüne Göre Yüzdeleri Hesaplama
Her kahve türünü tercih eden grubun kendi içindeki sütlü/sütsüz içme oranlarını hesaplayalım:
Latte tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
Sütsüz İçer: \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
Americano tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{30}{100} = 0.30 \), yani %30
Sütsüz İçer: \( \frac{70}{100} = 0.70 \), yani %70
Filtre Kahve tercih edenler (Toplam 100 kişi):
Sütlü İçer: \( \frac{40}{100} = 0.40 \), yani %40
Sütsüz İçer: \( \frac{60}{100} = 0.60 \), yani %60
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Latte tercih eden müşterilerin çok büyük bir çoğunluğu (%80) kahvelerini sütlü içmeyi tercih etmektedir. Bu, Latte'nin doğası gereği zaten sütlü bir kahve olmasından beklenen bir sonuçtur.
👉 Americano tercih eden müşterilerin ise büyük çoğunluğu (%70) kahvelerini sütsüz içmeyi tercih etmektedir. Sadece %30'u sütlü Americano içmektedir.
👉 Filtre Kahve tercih eden müşterilerde de sütsüz içme oranı (%60) sütlü içme oranından (%40) daha yüksektir, ancak Americano'ya göre sütlü içenlerin oranı biraz daha fazladır.
📌 Bu veriler, tercih edilen kahve türü ile kahveyi sütlü veya sütsüz içme alışkanlığı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kafe, menü planlamasında veya promosyonlarında bu bilgiyi kullanabilir; örneğin, Latte için süt alternatifleri sunarken, Americano veya Filtre Kahve için farklı şurup veya aroma seçeneklerine odaklanabilir.
✅ Müşterilerin kahve türü tercihlerine göre süt kullanım alışkanlıkları belirgin şekilde farklılaşmaktadır.
Örnek 9:
Bir e-ticaret sitesi, müşterilerinin satın alma kararını etkileyen faktörleri anlamak için bir anket yapmıştır. Ankette müşterilere "Satın alma kararınızda kargo ücreti önemli bir faktör müdür?" (Evet, Hayır) ve "Sitenin mobil uygulamasını kullanıyor musunuz?" (Evet, Hayır) soruları sorulmuştur. 400 müşteriden elde edilen veriler aşağıdaki gibidir:
Mobil Uygulama Kullanımı ve Kargo Ücretinin Önemi
Mobil Uygulama Kullanımı
Kargo Ücreti Önemli (Evet)
Kargo Ücreti Önemli (Hayır)
Toplam
Kullanıyor
100
150
250
Kullanmıyor
80
70
150
Toplam
180
220
400
Bu verilere göre, mobil uygulama kullanan ve kullanmayan müşterilerin kargo ücretine bakış açılarında farklılık olup olmadığını yorumlayınız. 📱📦
Çözüm:
Mobil uygulama kullanımı ile kargo ücretinin satın alma kararındaki önemi arasındaki ilişkiyi anlamak için, her mobil uygulama kullanım grubunun kendi içindeki kargo ücreti hassasiyeti oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Mobil Uygulama Kullanımına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Mobil uygulama kullananlar (Toplam 250 kişi):
Kargo Ücreti Önemli (Evet): \( \frac{100}{250} = 0.40 \), yani %40
Kargo Ücreti Önemli (Hayır): \( \frac{150}{250} = 0.60 \), yani %60
Mobil uygulama kullanmayanlar (Toplam 150 kişi):
Kargo Ücreti Önemli (Evet): \( \frac{80}{150} \approx 0.533 \), yani yaklaşık %53.3
Kargo Ücreti Önemli (Hayır): \( \frac{70}{150} \approx 0.467 \), yani yaklaşık %46.7
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Mobil uygulama kullanan müşterilerin %40'ı kargo ücretini önemli bir faktör olarak görürken, %60'ı önemli bulmamaktadır. Bu grup, kargo ücretine karşı daha az hassastır.
👉 Mobil uygulama kullanmayan müşterilerin ise %53.3'ü kargo ücretini önemli bir faktör olarak görürken, %46.7'si önemli bulmamaktadır. Bu grup, kargo ücretine daha duyarlıdır.
💡 Bu verilere göre, mobil uygulama kullanan müşterilerin kargo ücreti konusunda daha az hassas olduğu gözlemlenmektedir. Mobil uygulama kullanmayan müşterilerde ise kargo ücretinin satın alma kararındaki önemi daha fazladır.
📌 E-ticaret sitesi, mobil uygulama kullanıcılarına özel kargo avantajları yerine, belki de uygulama içi özel indirimler veya hızlı teslimat seçenekleri sunarak bu grubun sadakatini artırabilir. Mobil uygulama kullanmayan müşteriler için ise kargo ücreti kampanyaları daha etkili olabilir.
✅ Mobil uygulama kullanımı ile kargo ücretinin önemi arasında bir ilişki olduğu söylenebilir.
Örnek 10:
Bir haber kanalı, izleyicilerinin haber kaynağı tercihleri (Televizyon, İnternet Haber Siteleri) ile yaş grupları (Genç, Orta Yaşlı, Yaşlı) arasındaki ilişkiyi incelemiştir. 300 izleyiciyle yapılan anket sonuçları aşağıdaki gibidir:
Haber Kaynağı Tercihi ve Yaş Grubu
Yaş Grubu
Televizyon
İnternet Haber Siteleri
Toplam
Genç
30
70
100
Orta Yaşlı
60
40
100
Yaşlı
80
20
100
Toplam
170
130
300
Bu verilere göre, farklı yaş gruplarının haber kaynağı tercihlerinde bir farklılık olup olmadığını yorumlayınız. 📺💻
Çözüm:
Yaş grupları ile haber kaynağı tercihleri arasındaki ilişkiyi anlamak için, her yaş grubunun kendi içindeki haber kaynağı tercihi oranlarını inceleyelim.
1. Adım: Yaş Gruplarına Göre Yüzdeleri Hesaplama
Genç yaş grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{30}{100} = 0.30 \), yani %30
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{70}{100} = 0.70 \), yani %70
Orta yaşlı grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{60}{100} = 0.60 \), yani %60
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{40}{100} = 0.40 \), yani %40
Yaşlı grubu (Toplam 100 kişi):
Televizyon: \( \frac{80}{100} = 0.80 \), yani %80
İnternet Haber Siteleri: \( \frac{20}{100} = 0.20 \), yani %20
2. Adım: Yorum Yapma
Hesaplanan yüzdeler ışığında yorumlarımız:
👉 Genç yaş grubunun büyük çoğunluğu (%70) haberleri internet haber sitelerinden takip ederken, sadece %30'u televizyonu tercih etmektedir.
👉 Orta yaşlı grubunda ise durum tersine dönmektedir; %60'ı televizyonu, %40'ı ise internet haber sitelerini tercih etmektedir.
👉 Yaşlı grubunda televizyon tercihi açık ara öndedir (%80), internet haber sitelerini tercih edenlerin oranı ise oldukça düşüktür (%20).
💡 Bu veriler, haber kaynağı tercihlerinin yaş gruplarına göre önemli ölçüde farklılaştığını açıkça göstermektedir. Gençler dijital platformlara yönelirken, yaş ilerledikçe geleneksel medya olan televizyonun önemi artmaktadır.
✅ Yaş grubu ile haber kaynağı tercihi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Haber kanalları, hedef kitlelerine göre farklı platformlarda stratejiler geliştirmelidir.