🎓 9. Sınıf
📚 9. Sınıf Edebiyat
💡 9. Sınıf Edebiyat: Söz Sanatları Test Çözümlü Örnekler
9. Sınıf Edebiyat: Söz Sanatları Test Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde teşbih (benzetme) sanatı vardır? 🤔
a) Rüzgar, saçlarını okşuyordu sanki.
b) Aslan gibi güçlü bir askerdi.
c) Güneş, bugün bize gülümsüyordu.
d) Evin çatısı, bir anda çatırdadı.
e) O, bütün mahalleyi sırtında taşıyor.
a) Rüzgar, saçlarını okşuyordu sanki.
b) Aslan gibi güçlü bir askerdi.
c) Güneş, bugün bize gülümsüyordu.
d) Evin çatısı, bir anda çatırdadı.
e) O, bütün mahalleyi sırtında taşıyor.
Çözüm:
Bu soruda teşbih sanatını bulmamız isteniyor. Teşbih, iki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan benzetmedir. 💡
- a) "Rüzgar, saçlarını okşuyordu sanki." cümlesinde rüzgarın okşama eylemi insana ait bir özellik olup kişileştirme (teşhis) vardır.
- b) "Aslan gibi güçlü bir askerdi." cümlesinde asker, "güçlü" olma özelliği bakımından "aslan"a benzetilmiştir. Burada benzetme (teşbih) sanatı açıkça kullanılmıştır. "Gibi" edatı benzetme ilgisini kurar.
- c) "Güneş, bugün bize gülümsüyordu." cümlesinde güneşin gülümsemesi insana ait bir özelliktir, yani kişileştirme (teşhis) vardır.
- d) "Evin çatısı, bir anda çatırdadı." cümlesinde herhangi bir söz sanatı bulunmamaktadır.
- e) "O, bütün mahalleyi sırtında taşıyor." cümlesinde kişinin çok yorulduğu veya büyük bir sorumluluk aldığı abartılarak anlatılmıştır, yani mübalağa vardır.
Örnek 2:
"Ay, bir hilal idi, gökyüzünde süzülen ince bir yay."
Yukarıdaki cümlede hangi söz sanatı kullanılmıştır? 🧐
a) Mübalağa
b) Teşhis
c) İstiare
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Tevriye
Yukarıdaki cümlede hangi söz sanatı kullanılmıştır? 🧐
a) Mübalağa
b) Teşhis
c) İstiare
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Tevriye
Çözüm:
Bu cümlede ayın "ince bir yay"a benzetilmesi durumunu inceleyelim. 📌
- Cümlede "ay" benzeyen, "ince bir yay" benzetilen konumundadır.
- Ancak benzetme edatı ("gibi", "sanki" gibi) ve benzetme yönü (hangi özellik bakımından benzetildiği) açıkça belirtilmemiştir. Sadece benzetilen (yay) ve benzeyen (ay) verilmiştir.
- Bu durumda, benzetme unsurlarından bazıları eksik olduğu için burada istiare (eğretileme) sanatı vardır. Özellikle sadece benzeyenin veya benzetilenin olduğu istiare türlerine dikkat etmeliyiz. Burada, ayın bir yay gibi olduğu ima edilerek "açık istiare"ye yakın bir kullanım sergilenmiştir. Ancak 9. sınıf düzeyinde istiare olarak kabul etmek yeterlidir.
Örnek 3:
"Bütün sınıf, öğretmenin sözünü dinlemek için kulak kesilmişti."
Bu cümlede kullanılan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? 👇
a) Teşhis
b) İntak
c) Mübalağa
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Tevriye
Bu cümlede kullanılan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? 👇
a) Teşhis
b) İntak
c) Mübalağa
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Tevriye
Çözüm:
Cümleyi dikkatlice inceleyelim: "Bütün sınıf, öğretmenin sözünü dinlemek için kulak kesilmişti." 👂
- "Kulak kesilmek" deyimi, bir şeyi çok dikkatli dinlemek anlamına gelir. Burada "kulak" sözcüğü, "dikkatli dinleme" eylemini temsil etmektedir.
- Yani, bir bütünün (insanın veya sınıfın) bir parçası (kulak), o bütünün yaptığı eylemi (dinleme) temsil etmek için kullanılmıştır.
- Bu durum, bir varlığın veya kavramın adını söylemek yerine, onunla ilgili başka bir kavramı kullanarak anlatma sanatı olan mecaz-ı mürsel (ad aktarması) örneğidir.
Örnek 4:
Aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileştirme (teşhis) sanatı vardır? 🎭
a) Deniz, bütün hırçınlığıyla sahile vuruyordu.
b) Yollar, uzayıp giden birer yılan gibiydi.
c) Toprak, yağmura hasretle bekliyordu.
d) Rüzgar, ince bir ıslık çalıyordu ağaçlarda.
e) Bütün şehir, bu habere kilitlenmişti.
a) Deniz, bütün hırçınlığıyla sahile vuruyordu.
b) Yollar, uzayıp giden birer yılan gibiydi.
c) Toprak, yağmura hasretle bekliyordu.
d) Rüzgar, ince bir ıslık çalıyordu ağaçlarda.
e) Bütün şehir, bu habere kilitlenmişti.
Çözüm:
Kişileştirme (teşhis), insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özellikler verme sanatıdır. 👤
Diyelim ki soru şu şekildeydi: "Aşağıdaki dizelerin hangisinde yalnızca kişileştirme (teşhis) sanatı vardır?" ve şıklar farklıydı. Mevcut şıklardan en belirgin örneklerden biri 'Rüzgarın ıslık çalması'dır. Şıkları tekrar düzenleyerek tek bir doğru cevap sağlayalım:
a) Yollar, uzayıp giden birer yılan gibiydi. (Teşbih)
b) Toprak, yağmura hasretle bekliyordu. (Teşhis)
c) Bütün şehir, bu habere kilitlenmişti. (Mecaz-ı Mürsel)
d) Binlerce asker, sel gibi akıyordu. (Teşbih)
e) Kalemimden ateşler fışkırıyordu. (Mübalağa)
Bu durumda b seçeneği doğru cevaptır. ✅ (Yukarıdaki ilk şık listesindeki a, c, d de teşhis içeriyordu, bu tip bir durum testlerde nadiren görülür, genellikle tek doğru cevap olur.)
- a) "Deniz, bütün hırçınlığıyla sahile vuruyordu." cümlesinde denizin "hırçın" olması insana ait bir özelliktir. Bu bir kişileştirmedir.
- b) "Yollar, uzayıp giden birer yılan gibiydi." cümlesinde yollar yılana benzetilmiştir, bu teşbih sanatıdır.
- c) "Toprak, yağmura hasretle bekliyordu." cümlesinde toprağın "hasretle beklemesi" insana ait bir duygudur ve toprağa yüklenmiştir. Bu da bir kişileştirmedir.
- d) "Rüzgar, ince bir ıslık çalıyordu ağaçlarda." cümlesinde rüzgarın "ıslık çalması" insana ait bir eylemdir ve rüzgara verilmiştir. Bu da bir kişileştirmedir.
- e) "Bütün şehir, bu habere kilitlenmişti." cümlesinde şehrin "kilitlenmesi" mecaz-ı mürsel (şehir halkının kilitlenmesi) veya mübalağa olarak yorumlanabilir.
Diyelim ki soru şu şekildeydi: "Aşağıdaki dizelerin hangisinde yalnızca kişileştirme (teşhis) sanatı vardır?" ve şıklar farklıydı. Mevcut şıklardan en belirgin örneklerden biri 'Rüzgarın ıslık çalması'dır. Şıkları tekrar düzenleyerek tek bir doğru cevap sağlayalım:
a) Yollar, uzayıp giden birer yılan gibiydi. (Teşbih)
b) Toprak, yağmura hasretle bekliyordu. (Teşhis)
c) Bütün şehir, bu habere kilitlenmişti. (Mecaz-ı Mürsel)
d) Binlerce asker, sel gibi akıyordu. (Teşbih)
e) Kalemimden ateşler fışkırıyordu. (Mübalağa)
Bu durumda b seçeneği doğru cevaptır. ✅ (Yukarıdaki ilk şık listesindeki a, c, d de teşhis içeriyordu, bu tip bir durum testlerde nadiren görülür, genellikle tek doğru cevap olur.)
Örnek 5:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mübalağa (abartma) sanatı kullanılmıştır? 🚀
a) Gözleri deniz mavisiydi.
b) Bir ah çeksem dağlar yıkılır.
c) Güneş batarken ufuk kızardı.
d) Kuşlar, sabahın ilk ışıklarıyla ötmeye başladı.
e) Çocuk, annesine sıkıca sarıldı.
a) Gözleri deniz mavisiydi.
b) Bir ah çeksem dağlar yıkılır.
c) Güneş batarken ufuk kızardı.
d) Kuşlar, sabahın ilk ışıklarıyla ötmeye başladı.
e) Çocuk, annesine sıkıca sarıldı.
Çözüm:
Mübalağa (abartma), bir olayı veya durumu olduğundan çok daha büyük ya da çok daha küçük gösterme sanatıdır. 📈
- a) "Gözleri deniz mavisiydi." cümlesinde teşbih (benzetme) sanatı vardır.
- b) "Bir ah çeksem dağlar yıkılır." cümlesinde bir kişinin ah çekmesiyle dağların yıkılacak kadar büyük bir etki yaratması, gerçekte mümkün olmayan bir durumun aşırıya kaçılarak anlatılmasıdır. Bu, mübalağa (abartma) sanatıdır.
- c) "Güneş batarken ufuk kızardı." cümlesinde doğal bir durum anlatılmıştır, söz sanatı yoktur.
- d) "Kuşlar, sabahın ilk ışıklarıyla ötmeye başladı." cümlesinde herhangi bir söz sanatı yoktur.
- e) "Çocuk, annesine sıkıca sarıldı." cümlesinde herhangi bir söz sanatı yoktur.
Örnek 6:
Bir edebiyat öğretmeni, öğrencilerine "Söz sanatları, metinlere derinlik ve anlam katmanın yanı sıra okuyucunun hayal gücünü de harekete geçirir. Örneğin, 'Gökyüzü ağlıyordu bu sabah, sanki tüm dünyanın kederini yüklenmişti.' cümlesi, okuyucuda yoğun bir hüzün hissi uyandırır." demiştir.
Öğretmenin verdiği örnek cümlede hangi söz sanatları bir arada kullanılmıştır? 🌧️
a) Teşbih ve Mübalağa
b) Teşhis ve Mübalağa
c) İstiare ve Mecaz-ı Mürsel
d) İntak ve Tevriye
e) Kinaye ve Teşhis
Öğretmenin verdiği örnek cümlede hangi söz sanatları bir arada kullanılmıştır? 🌧️
a) Teşbih ve Mübalağa
b) Teşhis ve Mübalağa
c) İstiare ve Mecaz-ı Mürsel
d) İntak ve Tevriye
e) Kinaye ve Teşhis
Çözüm:
Öğretmenin verdiği örnek cümleyi analiz edelim: "Gökyüzü ağlıyordu bu sabah, sanki tüm dünyanın kederini yüklenmişti." 🌍
- "Gökyüzü ağlıyordu": Ağlamak, insana ait bir özelliktir. Gökyüzüne bu özelliği yüklemek kişileştirme (teşhis) sanatıdır. Bu aynı zamanda kapalı istiare olarak da yorumlanabilir (yağmur gözyaşına benzetilmiş, gözyaşı söylenmemiş). Ancak 9. sınıf düzeyinde teşhis daha uygun bir tanımdır.
- "sanki tüm dünyanın kederini yüklenmişti": Gökyüzünün tüm dünyanın kederini yüklenmesi, gerçekte mümkün olmayan, aşırı bir durumun ifadesidir. Bu ifade, mübalağa (abartma) sanatına örnektir.
Örnek 7:
Arkadaşınız size bir konuda yardım etmediğinde, ona sitemle "Sen varya, tam bir yardımsever meleksin!" dediğinizi düşünün. Ancak bunu söylerken aslında onun yardımsever olmadığını, tam tersine umursamaz davrandığını ima ediyorsunuz.
Bu günlük konuşmada hangi söz sanatı kullanılmıştır? 🤔
a) Tevriye
b) İstiare
c) Kinaye
d) Hüsn-i Talil
e) Telmih
Bu günlük konuşmada hangi söz sanatı kullanılmıştır? 🤔
a) Tevriye
b) İstiare
c) Kinaye
d) Hüsn-i Talil
e) Telmih
Çözüm:
Günlük hayattaki bu durumu inceleyelim. 🗣️
- "Yardımsever melek" ifadesi, normalde olumlu bir anlama gelir. Ancak siz bu ifadeyi, arkadaşınızın yardımsever olmadığını, hatta umursamaz davrandığını belirtmek için kullanıyorsunuz.
- Bu, bir sözü gerçek anlamının tam tersini kastederek kullanma sanatıdır. Yani, dışarıdan bakıldığında övgü gibi görünen bir sözle aslında eleştiri veya alay ifade etmektir.
- Bu söz sanatı kinaye olarak adlandırılır. Kinaye, genellikle alay, sitem veya eleştiri amacıyla kullanılır.
Örnek 8:
"Şu Fuzuli'ye sorun, ne oldu bu gönül işi?
Benim de bir gönlüm vardı, bilmem nerede kaldı."
Yukarıdaki dizelerde, şairin kendi adını da kullanarak yaptığı söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? ✍️
a) Teşhis
b) İntak
c) Tevriye
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Mübalağa
Benim de bir gönlüm vardı, bilmem nerede kaldı."
Yukarıdaki dizelerde, şairin kendi adını da kullanarak yaptığı söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? ✍️
a) Teşhis
b) İntak
c) Tevriye
d) Mecaz-ı Mürsel
e) Mübalağa
Çözüm:
Bu dizeleri ve Fuzuli'nin edebi kişiliğini göz önünde bulunduralım. 📜
- Fuzuli, büyük bir divan şairidir ve "Fuzuli" kelimesi, Arapçada "gereksiz, fazlalık" gibi anlamlara da gelir.
- Şair burada hem kendi mahlasını (Fuzuli) kullanmakta hem de bu kelimenin "gereksiz, boş" anlamını kastederek bir "gönül işi"nin "boş" veya "gereksiz" olup olmadığını sorgulamaktadır.
- Yani, bir kelimenin hem gerçek (şairin adı) hem de mecazlı/ikinci (gereksiz, boş) anlamını kastederek kullanma sanatına tevriye denir. Tevriye, bir kelimenin iki anlamından uzak olanı kastederek bir incelik yaratma sanatıdır.
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-soz-sanatlari-test/sorular