🎓 9. Sınıf
📚 9. Sınıf Edebiyat
💡 9. Sınıf Edebiyat: Şeyh Ahmet Yıldız Burcu Hocanın Ve Diğer Edebiyat Hocalarının Beraber Hazırladığı Sınav Soruları Çözümlü Örnekler
9. Sınıf Edebiyat: Şeyh Ahmet Yıldız Burcu Hocanın Ve Diğer Edebiyat Hocalarının Beraber Hazırladığı Sınav Soruları Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Divan Edebiyatı nazım biçimlerinden mesnevî ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Beyitlerle yazılır.
B) Her beyit kendi arasında kafiyelidir (aa, bb, cc...).
C) Genellikle uzun hikayeler, romanlar ve destanlar anlatılır.
D) Mukaddime, girizgâh, tevhid, münacaat gibi bölümleri bulunabilir.
E) Nazım birimi beyittir.
A) Beyitlerle yazılır.
B) Her beyit kendi arasında kafiyelidir (aa, bb, cc...).
C) Genellikle uzun hikayeler, romanlar ve destanlar anlatılır.
D) Mukaddime, girizgâh, tevhid, münacaat gibi bölümleri bulunabilir.
E) Nazım birimi beyittir.
Çözüm:
Yanlış olan ifadeyi bulmak için mesnevînin özelliklerini hatırlayalım:
- A) Beyitlerle yazılır: Doğru. Mesnevîler, iki dizeden oluşan beyitlerle yazılır.
- B) Her beyit kendi arasında kafiyelidir (aa, bb, cc...): Doğru. Mesnevînin en belirgin özelliklerinden biri bu kafiye şemasıdır.
- C) Genellikle uzun hikayeler, romanlar ve destanlar anlatılır: Yanlış. Mesnevîlerde daha çok aşk hikayeleri, nasihatler, ahlaki öğütler ve dinî konular işlenir. Uzun hikayeler ve destanlar için daha çok halk edebiyatı nazım biçimleri kullanılır.
- D) Mukaddime, girizgâh, tevhid, münacaat gibi bölümleri bulunabilir: Doğru. Mesnevîlerin başında bu tür bölümlere yer verilebilir.
- E) Nazım birimi beyittir: Doğru. Yukarıda da belirtildiği gibi nazım birimi beyittir.
Örnek 2:
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı'nda ilk edebi roman kabul edilen ve yanlış batılılaşmayı konu alan eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) İntibah
B) Araba Sevdası
C) Mai ve Siyah
D) Zehra
E) Karabibik
A) İntibah
B) Araba Sevdası
C) Mai ve Siyah
D) Zehra
E) Karabibik
Çözüm:
Tanzimat Dönemi'nde yazılan ve Türk edebiyatında ilk edebi roman olma özelliği taşıyan eser, yanlış batılılaşma temasını işler. Bu romanı hatırlayalım:
- A) İntibah: Namık Kemal tarafından yazılmıştır ve ilk edebi roman olarak kabul edilir. Konusu yanlış batılılaşma değil, aşk ve ihanettir.
- B) Araba Sevdası: Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılmıştır. Bu eser de yanlış batılılaşmayı ele alır ve ilk realist roman denemesi olarak kabul edilir. Ancak ilk edebi roman İntibah'tır.
- C) Mai ve Siyah: Halit Ziya Uşaklıgil'in eseridir ve Servet-i Fünun dönemine aittir.
- D) Zehra: Nabizade Nazım'ın eseridir ve realist ögeler taşır.
- E) Karabibik: Nabizade Nazım'ın eseridir ve ilk köy romanı denemesidir.
Örnek 3:
Bir öğrenci, halk edebiyatı nazım biçimlerinden koşma ile ilgili aşağıdaki bilgileri not almıştır:
1. Dörtlüklerden oluşur.
2. Genellikle 11'li hece ölçüsüyle yazılır.
3. Kafiye şeması genellikle abab, aaba, aaab şeklindedir.
4. Aşk, doğa ve yiğitlik gibi konular işlenir.
5. Son dörtlükte şairin adı veya mahlası geçer.
Bu bilgilerden hangisi koşmaya ait değildir?
A) 1 ve 3
B) 2 ve 4
C) Sadece 3
D) Sadece 5
E) 1, 2 ve 5
1. Dörtlüklerden oluşur.
2. Genellikle 11'li hece ölçüsüyle yazılır.
3. Kafiye şeması genellikle abab, aaba, aaab şeklindedir.
4. Aşk, doğa ve yiğitlik gibi konular işlenir.
5. Son dörtlükte şairin adı veya mahlası geçer.
Bu bilgilerden hangisi koşmaya ait değildir?
A) 1 ve 3
B) 2 ve 4
C) Sadece 3
D) Sadece 5
E) 1, 2 ve 5
Çözüm:
Koşma, halk edebiyatının en yaygın nazım biçimlerinden biridir. Notlardaki bilgileri tek tek inceleyelim:
- 1. Dörtlüklerden oluşur: Doğru. Koşmalar dörtlüklerden meydana gelir.
- 2. Genellikle 11'li hece ölçüsüyle yazılır: Doğru. En sık kullanılan ölçü 11'li hecedir (6+5 duraklı).
- 3. Kafiye şeması genellikle abab, aaba, aaab şeklindedir: Yanlış. Koşmanın kafiye şeması genellikle abab, acbc, adcd şeklindedir. aaba ve aaab şekilleri mani için daha geçerlidir.
- 4. Aşk, doğa ve yiğitlik gibi konular işlenir: Doğru. Koşmaların başlıca temaları bunlardır.
- 5. Son dörtlükte şairin adı veya mahlası geçer: Doğru. Bu dörtlük "tapşırma" olarak adlandırılır.
Örnek 4:
Bir arkadaşınız size "Bugün okuduğum şiirdeki uyak türleri beni biraz karıştırdı. Dize sonlarında 'güneş' ve 'neşe' kelimeleri vardı. Sizce bu nasıl bir uyak?" diye soruyor. Bu soruya vereceğiniz doğru cevap ne olur?
A) Tam Uyak
B) Zengin Uyak
C) Yarım Uyak
D) Cinaslı Uyak
E) Redif
A) Tam Uyak
B) Zengin Uyak
C) Yarım Uyak
D) Cinaslı Uyak
E) Redif
Çözüm:
Uyak, dizelerdeki ses benzerlikleridir. "Güneş" ve "neşe" kelimelerindeki ses benzerliklerini inceleyelim:
- Güneş kelimesindeki sesler: g - ü - n - e - ş
- Neşe kelimesindeki sesler: n - e - ş - e
- Yarım Uyak: Tek ses benzerliği.
- Tam Uyak: İki ses benzerliği.
- Zengin Uyak: Üç ve daha fazla ses benzerliği.
- Cinaslı Uyak: Yazılışları aynı, anlamları farklı kelimelerin kullanılması.
- Redif: Dize sonunda kelime veya kelime gruplarının anlam ve görevleri aynı olacak şekilde tekrar etmesi.
Örnek 5:
Servet-i Fünun Dönemi'nde şiirde bireyselliğe verilen önemi ve bu dönemin önde gelen şairlerinden birinin kullandığı bir nazım biçimini göz önünde bulundurarak, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Tevfik Fikret, aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulamıştır.
B) Cenap Şahabettin, şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır.
C) Halit Ziya Uşaklıgil, şiir türünde önemli eserler vermiştir.
D) Mehmet Akif Ersoy, bu dönemin en önemli şairidir.
E) Servet-i Fünun şiirinde genellikle epik konular işlenmiştir.
A) Tevfik Fikret, aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulamıştır.
B) Cenap Şahabettin, şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır.
C) Halit Ziya Uşaklıgil, şiir türünde önemli eserler vermiştir.
D) Mehmet Akif Ersoy, bu dönemin en önemli şairidir.
E) Servet-i Fünun şiirinde genellikle epik konular işlenmiştir.
Çözüm:
Servet-i Fünun Dönemi'nin özelliklerini ve şairlerini hatırlayarak doğru seçeneği bulalım:
- A) Tevfik Fikret, aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulamıştır: Doğru. Tevfik Fikret, aruz ölçüsünü Türk şiirine ustaca uyarlamış ve yeni kalıplar denemiştir.
- B) Cenap Şahabettin, şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır: Yanlış. Cenap Şahabettin, Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü, süslü ve ağdalı bir dil kullanmıştır.
- C) Halit Ziya Uşaklıgil, şiir türünde önemli eserler vermiştir: Yanlış. Halit Ziya Uşaklıgil, daha çok roman türünde eserler vermiştir.
- D) Mehmet Akif Ersoy, bu dönemin en önemli şairidir: Yanlış. Mehmet Akif Ersoy, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi'nin önemli şairlerindendir, Servet-i Fünun dönemine ait değildir.
- E) Servet-i Fünun şiirinde genellikle epik konular işlenmiştir: Yanlış. Servet-i Fünun şiiri, daha çok bireysel duygulara, tabiata ve hayale odaklanmıştır. Epik konular daha çok Tanzimat ve Milli Edebiyat dönemlerinde görülür.
Örnek 6:
Milli Edebiyat Dönemi'nde sade dil ve hece ölçüsü kullanılarak yazılan, Türkçülük düşüncesini yansıtan şiirlere örnek olarak aşağıdakilerden hangisi verilebilir?
A) Vatan Yahut Silistre (Tiyatro)
B) Çalıkuşu (Roman)
C) Ey Türk Gençliği (Nutuk)
D) Canım İstanbul (Şiir)
E) Zafer Türküsü (Şiir)
A) Vatan Yahut Silistre (Tiyatro)
B) Çalıkuşu (Roman)
C) Ey Türk Gençliği (Nutuk)
D) Canım İstanbul (Şiir)
E) Zafer Türküsü (Şiir)
Çözüm:
Milli Edebiyat Dönemi'nin temel özelliklerini ve bu dönemin ruhunu yansıtan eserleri düşünelim:
- A) Vatan Yahut Silistre: Namık Kemal'in tiyatro eseri olup Tanzimat Dönemi'ne aittir.
- B) Çalıkuşu: Reşat Nuri Güntekin'in romanı olup Cumhuriyet Dönemi'ne yakındır.
- C) Ey Türk Gençliği: Bu ifade, Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinin bir bölümünü çağrıştırır, ancak şiir değildir.
- D) Canım İstanbul: Yahya Kemal Beyatlı'ya ait bir şiirdir. Yahya Kemal, Milli Edebiyat akımından etkilenmiş olsa da şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmış ve İstanbul sevgisini işlemiştir. Ancak daha çok bireysel temalara yönelmiştir.
- E) Zafer Türküsü: Bu şiir, Milli Edebiyat ruhunu ve Türkçülük düşüncesini yansıtan, hece ölçüsüyle yazılmış epik bir şiirdir. (Örnek olarak Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Zafer Türküsü" veya benzeri bir şiir düşünülebilir.)
Örnek 7:
Aşağıdaki dörtlükte hangi edebî sanat kullanılmıştır?
"Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et göğsünü, durdur bu GELECEĞİ.
Bu ölüm uykusudur, açılan yoldaşın."
A) Teşbih (Benzetme)
B) Mecazımürsel (Ad Aktarması)
C) Kinaye
D) İstiare (Eğretileme)
E) Tezat (Zıtlık)
"Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et göğsünü, durdur bu GELECEĞİ.
Bu ölüm uykusudur, açılan yoldaşın."
A) Teşbih (Benzetme)
B) Mecazımürsel (Ad Aktarması)
C) Kinaye
D) İstiare (Eğretileme)
E) Tezat (Zıtlık)
Çözüm:
Dörtlükteki edebi sanatları inceleyelim:
- "Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!" dizesinde, "güneşler" kelimesiyle şehitler kastedilmiştir. Güneşin batması, ölümle ilişkilendirilmiştir. Bu, bir şeyi, kendine benzeyen unsurlardan biriyle anlatma sanatıdır.
- "Siper et göğsünü, durdur bu GELECEĞİ." dizesinde, gelecek soyut bir kavramken somut bir şey gibi durdurulması istenmiştir.
- "Bu ölüm uykusudur, açılan yoldaşın." dizesinde, ölüm, uykuya benzetilmiştir.
Örnek 8:
Bir öğrenci, fıkra türüyle ilgili şu bilgileri vermiştir:
"Fıkralar, genellikle kısa, nükteli ve düşündürücü yazılardır. Güncel olaylar, toplumsal sorunlar veya insan ilişkileri üzerine yazılabilirler. Yazarın kişisel görüşlerini ve mizahi anlatımını ön plana çıkarırlar. Genellikle bir ana fikri veya dersi ima ederler."
Bu tanıma göre, aşağıdaki metinlerden hangisi fıkra özelliği taşımaz?
A) "Temizlik imandan gelir derler ama bizim apartmanda kimse kapısının önünü süpürmüyor. Herkes sanki kendi evinin temizliğiyle mükellef, gerisi Allah'a emanet!"
B) "Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir çağda hala 'eline sağlık' diyerek yemek tarifine yorum yapanları görmek hem komik hem de düşündürücü."
C) "Dün akşamki maçta hakem öyle kararlar verdi ki, sanki sahada değil de satranç oynanıyordu. Kartlar havada uçuştu, oyuncular sürekli itiraz etti."
D) "Bugün okulda matematik sınavı vardı. Hocamız 'Herkes kağıdını getirsin' dediğinde, sınıftaki herkes birbirine baktı çünkü kimse kağıt getirmişti."
E) "İnsanlar bazen öyle tuhaf şeyler söyler ki, neye uğradığını şaşırırsın. Mesela dün biri bana 'Senin saçların ne kadar da hızlı uzuyor!' dedi. Saçım uzamasa ne olacak ki? Kestiriyorum işte!"
"Fıkralar, genellikle kısa, nükteli ve düşündürücü yazılardır. Güncel olaylar, toplumsal sorunlar veya insan ilişkileri üzerine yazılabilirler. Yazarın kişisel görüşlerini ve mizahi anlatımını ön plana çıkarırlar. Genellikle bir ana fikri veya dersi ima ederler."
Bu tanıma göre, aşağıdaki metinlerden hangisi fıkra özelliği taşımaz?
A) "Temizlik imandan gelir derler ama bizim apartmanda kimse kapısının önünü süpürmüyor. Herkes sanki kendi evinin temizliğiyle mükellef, gerisi Allah'a emanet!"
B) "Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir çağda hala 'eline sağlık' diyerek yemek tarifine yorum yapanları görmek hem komik hem de düşündürücü."
C) "Dün akşamki maçta hakem öyle kararlar verdi ki, sanki sahada değil de satranç oynanıyordu. Kartlar havada uçuştu, oyuncular sürekli itiraz etti."
D) "Bugün okulda matematik sınavı vardı. Hocamız 'Herkes kağıdını getirsin' dediğinde, sınıftaki herkes birbirine baktı çünkü kimse kağıt getirmişti."
E) "İnsanlar bazen öyle tuhaf şeyler söyler ki, neye uğradığını şaşırırsın. Mesela dün biri bana 'Senin saçların ne kadar da hızlı uzuyor!' dedi. Saçım uzamasa ne olacak ki? Kestiriyorum işte!"
Çözüm:
Fıkranın temel özelliklerini (kısa, nükteli, düşündürücü, güncel/toplumsal konular, mizahi anlatım, ima edilen ana fikir) göz önünde bulundurarak seçenekleri inceleyelim:
- A) Toplumsal bir soruna (komşuluk/temizlik) mizahi bir dille değinilmiş. Fıkra olabilir.
- B) Güncel bir konuya (teknoloji ve sosyal medya yorumları) mizahi ve düşündürücü bir yaklaşımla değinilmiş. Fıkra olabilir.
- C) Güncel bir olay (maç) üzerinden mizahi bir anlatım yapılmış. Fıkra olabilir.
- D) Okul ortamında yaşanan komik bir durum (kağıt unutma) mizahi bir dille anlatılmış. Fıkra olabilir.
- E) Kişisel bir gözlem ve absürt bir diyalog üzerinden mizahi bir anlatım yapılmış. Bu, daha çok sohbet havasında bir anekdot veya gülmeceye benziyor. Fıkra için biraz daha toplumsal veya genel geçer bir durum olması beklenir. Ancak yine de fıkra olma ihtimali var.
Örnek 9:
Bir arkadaşınız, okuduğu bir hikayede geçen ve anlamını bilmediği "tevazu" kelimesi hakkında size danışıyor. Bu kelimenin anlamını ve hikayedeki kullanımını düşünerek ona nasıl bir açıklama yaparsınız?
A) Kendini beğenmişlik, kibir
B) Alçakgönüllülük, mütevazı olma durumu
C) İnatçılık, kararlılık
D) Meraklılık, araştırma isteği
E) Cömertlik, eli açıklık
A) Kendini beğenmişlik, kibir
B) Alçakgönüllülük, mütevazı olma durumu
C) İnatçılık, kararlılık
D) Meraklılık, araştırma isteği
E) Cömertlik, eli açıklık
Çözüm:
"Tevazu" kelimesi, Arapça kökenli bir kelimedir ve Türkçede sıkça kullanılan bir kavramdır. Anlamını ve kullanımını açıklayalım:
- Tevazu kelimesinin en temel anlamı alçakgönüllülüktür.
- Bir kişinin kendi değerini veya başarılarını abartmadan, gösterişsiz bir şekilde ortaya koyması, başkalarına karşı saygılı ve mütevazı davranmasıdır.
- Hikayede geçen "tevazu" kelimesi, muhtemelen karakterin olumlu bir özelliğini, yani gösterişsizliğini, kibirden uzak duruşunu ifade etmek için kullanılmıştır.
- Örneğin, "Zenginliğine rağmen büyük bir tevazu ile yaşardı." cümlesi, kişinin zenginliğini övünç kaynağı yapmadığını, alçakgönüllü davrandığını anlatır.
Örnek 10:
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nda roman türünün gelişimini ve bu dönemde öne çıkan temaları göz önünde bulundurarak, aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğru olanıdır?
A) Sait Faik Abasıyanık, köy yaşamını ve köylü sorunlarını realist bir dille işlemiştir.
B) Ahmet Hamdi Tanpınar, toplumsal gerçekçilik akımının öncülerindendir.
C) Peyami Safa, bireyin iç dünyasını ve ruhsal çözümlemelerini eserlerinde öncelikli olarak ele almıştır.
D) Orhan Pamuk, milli mücadele ve Kurtuluş Savaşı temasını işlemiştir.
E) Nazım Hikmet Ran, hece ölçüsüyle klasik destanlar yazmıştır.
A) Sait Faik Abasıyanık, köy yaşamını ve köylü sorunlarını realist bir dille işlemiştir.
B) Ahmet Hamdi Tanpınar, toplumsal gerçekçilik akımının öncülerindendir.
C) Peyami Safa, bireyin iç dünyasını ve ruhsal çözümlemelerini eserlerinde öncelikli olarak ele almıştır.
D) Orhan Pamuk, milli mücadele ve Kurtuluş Savaşı temasını işlemiştir.
E) Nazım Hikmet Ran, hece ölçüsüyle klasik destanlar yazmıştır.
Çözüm:
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'ndaki önemli yazarları ve eserlerini hatırlayarak doğru ifadeyi bulalım:
- A) Sait Faik Abasıyanık, köy yaşamını ve köylü sorunlarını realist bir dille işlemiştir: Yanlış. Sait Faik, daha çok bireyin iç dünyası, yalnızlık, bunalım ve İstanbul'un kenar mahallelerindeki insanların yaşamını işlemiştir. Köy yaşamını işleyen yazarlar daha çok Sabahattin Ali, Fakir Baykurt gibi isimlerdir.
- B) Ahmet Hamdi Tanpınar, toplumsal gerçekçilik akımının öncülerindendir: Yanlış. Tanpınar, daha çok bireyin iç dünyası, zaman, hafıza ve Doğu-Batı çatışması gibi temaları işlemiştir. Toplumsal gerçekçiliğin öncüleri arasında Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi isimler sayılabilir.
- C) Peyami Safa, bireyin iç dünyasını ve ruhsal çözümlemelerini eserlerinde öncelikli olarak ele almıştır: Doğru. Peyami Safa, özellikle "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve "Sözde Kızlar" gibi eserlerinde bireyin psikolojik durumlarını, ruhsal çatışmalarını ve iç dünyasını derinlemesine incelemiştir.
- D) Orhan Pamuk, milli mücadele ve Kurtuluş Savaşı temasını işlemiştir: Yanlış. Orhan Pamuk, daha çok modern Türkiye'nin toplumsal, kültürel ve siyasi meselelerini, bireyin kimlik arayışını işleyen eserler vermiştir. Milli mücadele ve Kurtuluş Savaşı teması daha çok Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi yazarların eserlerinde görülür.
- E) Nazım Hikmet Ran, hece ölçüsüyle klasik destanlar yazmıştır: Yanlış. Nazım Hikmet, Türk şiirinde serbest ölçüyü yaygınlaştıran öncü bir şairdir ve daha çok sosyalist temaları, epik şiirleri ve lirik şiirleri ile tanınır. Hece ölçüsüyle klasik destanlar yazmamıştır.
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-seyh-ahmet-yildiz-burcu-hocanin-ve-diger-edebiyat-hocalarinin-beraber-hazirladigi-sinav-sorulari/sorular