🎓 9. Sınıf
📚 9. Sınıf Edebiyat
💡 9. Sınıf Edebiyat: Deyimler ve atasözleri Çözümlü Örnekler
9. Sınıf Edebiyat: Deyimler ve atasözleri Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Aşağıdaki deyimlerden hangisinin anlamı "çok üzülmek" değildir?
A) Yüreği parçalanmak
B) İçerisi kan ağlamak
C) Ağzı kulaklarına varmak
D) Gözleri yaşarmak
A) Yüreği parçalanmak
B) İçerisi kan ağlamak
C) Ağzı kulaklarına varmak
D) Gözleri yaşarmak
Çözüm:
- Bu soruda, verilen deyimlerin anlamlarını bilmemiz gerekiyor.
- A) Yüreği parçalanmak: Çok üzülmek, büyük acı duymak anlamına gelir.
- B) İçerisi kan ağlamak: İçten içe büyük üzüntü duymak, perişan olmak anlamına gelir.
- C) Ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek, mutluluktan ne yapacağını bilememek anlamına gelir.
- D) Gözleri yaşarmak: Üzüntüden veya sevinçten gözlerinin dolması anlamına gelir, ancak genellikle üzüntüyle ilişkilidir.
- Bu durumda, "çok üzülmek" anlamı taşımayan deyim C seçeneğindeki "Ağzı kulaklarına varmak"tır.
Örnek 2:
"Ayağını yorganına göre uzat." atasözü ne anlama gelir? 💡
Çözüm:
- Bu atasözü, gelirine göre harcama yapmayı öğütler.
- Kişinin kendi imkanlarını bilerek, gücünün yetmediği şeylere kalkışmaması gerektiğini vurgular.
- Özetle, tasarruflu olmak ve ölçülü davranmak gerektiğini anlatır.
Örnek 3:
Aşağıdaki cümlelerde kullanılan deyimlerden hangisi, gerçekleşmesi imkansız bir durumu ifade eder?
A) Sınav sonuçları açıklanınca içim içimi yedi.
B) O kadar yorgundu ki, gözleri кам кам bakıyordu.
C) Yarın güneş doğudan değil, batıdan doğacak.
D) Yeni işine girince eli bollaştı.
A) Sınav sonuçları açıklanınca içim içimi yedi.
B) O kadar yorgundu ki, gözleri кам кам bakıyordu.
C) Yarın güneş doğudan değil, batıdan doğacak.
D) Yeni işine girince eli bollaştı.
Çözüm:
- Soruda, gerçekleşmesi imkansız bir durumu ifade eden deyimi bulmamız isteniyor.
- A) "İçim içimi yedi": Endişelenmek, kuruntu yapmak anlamında kullanılır. Gerçekleşmesi imkansız bir durum ifade etmez.
- B) "Gözleri кам кам bakıyordu": Çok yorgun olmak, gözleri kapanacak gibi olmak anlamında kullanılır. Gerçekleşmesi imkansız bir durum ifade etmez.
- C) "Güneş doğudan değil, batıdan doğacak": Bilindiği gibi güneş her zaman doğudan doğar. Bu cümlenin kullanıldığı durum, kesinlikle olmayacak bir şeyi ifade eder.
- D) "Eli bollaştı": Cömertleşmek, para harcamaktan çekinmemek anlamında kullanılır. Gerçekleşmesi imkansız bir durum ifade etmez.
Örnek 4:
"Damlaya damlaya göl olur." atasözünün, aşağıdaki durumlardan hangisiyle daha iyi ilişkilendirilebileceğini düşünüyorsunuz?
A) Bir anda büyük bir servet kazanmak.
B) Küçük birikimlerle zamanla zengin olmak.
C) Tüm parasını bir anda harcamak.
D) Borç alarak harcamalar yapmak.
A) Bir anda büyük bir servet kazanmak.
B) Küçük birikimlerle zamanla zengin olmak.
C) Tüm parasını bir anda harcamak.
D) Borç alarak harcamalar yapmak.
Çözüm:
- Bu atasözü, küçük çabaların bir araya gelerek büyük sonuçlar doğuracağını anlatır.
- A) Bir anda büyük servet kazanmak, atasözünün anlamıyla çelişir.
- B) Küçük birikimlerin zamanla birikerek büyük bir servet oluşturması, atasözünün tam olarak ifade ettiği anlamdır.
- C) Tüm parayı bir anda harcamak, birikim yapmanın tersidir.
- D) Borç alarak harcamak, atasözünün öğütlediği tutumlu yaşamla uyumlu değildir.
Örnek 5:
Bir öğrenci, ödevindeki bir cümlede geçen "etekleri zil çalmak" deyiminin anlamını yanlış öğrenmiştir. Öğrenci, bu deyimin anlamını "çok korkmak" olarak anlamıştır. Buna göre, öğrencinin kurduğu aşağıdaki cümlelerden hangisi, deyimin gerçek anlamıyla uyumlu değildir?
A) Sınav sonuçlarını öğrenince etekleri zil çaldı.
B) Yeni aldığı oyuncağı görünce çocuğun etekleri zil çaldı.
C) Arkadaşının sürpriz doğum günü partisini görünce etekleri zil çaldı.
D) Beklediği haber gelince, onun etekleri zil çalmaya başladı.
A) Sınav sonuçlarını öğrenince etekleri zil çaldı.
B) Yeni aldığı oyuncağı görünce çocuğun etekleri zil çaldı.
C) Arkadaşının sürpriz doğum günü partisini görünce etekleri zil çaldı.
D) Beklediği haber gelince, onun etekleri zil çalmaya başladı.
Çözüm:
- "Etekleri zil çalmak" deyimi, çok sevinmek, mutluluktan ne yapacağını bilememek anlamına gelir.
- Öğrenci bu deyimi "çok korkmak" olarak anlamış.
- Şimdi seçeneklere bakalım:
- A) Sınav sonuçlarını öğrenince sevinmek (veya üzülmek) mümkündür. Eğer öğrenci korktuğunu düşünüyorsa bu cümle onun yanlış anlayışına uyar.
- B) Yeni oyuncak alan bir çocuğun sevinmesi doğaldır. Deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- C) Sürpriz partiyle karşılaşan birinin sevinmesi doğaldır. Deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- D) Beklenen haber gelince sevinmek doğaldır. Deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- Soruda deyimin gerçek anlamıyla uyumlu olmayan cümleyi bulmamız isteniyor.
- Öğrencinin yanlış anlaması, deyimi korkuyla ilişkilendirmesidir. Bu durumda, eğer öğrenci bu cümleyi kurduysa, deyimin gerçek anlamıyla değil, kendi yanlış anlayışıyla kurmuş olur.
- Ancak soruda "deyimin gerçek anlamıyla uyumlu değildir" deniyor. Bu, deyimin doğru anlamıyla uyuşmayan cümleyi bulmak demektir.
- A, B, C ve D şıklarındaki tüm cümleler, deyimin gerçek anlamı olan "çok sevinmek" ile uyumludur.
- Soruda bir yanlışlık var gibi görünüyor. Eğer soru "öğrencinin yanlış anlayışına göre kurduğu cümle" olsaydı, A şıkkı olabilirdi.
- Ancak mevcut soruya göre, tüm şıklar deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- Düzeltme: Sorunun mantığını tekrar gözden geçirelim. Öğrenci deyimi "çok korkmak" olarak anlamış. Bu durumda, öğrencinin kurduğu cümle, deyimin gerçek anlamıyla (çok sevinmek) çelişmelidir.
- A) Sınav sonuçları açıklandığında sevinmek de mümkündür, korkmak da. Eğer öğrenci korktuğunu düşünüyorsa, bu cümleyi kurabilir.
- B) Yeni oyuncak alan bir çocuğun sevinmesi, korkması değil. Bu cümle deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- C) Sürpriz partiyle karşılaşan birinin sevinmesi, korkması değil. Bu cümle deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- D) Beklenen haber gelince sevinmek, korkmak değil. Bu cümle deyimin gerçek anlamıyla uyumludur.
- Bu durumda, öğrencinin yanlış anlayışına göre kurabileceği ve deyimin gerçek anlamıyla çelişen bir cümle olmalı.
- Tekrar değerlendirirsek: Deyimin gerçek anlamı "çok sevinmek". Öğrenci "çok korkmak" anlamış.
- A) Sınav sonuçları açıklandığında sevinmek de mümkündür, korkmak da.
- B) Yeni oyuncak alan çocuğun sevinmesi, korkması değil.
- C) Sürpriz partiyle karşılaşan kişinin sevinmesi, korkması değil.
- D) Beklenen haber gelince sevinmesi, korkması değil.
- Sorunun orijinalinde bir hata olabilir. Ancak soruyu en iyi şekilde yorumlarsak: Öğrenci deyimi "korkmak" olarak anlamışsa ve bu deyim aslında "sevinmek" anlamına geliyorsa, öğrencinin kurduğu cümlenin deyimin gerçek anlamını yansıtmaması beklenir.
- Eğer soru "öğrencinin yanlış anlayışına göre kurduğu cümle hangisidir?" şeklinde olsaydı, A şıkkı daha olası olurdu.
- Ancak "deyimin gerçek anlamıyla uyumlu değildir" ifadesi, deyimin doğru anlamıyla çelişen cümleyi soruyor.
- Bu durumda, A, B, C, D şıklarının hepsi deyimin gerçek anlamı olan "çok sevinmek" ile uyumludur.
- Varsayım: Belki de soru, öğrencinin yanlış anlayışıyla kurduğu bir cümleyi soruyor ve bu cümlenin deyimin gerçek anlamıyla çelişmesini istiyor. Bu durumda, A şıkkı en mantıklı seçenek olurdu çünkü sınav sonuçları hem sevinç hem de korku kaynağı olabilir.
- Ancak mevcut haliyle, soru hatalıdır. En yakın yorumla, A şıkkı öğrencinin yanlış anlayışına göre kurulabilecek bir cümle olabilir.
- Kesin Cevap: Sorunun hatalı olduğunu düşünüyorum. Ancak bir cevap seçmek gerekirse, "Etekleri zil çalmak" deyimi sevinç ifade eder. Eğer öğrenci "korkmak" anlamışsa, deyimin gerçek anlamıyla uyumlu olmayan cümle, deyimin gerçek anlamını ifade eden bir cümledir. Bu durumda A, B, C, D şıklarının hepsi uyumludur.
- Soruyu yeniden yorumlama: Belki de soru, öğrencinin yanlış anlayışına göre kurduğu bir cümleyi soruyor ve bu cümlenin deyimin gerçek anlamıyla uyumlu olup olmadığını soruyor.
- Öğrenci: "Sınav sonuçlarını öğrenince etekleri zil çaldı." (Öğrenci korktuğunu düşünüyor)
- Gerçek Anlam: "Sınav sonuçlarını öğrenince çok sevindi."
- Bu durumda, öğrencinin kurduğu cümle, deyimin gerçek anlamıyla uyumlu değildir çünkü öğrenci korktuğunu düşünürken, deyim sevinci ifade ediyor.
Örnek 6:
Bir arkadaşınız size borç para istediğinde, "Eli sıkı bir insansın, bana borç vermezsin." dedi. Bu cümlenin anlamı nedir? 🤔
Çözüm:
- Burada kullanılan "eli sıkı" deyimi, mecazi bir anlam taşır.
- Gerçek anlamda bir kişinin eli sıkı olamaz.
- Bu deyim, cimri, para harcamayı sevmeyen, pinti anlamlarında kullanılır.
- Dolayısıyla arkadaşınız, sizin para harcamayı sevmediğinizi, bu yüzden de borç vermeyeceğinizi düşünerek bu ifadeyi kullanmıştır.
Örnek 7:
"Her koyun kendi bacağından asılır." atasözü, aşağıdaki yargılardan hangisiyle en çok örtüşür?
A) İnsanlar birbirlerine yardım etmelidir.
B) Herkes kendi davranışlarının sonucuna katlanır.
C) Zor zamanlarda dayanışma önemlidir.
D) Suçlular cezalandırılmalıdır.
A) İnsanlar birbirlerine yardım etmelidir.
B) Herkes kendi davranışlarının sonucuna katlanır.
C) Zor zamanlarda dayanışma önemlidir.
D) Suçlular cezalandırılmalıdır.
Çözüm:
- Bu atasözü, kişinin kendi eylemlerinden sorumlu olduğunu ve sonuçlarına katlanacağını ifade eder.
- A) İnsanların birbirine yardım etmesi atasözünün ana fikri değildir.
- B) Herkesin kendi davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmesi, atasözünün tam olarak ifade ettiği anlamdır.
- C) Zor zamanlarda dayanışma, bu atasözünün vurguladığı bir konu değildir.
- D) Suçluların cezalandırılması, atasözünün dolaylı bir sonucu olabilir ancak ana fikri bu değildir. Asıl vurgu, eylemin kişiye ait olmasıdır.
Örnek 8:
Anneniz size, "Oğlum/Kızım, ayağını denk al, bu davranışlarının sonu iyi olmaz." dediğinde ne anlama gelmiş olur? 😟
Çözüm:
- "Ayağını denk almak" deyimi, kişinin davranışlarına dikkat etmesi, ölçülü olması ve olası olumsuz sonuçları düşünerek hareket etmesi gerektiğini ifade eder.
- Bu deyim, genellikle bir uyarı olarak kullanılır.
- Annenizin bu sözüyle, sergilediğiniz davranışların yanlış olduğunu ve bu şekilde devam ederseniz hoş olmayan sonuçlarla karşılaşabileceğinizi belirtmiştir.
Örnek 9:
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili deyimlerden hangisinin anlamı, verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) Sınavdan düşük not alınca içim cız etti. (Üzüldüm)
B) Yeni aldığı arabayı görünce gözleri parladı. (Çok sevindi)
C) O kadar yorgundu ki, eli ayağına dolaştı. (Ne yapacağını bilemedi)
D) Bu kadar uğraşmasına rağmen eli boş döndü. (Hiçbir şey elde edemedi)
A) Sınavdan düşük not alınca içim cız etti. (Üzüldüm)
B) Yeni aldığı arabayı görünce gözleri parladı. (Çok sevindi)
C) O kadar yorgundu ki, eli ayağına dolaştı. (Ne yapacağını bilemedi)
D) Bu kadar uğraşmasına rağmen eli boş döndü. (Hiçbir şey elde edemedi)
Çözüm:
- Bu soruda, verilen deyimlerin anlamlarını ve açıklamalarını karşılaştırmamız gerekiyor.
- A) "İçim cız etti": Genellikle bir durumdan dolayı duyulan üzüntüyü, acımayı ifade eder. Açıklama "Üzüldüm" ile uyumludur. ✅
- B) "Gözleri parladı": Bir şeyi görünce duyulan sevinci, heyecanı ifade eder. Açıklama "Çok sevindi" ile uyumludur. ✅
- C) "Eli ayağına dolaşmak": Heyecanlanmak, şaşırmak veya korkmak gibi durumlarda ne yapacağını bilememek, sakarlık yapmak anlamlarına gelir. Açıklama "Ne yapacağını bilemedi" ile uyumludur. ✅
- D) "Eli boş dönmek": Bir yerden bir beklentiyle gidip, hiçbir şey elde edemeden geri dönmek demektir. Açıklama "Hiçbir şey elde edemedi" ile uyumludur. ✅
- Tekrar Değerlendirme: Soruda bir hata olabilir. Tüm seçenekler verilen açıklamalarla uyumlu görünüyor.
- Varsayım: Belki de "eli ayağına dolaşmak" deyiminin anlamı daha çok sakarlık veya telaşla ilgilidir. Ancak "ne yapacağını bilememek" de bu kapsamdadır.
- Varsayım 2: Belki de "içim cız etti" deyiminin anlamı "endişelendim" veya "korktum" gibi daha hafif bir üzüntüyü ifade ederken, "üzüldüm" daha genel bir anlam taşıyor. Ancak bu ayrım genellikle 9. sınıf seviyesinde bu kadar keskin olmaz.
- Varsayım 3: Belki de "eli boş döndü" deyiminin anlamı sadece "hiçbir şey elde edemedi" değil, aynı zamanda "boş yere uğraştı" gibi bir anlam da taşır.
- Kesin Cevap: Soruda verilen seçeneklerin hepsi, deyimlerin yaygın anlamlarıyla uyumludur. Bu nedenle sorunun hatalı olma ihtimali yüksektir. Ancak bir cevap seçmek gerekirse, C şıkkındaki "eli ayağına dolaşmak" deyiminin anlamı bazen daha çok "telaşlanmak" veya "sakarlık yapmak" olarak yorumlanabilir. "Ne yapacağını bilememek" de bu kapsamda olsa da, diğer seçenekler daha net uyumludur.
- Kesin Cevap (Yeniden Yorum): Sorunun hatalı olduğunu düşünüyorum. Ancak, eğer bir seçenek seçilecekse, "eli ayağına dolaşmak" deyimi bazen sadece ne yapacağını bilememek değil, aynı zamanda bir telaş veya sakarlık durumunu da ifade eder. Bu nedenle, "Ne yapacağını bilemedi" açıklaması tam olarak kapsayıcı olmayabilir. Ancak bu da çok zayıf bir ayrım.
- Kesin Cevap (Son Yorum): Sorunun hatalı olduğunu tekrar belirtmek isterim. Ancak, eğer bir cevap seçmek zorundaysak, diğer seçenekler deyimin anlamını çok net karşılıyor. C şıkkındaki "eli ayağına dolaşmak" deyimi, bazen daha çok "şaşırmak, heyecanlanmak, telaşlanmak" gibi durumları ifade ederken, "ne yapacağını bilememek" bu durumların bir sonucu olabilir. Bu nedenle, bu açıklamanın tam olarak deyimi karşılamadığı düşünülebilir.
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-deyimler-ve-atasozleri/sorular