✅ 8. Sınıf İnkılap Tarihi: Atatürk'ün dünya savaşı öncesi tespitleri ve türkiye'nin denge siyaseti Test Çöz
🚀 Teste Hazır mısın?
Öğrendiklerini pekiştirmek ve kendini denemek için harika bir fırsat! Soruları dikkatlice oku ve çözümlere göz atmayı unutma.
✅ 8. Sınıf İnkılap Tarihi: Atatürk'ün dünya savaşı öncesi tespitleri ve türkiye'nin denge siyaseti Testi
Mustafa Kemal Atatürk, 1932 yılında Amerikalı General Mac Arthur ile yaptığı görüşmede; Versay Antlaşması'nın adaletsiz hükümler içerdiğini, Almanya'nın yakın zamanda Avrupa'da egemenlik kurmak için harekete geçeceğini ve yeni bir dünya savaşının kaçınılmaz olduğunu belirtmiştir. 1939 yılında başlayan II. Dünya Savaşı, Atatürk'ün bu tespitlerini doğrulamıştır.
Bu durum Mustafa Kemal Atatürk'ün aşağıdaki kişisel özelliklerinden hangisini doğrudan kanıtlamaktadır?
B) İleri görüşlülüğünü
C) Teşkilatçılığını
D) İnkılapçılığını
Türkiye, II. Dünya Savaşı tehlikesinin belirmesi ve İtalya'nın Akdeniz'deki yayılmacı politikaları üzerine batı sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla bölgesel iş birliklerine yönelmiştir.
Bu amaçla Türkiye'nin öncülüğünde 1934 yılında Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya'nın katılımıyla imzalanan ittifak aşağıdakilerden hangisidir?
B) Balkan Antantı
C) Milletler Cemiyeti
D) Montrö Boğazlar Sözleşmesi
Türkiye, batı sınırını güvenceye aldıktan sonra doğu sınırlarının güvenliğini de sağlamak istemiştir. Bu doğrultuda 1937 yılında İran, Irak ve Afganistan ile bir araya gelerek Sadabat Paktı'nı imzalamıştır.
Buna göre, Sadabat Paktı'nın imzalanmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Boğazlar üzerinde tam egemenlik kurmak
C) Hatay'ın ana vatana katılmasını kolaylaştırmak
D) Batılı devletlerle ekonomik iş birliğini artırmak
II. Dünya Savaşı boyunca Türkiye, savaşan blokların (Müttefik ve Mihver) baskılarına rağmen fiilen savaşa girmemeye çalışmış, her iki tarafla da diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürerek ülkesini savaşın yıkıcı etkilerinden korumayı başarmıştır.
Türkiye'nin savaş boyunca izlediği bu tarafsız ve hassas dış politika stratejisine ne ad verilir?
B) Denge siyaseti
C) Sömürgeci siyaset
D) Mandacılık siyaseti
Mustafa Kemal Atatürk, 1930'lu yıllarda İtalya ve Almanya'nın hızla silahlanarak yayılmacı bir politika izlemesi üzerine, dünya barışını korumak ve Türkiye'nin güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli diplomatik girişimlerde bulunmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin II. Dünya Savaşı tehlikesine karşı savaş öncesinde aldığı önlemlerden biri olamaz?
B) Balkan Antantı'nın kurulması
C) Sadabat Paktı'nın imzalanması
D) Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) üye olunması
Lozan Antlaşması'nda Boğazlar'ın yönetimi, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakılmış ve Boğazlar'ın her iki yakasının askersizleştirilmesi kararlaştırılmıştı. Ancak 1930'larda İtalya ve Almanya'nın saldırgan politikaları üzerine Türkiye, bu durumun güvenliğini tehdit ettiğini belirterek Boğazlar'ın statüsünün değiştirilmesini istemiş ve 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu kaldırılarak tüm haklar Türkiye'ye geçmiştir.
Bu bilgilere göre, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?
B) Boğazlar üzerindeki Türk egemenliği tam olarak sağlanmıştır.
C) Türkiye, II. Dünya Savaşı öncesinde güvenlik önlemlerini artırmıştır.
D) Lozan Barış Antlaşması'nın tüm maddeleri tamamen geçersiz kılınmıştır.
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye, bir yandan İngiltere ve Fransa ile karşılıklı yardım antlaşması imzalarken, diğer yandan Almanya ile Dostluk ve Saldırmazlık Paktı imzalamıştır. Savaşan her iki blokla da ilişkilerini sürdüren Türkiye, müttefiklerin savaşa girme baskılarına karşı direnmiştir.
Türkiye'nin bu çok yönlü diplomatik tutumu aşağıdakilerden hangisini amaçladığını gösterir?
B) Mihver Devletler grubuna katılarak yeni topraklar kazanmayı
C) Sömürgecilik yarışında etkin bir rol oynamayı
D) Ülkedeki demokratik yönetim biçimini askıya almayı
Atatürk, I. Dünya Savaşı'nı bitiren antlaşmalar hakkında şu tespiti yapmıştır: "Versay Antlaşması, I. Dünya Savaşı'na yol açan nedenlerin hiçbirini ortadan kaldırmamış, aksine rakipler arasındaki uçurumu daha da derinleştirmiştir. Galip devletler mağluplara kendi şartlarını zorla kabul ettirmişlerdir. Bu durum yeni bir hesaplaşmayı kaçınılmaz kılacaktır."
Atatürk'ün bu tespiti ve II. Dünya Savaşı'nın çıkış süreci birlikte değerlendirildiğinde, Atatürk hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Savaş yanlısı ve yayılmacı bir dış politikayı desteklediği
C) Batılı devletlerin iç işlerine karışarak kaos yaratmak istediği
D) Sadece askeri konulara odaklanıp diplomatik gelişmeleri önemsemediği
Türkiye, II. Dünya Savaşı'na fiilen girmemesine rağmen, her an savaşa girme ihtimaline karşı genel seferberlik ilan etmiş ve yetişkin erkek nüfusun büyük bir kısmını silah altına almıştır. Bu durum, fabrikalarda ve tarlalarda çalışacak iş gücünün azalmasına yol açmıştır.
Bu gelişmenin Türkiye'de aşağıdakilerden hangisine doğrudan neden olduğu söylenebilir?
B) Dış ticaret gelirlerinin rekor düzeyde artmasına
C) Nüfus artış hızının olağanüstü yükselmesine
D) Eğitim harcamalarının bütçedeki payının artmasına
Fransa, II. Dünya Savaşı öncesinde Almanya ve İtalya'nın yarattığı tehdit nedeniyle Suriye üzerindeki manda yönetimini kaldırma kararı almış ve Hatay konusundaki katı tutumunu yumuşatmıştır. Türkiye, Avrupa'da beliren bu savaş tehlikesini ve Fransa'nın geri adım atmasını diplomatik bir fırsat olarak değerlendirerek Hatay'ın önce bağımsız olmasını, ardından da ana vatana katılmasını sağlamıştır.
Bu bilgiye göre, Türkiye'nin dış politikası hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü hiçe sayarak yayılmacı bir politika izlemiştir.
C) Savaş tehlikesini görmezden gelerek tarafsızlık ilkesinden tamamen vazgeçmiştir.
D) Yalnızca askeri güce başvurarak diplomatik alanda başarı elde etmiştir.
II. Dünya Savaşı sürecinde Müttefik Devletler (İngiltere ve ABD), Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa sokabilmek için Adana ve Kahire'de Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile üst düzey görüşmeler yapmışlardır. Türkiye bu görüşmelerde savaşa girmeyi ilkesel olarak kabul etmiş ancak Türk ordusunun askeri malzeme, silah ve teçhizat yönünden tamamen desteklenmesi şartını koşmuştur.
Türkiye'nin bu şartı öne sürmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
B) Müttefik Devletler'in topraklarını ele geçirmek için fırsat kollamak
C) Almanya ile olan dostluk ve ticaret ilişkilerini tamamen sonlandırmak
D) Savaş sonrasında kurulacak Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olmak
Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930'lu yıllarda dünya siyasetine dair yaptığı bazı tespitler şunlardır:
- "Almanya, Versailles Antlaşması'nın zincirlerini kırmak için her yolu deneyecektir ve bu durum yeni bir savaşı tetikleyecektir."
- "İtalya, Akdeniz'de egemenlik kurmak amacıyla saldırgan bir politika izlemektedir; bu durum bölge barışını tehdit etmektedir."
- "Büyük bir dünya savaşı yaklaşıyor. Bu savaşta tarafsız kalmak, ülkemizin geleceğini ve bağımsızlığını korumak için hayati önem taşımaktadır."
Atatürk'ün bu tespitleri ve Türkiye'nin II. Dünya Savaşı boyunca izlediği dış politika birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin Atatürk'ün öngörüleri ve vasiyeti doğrultusunda hareket ettiğinin en güçlü kanıtıdır?
B) Savaşın hemen başında İngiltere ve Fransa ile askeri ittifak kurarak Almanya'ya karşı cephe alması
C) Savaşın gidişatını değiştirmek amacıyla Boğazları Mihver devletlerin savaş gemilerine tamamen açması
D) Savaş sonrasında kurulacak Birleşmiş Milletler'e katılabilmek için savaşın başında tarafsızlığını bozması
II. Dünya Savaşı başladığında Türkiye, "aktif tarafsızlık" ve "denge" politikası izlemiştir. Bu politika kapsamında Türkiye şu adımları atmıştır:
- 1939 yılında İngiltere ve Fransa ile Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalamıştır.
- 1941 yılında Almanya ile Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalamıştır.
- Müttefiklerin ısrarlı baskılarına rağmen askeri yetersizliklerini gerekçe göstererek savaşa fiilen katılmamıştır.
- Savaşın sonuna doğru (Şubat 1945), Yalta Konferansı kararları gereği kurulacak olan Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olabilmek amacıyla, fiilen savaşma niyeti olmaksızın Almanya ve Japonya'ya kağıt üzerinde savaş ilan etmiştir.
Bu bilgilere göre, Türkiye'nin II. Dünya Savaşı sürecindeki dış politikası hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
B) Savaş dışı kalma kararlılığını, askeri eksikliklerini diplomatik bir gerekçe olarak kullanarak sürdürmüştür.
C) Savaş sonrası kurulacak yeni dünya düzeninde yalnız kalmamak ve yer edinebilmek için stratejik kararlar almıştır.
D) Mihver Devletler ile olan ilişkilerini tamamen sonlandırarak savaşın başından itibaren Müttefiklerin askeri stratejilerine göre hareket etmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, 1930'larda yaptığı bir konuşmada şöyle demiştir:
"Uluslararası barış ve güvenliğin korunması, sadece büyük devletlerin değil, tüm dünya milletlerinin ortak sorumluluğudur. Yaklaşan felakete karşı el ele vermeyenler, yarın bu felaketin altında ezilmekten kurtulamayacaklardır. Bizim dış politikamızın temeli barıştır ve barışı korumak için her türlü iş birliğine hazırız."
Atatürk'ün bu düşüncesinin, Türkiye'nin;
I. Milletler Cemiyeti'ne üye olması,
II. Balkan Antantı'nın kurulmasına öncülük etmesi,
III. Sadabat Paktı'na katılması,
IV. Hatay'ın bağımsızlığı için Milletler Cemiyeti'ne başvurması
girişimlerinden hangileriyle doğrudan örtüştüğü savunulabilir?
B) III ve IV
C) I, II ve III
D) I, II, III ve IV
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/8-sinif-inkilap-tarihi-ataturk-un-dunya-savasi-oncesi-tespitleri-ve-turkiye-nin-denge-siyaseti/testler