📝 11. Sınıf Edebiyat: Yazım, Noktalama İşaretleri, Cümlenin Öğeleri, Yazar Eser, Şiir, Sohbet, Makale Ders Notu
Bu ders notunda, 11. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı müfredatında yer alan yazım kuralları, noktalama işaretleri, cümlenin öğeleri, yazar-eser ilişkisi, şiir, sohbet ve makale türleri detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Konular, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatına uygun olarak, öğrencilerin bu sınıf seviyesindeki bilişsel düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
1. Yazım Kuralları ✍️
Yazım kuralları, dilin doğru ve anlaşılır bir şekilde kullanılmasını sağlar. İşte 11. sınıf düzeyinde dikkat edilmesi gereken başlıca kurallar:
1.1. Büyük Harflerin Kullanımı
- Cümleler büyük harfle başlar: Bugün hava çok güzeldi.
- Özel adlar büyük harfle başlar: Ayşe, Türkiye, Karadeniz.
- Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar: Doktor Ali Bey, Mustafa Kemal Paşa, Deli Ozan.
- Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Oğuz, Kıpçak.
- Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, İngilizce, Azerbaycan Türkçesi.
- Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Hanefilik, Hristiyan.
- Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri.
- Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin her kelimesi büyük harfle başlar (özel adlar ve ilk harfi küçük olan edatlar hariç): Nutuk, Türk Dili dergisi, Milliyet gazetesi.
- Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Ekim 1923 Salı. (Belirli bir tarih bildirmiyorsa küçük harfle başlar: Her yıl ekim ayında tatil yaparız.)
1.2. Birleşik Kelimelerin Yazımı
- Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler:
- Ses düşmesi veya türemesi olanlar: kaybolmak (kayıp olmak), hissetmek (his etmek).
- Anlamca kaynaşmış olanlar (birleşen kelimelerden ikisi de veya ikincisi gerçek anlamını yitirmişse): gecekondu, mirasyedi, bülbül yuvası (tatlı adı).
- Bazı sıfat fiil ekleriyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler: can kurtaran, bilgisayar, gökdelen.
- İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş yer adları: Çanakkale, Pınarbaşı.
- Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler:
- Etmek, olmak, eylemek yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde ses düşmesi veya türemesi yoksa: fark etmek, arz etmek, alt etmek.
- Somut olarak yer bildirmeyen alt, üst, ana, ön, arka, dış, iç, orta, büyük, küçük, sağ, sol, tek, çift, çok, az, aşağı, yukarı gibi kelimelerle kurulan birleşik kelimeler: yasa dışı, hafta içi, yurt dışı, yer altı (soyut anlamda). (Somut yer bildirenler bitişik yazılır: sualtı, yeraltı (mağara anlamında)).
- İki kelimenin de anlamını koruduğu birleşik kelimeler: deniz yılanı, kuru soğan, ana dil.
1.3. Sayıların Yazımı
- Metin içinde sayılar genellikle yazıyla yazılır: üç ay sonra, iki hafta.
- Rakamla yazılması gerekenler: saat, para tutarı, ölçü, istatistik verileri: 17.30'da, 1500 TL, 5 kilogram, %25 artış.
- Sıra sayıları yazıyla veya rakamla gösterilebilir: üçüncü, 3., III.
- Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla yazılır: ikişer, üçer. (2'şer, 3'er şeklinde yazım yanlıştır.)
1.4. "-ki", "-de", "-mi" Eklerinin Yazımı
- Bağlaç olan "ki": Ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimeye bitişmez. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz: Sen ki çok çalışkansın. (Sen çok çalışkansın.)
- İlgi zamiri olan "-ki": Bitişik yazılır ve eklendiği kelimeyle birlikte bir ismin yerini tutar: Benimki daha güzel. (Benim çantam.)
- Sıfat yapan "-ki": Bitişik yazılır ve eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Yoldaki taşlar, evdeki hesap.
- Bağlaç olan "de/da": Ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz: Ali de geldi. (Ali geldi.)
- Durum eki olan "-de/-da": Bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur: Evde kimse yok. (Ev kimse yok. - anlam bozuldu.)
- Soru eki "mi/mı/mu/mü": Her zaman ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne göre uyum sağlar: Geldin mi? Okuyor musun? Soru ekinden sonra gelen ekler bitişik yazılır: Gelecek miydin?
2. Noktalama İşaretleri 📌
Noktalama işaretleri, yazılı anlatımda anlam karışıklığını önler, duraklama ve vurgu yerlerini belirtir.
2.1. Nokta (.)
- Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: Hava karardı.
- Bazı kısaltmaların sonuna konur: Dr., Cad.
- Sayıların sıralanmasında kullanılır: 1., 2. madde.
- Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır: 29.10.1923.
- Saat ve dakika gösteren sayıları ayırmak için kullanılır: 09.15.
2.2. Virgül (,)
- Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur: Pazardan elma, armut, muz aldık.
- Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Geldi, gördü, yendi.
- Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için konur: Ayşe, dün akşamki toplantıda herkesi şaşırtan bir konuşma yaptı.
- Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır: Memleketimi, doğduğum yeri, çok özledim.
- Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konur: Ders bitti, dedi.
- Anlam karışıklığını önlemek için kullanılır: Genç, doktora yaklaştı. (Genç birinin doktora yaklaştığını belirtir.)
2.3. Noktalı Virgül (;)
- Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Ali, Can, Demir; kız çocuklara Ayşe, Elif, Zeynep adları verildi.
- Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak istiyorum.
- İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir: Yeni usul şiirimiz; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu.
2.4. İki Nokta (:)
- Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur: Milli Edebiyat Dönemi yazarları şunlardır: Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp.
- Kendisiyle ilgili açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur: Bu kararın iki nedeni var: birincisi ekonomik, ikincisi sosyal.
- Karşılıklı konuşmalarda konuşan kişinin adından sonra konur: Öğretmen: Ders çalışın çocuklar.
2.5. Üç Nokta (...)
- Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur: Ne kadar güzel bir manzara...
- Alıntılarda başta, ortada veya sonda atlanan yerleri belirtmek için konur: ...derken akşam oldu.
- Söylenmek istenmeyen sözlerin yerine konur: O kadar kaba ki...
2.6. Soru İşareti (?)
- Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur: Nereye gidiyorsun?
- Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240? - 1320).
2.7. Ünlem İşareti (!)
- Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarelerin sonuna konur: Eyvah! Ne kadar da geç kaldık!
- Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur: Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!
- Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde kullanılır: Çok zeki (!) bir öğrenciydi.
2.8. Tırnak İşaretleri (" ")
- Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır: Atatürk "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." demiştir.
- Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitap adları ve yazı başlıkları tırnak içine alınır: Bugün "Vatan Yahut Silistre"yi okudum.
2.9. Yay Ayraç ( )
- Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için kullanılır: Anadolu'nun birçok yerinde (özellikle İç Anadolu'da) kuraklık yaşanıyor.
- Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır: (Sahneye girer.)
- Alıntıların kaynağını göstermek için kullanılır: (Yahya Kemal Beyatlı)
2.10. Kesme İşareti (')
- Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme eklerini ayırmak için konur: Türkiye'nin, Ankara'ya, Fatih Sultan Mehmet'in.
- Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Ayşe Hanım'a, Mustafa Bey'e.
- Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TDK'nin, TBMM'ye.
- Sayıya getirilen ekleri ayırmak için konur: 1999'da, 8'inci.
- Belirli bir kanun, tüzük, yönetmelik vb. adlarında geçen "ve, ile, ya..." gibi bağlaçlar küçük harfle yazıldığında kesme işareti kullanılmaz: "Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun"da.
3. Cümlenin Öğeleri 🧩
Cümlenin öğeleri, bir cümleyi oluşturan ve yargıyı tamamlayan temel yapı taşlarıdır. Cümlenin öğeleri; temel öğeler (yüklem, özne) ve yardımcı öğeler (nesne, yer tamlayıcısı, zarf tamlayıcısı) olmak üzere ikiye ayrılır.
3.1. Yüklem
- Cümlenin temel öğesidir ve cümlede bildirilen işi, oluşu, durumu veya yargıyı karşılar.
- Çekimli bir fiil veya ek fiil almış bir isim soyundan sözcük olabilir.
- Yüklem bulunmadan diğer öğeler bulunamaz.
- Örnek: Çocuk, bahçede oynuyor. (Fiil yüklem) / En sevdiğim renk mavidir. (İsim yüklem)
3.2. Özne
- Yüklemin bildirdiği işi yapan veya yargıyı üzerine alan öğedir.
- Yükleme sorulan "kim?" ve "ne?" sorularıyla bulunur.
- Örnek: Kuşlar gökyüzünde uçuyor. (Kim uçuyor? Kuşlar.) / Kitaplar rafa dizildi. (Ne dizildi? Kitaplar.)
- Gizli Özne: Cümlede açıkça belirtilmeyen, ancak yüklemin çekiminden anlaşılan öznedir: Dün sinemaya gittik. (Biz - gizli özne)
3.3. Nesne (Düz Tümleç)
- Yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir.
- İki çeşittir:
- Belirtili Nesne: Yükleme sorulan "neyi?", "kimi?" sorularıyla bulunur. İsmin belirtme (-i) hâlini alır.
- Örnek: Kitabı okudum. (Neyi okudum? Kitabı.) / Arkadaşını gördü. (Kimi gördü? Arkadaşını.)
- Belirtisiz Nesne: Yükleme sorulan "ne?" sorusuyla bulunur. İsmin yalın hâlinde bulunur.
- Örnek: Yarın kitap alacağım. (Ne alacağım? Kitap.) / Mektup yazdı. (Ne yazdı? Mektup.)
3.4. Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç)
- Yüklemin anlamını yer, yön, bulunma, ayrılma bildiren eklerle tamamlayan öğedir.
- İsmin -e (-a), -de (-da), -den (-dan) hâl eklerini alır.
- Yükleme sorulan "kime?", "kimde?", "kimden?", "neye?", "neyde?", "neyden?", "nereye?", "nerede?", "nereden?" sorularıyla bulunur.
- Örnek: Okula gitti. (Nereye gitti? Okula.) / Evde oturuyor. (Nerede oturuyor? Evde.) / Arkadaşından aldı. (Kimden aldı? Arkadaşından.)
3.5. Zarf Tamlayıcısı (Zarf Tümleci)
- Yüklemin anlamını zaman, durum, miktar, sebep, araç, şart vb. yönlerden tamamlayan öğedir.
- Yükleme sorulan "nasıl?", "ne zaman?", "ne kadar?", "niçin?", "neden?", "neyle?", "kiminle?" sorularıyla bulunur.
- Örnek: Hızlı koştu. (Nasıl koştu? Hızlı.) / Dün geldi. (Ne zaman geldi? Dün.) / Çok güldü. (Ne kadar güldü? Çok.) / Hasta olduğu için gelemedi. (Niçin gelemedi? Hasta olduğu için.)
4. Yazar-Eser 📚
11. sınıf Türk Edebiyatı müfredatında özellikle Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın ilk yılları (1923-1940) üzerinde durulur. İşte bu dönemlerin önemli yazar ve eserlerinden bazıları:
4.1. Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
Dönemin genel özellikleri: Türkçülük akımı, yerli ve milli konulara yönelme, sade dil, hece ölçüsü.
| Yazar | Önemli Eserleri | Türü |
|---|---|---|
| Ömer Seyfettin | Forsa, Yüksek Ökçeler, Beyaz Lale, Kaşağı | Hikaye |
| Ziya Gökalp | Türkçülüğün Esasları, Kızıl Elma, Yeni Hayat | Fikir, Şiir |
| Mehmet Emin Yurdakul | Türk Sazı, Ey Türk Uyan | Şiir |
| Halide Edip Adıvar | Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, Sinekli Bakkal | Roman |
| Reşat Nuri Güntekin | Çalıkuşu, Dudaktan Kalbe, Yaprak Dökümü | Roman |
| Yakup Kadri Karaosmanoğlu | Yaban, Kiralık Konak, Ankara, Nur Baba | Roman |
| Yahya Kemal Beyatlı | Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgarıyla | Şiir |
| Ahmet Haşim | Piyale, Göl Saatleri | Şiir |
4.2. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-1940 Arası)
Dönemin genel özellikleri: Anadolu'ya açılma, toplumsal gerçekçilik, bireyin iç dünyası, farklı şiir anlayışları.
| Yazar | Önemli Eserleri | Türü |
|---|---|---|
| Peyami Safa | Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih-Harbiye, Yalnızız | Roman |
| Ahmet Hamdi Tanpınar | Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Beş Şehir | Roman, Deneme |
| Cahit Sıtkı Tarancı | Otuz Beş Yaş, Ömrümde Sükut | Şiir |
| Necip Fazıl Kısakürek | Kaldırımlar, Çile, Bir Adam Yaratmak | Şiir, Tiyatro |
| Nazım Hikmet Ran | Memleketimden İnsan Manzaraları, Kuvayı Milliye Destanı | Şiir |
| Sabahattin Ali | Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna | Roman, Öykü |
| Fahri Celal Göktulga | Eski Zaman Kadınları, Kına Gecesi | Öykü |
| Memduh Şevket Esendal | Otlakçı, Mendil Altında, Ayaşlı ve Kiracıları | Öykü, Roman |
5. Şiir 📜
Şiir, duygu, düşünce ve hayallerin bir düzene bağlı olarak, uyumlu ve etkili bir dille anlatıldığı edebî türdür. 11. sınıf müfredatında bu dönemlerdeki şiir anlayışları önemlidir.
5.1. Şiirin Özellikleri
- Duygu ve hayal gücüne dayanır.
- Kelimeler genellikle yan ve mecaz anlamlarıyla kullanılır.
- Ahenk (ses uyumu, ritim) önemlidir.
- Ölçü (hece, aruz, serbest) ve uyak (kafiye) gibi biçimsel unsurlar bulunabilir.
- Yoğun ve özlü bir anlatımı vardır.
5.2. Dönemlere Göre Şiir Anlayışları
- Milli Edebiyat Dönemi Şiiri:
- Sade ve anlaşılır bir dil benimsenmiştir.
- Hece ölçüsü yaygın olarak kullanılmıştır.
- Memleket sevgisi, kahramanlık, Türkçülük gibi temalar işlenmiştir.
- Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp bu dönemin önemli temsilcileridir.
- Cumhuriyet Dönemi İlk Yılları Şiiri (1923-1940):
- Saf Şiir Anlayışı: Şiirde estetik kaygı, biçim mükemmelliği ve musiki ön plandadır. Sembolizmden etkilenilmiştir. Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı'nın başlattığı bu anlayış, Cumhuriyet döneminde Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı gibi isimlerle devam etmiştir.
- Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir: Şiirde ölçü ve uyak zorunluluğunu reddeden, toplumsal sorunları işleyen bir anlayıştır. Nazım Hikmet Ran bu anlayışın önemli temsilcisidir.
- Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdürenler: Mehmet Akif Ersoy (İstiklal Marşı şairi), Necip Fazıl Kısakürek gibi isimler dini ve milli değerleri şiirlerinde işlemişlerdir. Hece ölçüsünü kullanmışlardır.
6. Sohbet (Söyleşi) 💬
Sohbet, yazarın herhangi bir konuda, karşısında biri varmış gibi, samimi bir üslupla yazdığı düşünce yazılarına denir.
6.1. Sohbetin Özellikleri
- Samimi, içten ve konuşma diline yakın bir üslup kullanılır.
- Yazar, okuyucuyla karşılıklı konuşuyormuş gibi bir hava yaratır.
- Kanıtlama amacı gütmez, daha çok kişisel görüş ve düşünceler aktarılır.
- Konu sınırlaması yoktur; günlük olaylar, sanat, edebiyat, bilim gibi çeşitli konular işlenebilir.
- Genellikle gazete ve dergilerde yayımlanır.
- Önemli temsilcileri: Nurullah Ataç, Şevket Rado, Melih Cevdet Anday.
7. Makale 💡
Makale, herhangi bir konuda bilgi vermek, bir tezi savunmak veya bir görüşü kanıtlamak amacıyla yazılan bilimsel ve öğretici yazılardır.
7.2. Makalenin Özellikleri
- Nesnel bir dil kullanılır, kişisel görüşlerden çok kanıtlanabilir bilgilere yer verilir.
- Ciddi ve bilimsel bir üslup benimsenir.
- Öne sürülen düşünceler, kanıtlarla (belge, istatistik, örnek, tanık gösterme vb.) desteklenir.
- Açık, anlaşılır ve duru bir anlatım esastır.
- Genellikle gazete, dergi ve bilimsel yayınlarda yer alır.
- Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur.
- Önemli temsilcileri: Şinasi (ilk makale: Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi), Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Mehmet Kaplan.
7.3. Sohbet ve Makale Arasındaki Farklar
| Özellik | Sohbet | Makale |
|---|---|---|
| Amaç | Okuyucuyla dertleşme, kişisel görüş paylaşma | Bilgi verme, bir tezi kanıtlama |
| Üslup | Samimi, içten, konuşma diline yakın | Ciddi, nesnel, bilimsel |
| Kanıtlama | Gerek duyulmaz | Kanıtlama esastır |
| Kişisellik | Kişisel görüşler ön plandadır | Nesnel bilgiler ve genel geçer doğrular ön plandadır |