🎓 10. Sınıf
📚 10. Sınıf Biyoloji
💡 10. Sınıf Biyoloji: Tüm üniteler Çözümlü Örnekler
10. Sınıf Biyoloji: Tüm üniteler Çözümlü Örnekler
Örnek 1:
Hücre zarının seçici geçirgenliği ile ilgili bir deney tasarlanıyor. Hücre zarından geçebilen bazı maddeler ve geçirmeyen bazı maddeler listeleniyor. Aşağıdakilerden hangisi hücre zarından kolaylıkla geçebilen bir molekül türüdür?
A) Glikoz B) Protein C) Su D) Nişasta E) Vitamin (büyük)
A) Glikoz B) Protein C) Su D) Nişasta E) Vitamin (büyük)
Çözüm:
- Hücre zarı, temel olarak fosfolipit çift tabakası ve üzerinde bulunan proteinlerden oluşur.
- Zarın seçici geçirgenliği, küçük ve yüksüz moleküllerin daha kolay geçmesine izin verirken, büyük ve yüklü moleküllerin geçişini sınırlar.
- Su, küçük ve polar bir molekül olması nedeniyle zarın fosfolipit tabakasından difüzyonla veya akaporin adı verilen özel protein kanalları aracılığıyla kolaylıkla geçebilir.
- Glikoz, nişasta gibi büyük karbonhidratlar ve proteinler, zarın yapısındaki taşıyıcı proteinler yardımıyla veya özel taşıma mekanizmalarıyla geçebilir ancak doğrudan difüzyonla kolayca geçemezler.
- Büyük vitaminler de benzer şekilde geçişte zorlanabilir.
Örnek 2:
Mitoz bölünme sırasında gerçekleşen olayları sırasıyla eşleştiriniz.
I. Kardeş kromatitlerin ayrılması II. Çekirdek zarının erimesi III. Kromozomların ekvatoral düzlemde toplanması IV. İğ ipliklerinin oluşumu
A) IV - II - III - I B) II - IV - I - III C) IV - III - II - I D) II - III - IV - I E) I - II - III - IV
I. Kardeş kromatitlerin ayrılması II. Çekirdek zarının erimesi III. Kromozomların ekvatoral düzlemde toplanması IV. İğ ipliklerinin oluşumu
A) IV - II - III - I B) II - IV - I - III C) IV - III - II - I D) II - III - IV - I E) I - II - III - IV
Çözüm:
- Mitoz bölünme profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden oluşur.
- Profaz evresinde çekirdek zarı erir ve iğ iplikleri oluşmaya başlar. (II ve IV)
- Metafaz evresinde kromozomlar hücrenin ekvatoral düzleminde toplanır. (III)
- Anafaz evresinde kardeş kromatitler ayrılarak zıt kutuplara çekilir. (I)
- Telofaz evresinde ise çekirdek zarı yeniden oluşur ve sitoplazma bölünmesi gerçekleşir.
Örnek 3:
Bir grup öğrenci, DNA'nın yapısı ve replikasyonu konusunu pekiştirmek için bir model oluşturuyor. Modelde, DNA'nın iki zincirini temsil eden iki farklı renkli ip kullanıyorlar. Yeni DNA molekülünün oluşumu sırasında, eski zincirlerin ayrılması ve her bir eski zincire yeni tamamlayıcı zincirlerin sentezlenmesi gösteriliyor. Bu model, DNA replikasyonunun hangi temel prensibini en iyi şekilde vurgulamaktadır?
A) Transkripsiyon B) Çoğalma (Replikasyon) C) Çevrim (Dönüşüm) D) Eşleşme (Konneksiyon) E) Ayrışma (Disosiyasyon)
A) Transkripsiyon B) Çoğalma (Replikasyon) C) Çevrim (Dönüşüm) D) Eşleşme (Konneksiyon) E) Ayrışma (Disosiyasyon)
Çözüm:
- DNA replikasyonu, bir DNA molekülünden iki özdeş DNA molekülünün sentezlenmesi sürecidir.
- Bu süreçte, ana DNA molekülünün iki zinciri birbirinden ayrılır.
- Her bir eski zincir, kalıp görevi görerek yeni tamamlayıcı nükleotitlerin bağlanmasıyla yeni bir zincir oluşturur.
- Bu olaya yarı korunumlu replikasyon denir, çünkü oluşan her yeni DNA molekülü bir eski ve bir yeni zincir içerir.
- Öğrencilerin modeli, bu eski zincirlerin ayrılıp yeni zincirlerle eşleşerek iki özdeş DNA molekülü oluşturduğunu göstererek çoğalma (replikasyon) prensibini vurgulamaktadır.
Örnek 4:
Bir çiftçi, tarlasındaki ürün verimini artırmak için fotosentez hızını etkileyen faktörleri göz önünde bulunduruyor. Tarlanın ışık alımını optimize etmek, uygun sıcaklık koşullarını sağlamak ve bitkilere yeterli miktarda karbondioksit ve su sağlamak için çeşitli uygulamalar yapıyor. Bu uygulamalar, fotosentezin hangi temel girdilerini optimize etmeye yöneliktir?
A) Oksijen ve Glikoz B) Karbondioksit, Su ve Işık Enerjisi C) ATP ve NADPH D) Enzimler ve Klorofil E) Su ve Oksijen
A) Oksijen ve Glikoz B) Karbondioksit, Su ve Işık Enerjisi C) ATP ve NADPH D) Enzimler ve Klorofil E) Su ve Oksijen
Çözüm:
- Fotosentez, bitkilerin ışık enerjisini kullanarak karbondioksit ve suyu organik besinlere (glikoz) dönüştürdüğü bir süreçtir.
- Bu sürecin temel girdileri şunlardır:
- Işık Enerjisi: Fotosentez için gerekli enerjiyi sağlar.
- Karbondioksit (CO₂): Organik moleküllerin yapısına katılan karbon atomlarını sağlar.
- Su (H₂O): Elektron ve hidrojen kaynağıdır, aynı zamanda oksijenin kaynağıdır.
- Çıktıları ise glikoz (besin) ve oksijen gazıdır.
- Çiftçinin yaptığı uygulamalar (ışık alımını optimize etme, sıcaklık, CO₂ ve su sağlama) doğrudan fotosentezin temel girdilerini iyileştirmeye yöneliktir.
Örnek 5:
Solunum sisteminde gerçekleşen gaz alışverişi ile ilgili bir sorudur. Alveollerdeki oksijenin (O₂) kısmi basıncı 104 mmHg iken, kılcal damarlardaki karbondioksitin (CO₂) kısmi basıncı 45 mmHg'dir. Kanda taşınan oksijenin dokulara bırakılma nedeni, doku hücrelerindeki O₂ kısmi basıncının 40 mmHg olmasıdır. Bu durum, gazların difüzyon prensibine göre nasıl açıklanır?
A) Gazlar, düşük kısmi basınçtan yüksek kısmi basınca doğru hareket eder. B) Gazlar, yüksek kısmi basınçtan düşük kısmi basınca doğru hareket eder. C) Kısmi basınç farkı gaz alışverişini etkilemez. D) Oksijen, karbondioksitten daha hızlı difüzyona uğrar. E) Kısmi basınç, gazların çözünürlüğüne bağlıdır.
A) Gazlar, düşük kısmi basınçtan yüksek kısmi basınca doğru hareket eder. B) Gazlar, yüksek kısmi basınçtan düşük kısmi basınca doğru hareket eder. C) Kısmi basınç farkı gaz alışverişini etkilemez. D) Oksijen, karbondioksitten daha hızlı difüzyona uğrar. E) Kısmi basınç, gazların çözünürlüğüne bağlıdır.
Çözüm:
- Gaz alışverişi, kısmi basınç farklarına dayanan difüzyon prensibine göre gerçekleşir.
- Gazlar, her zaman yüksek kısmi basınçlı ortamdan düşük kısmi basınçlı ortama doğru kendiliğinden hareket ederler.
- Alveollerde O₂ basıncı (104 mmHg) kandaki O₂ basıncından (yaklaşık 95 mmHg) yüksek olduğu için O₂ alveollerden kana geçer.
- Dokularda ise kandaki O₂ basıncı (yaklaşık 95 mmHg) doku hücrelerindeki O₂ basıncından (40 mmHg) yüksek olduğu için O₂ kandan dokulara geçer.
- Aynı şekilde, doku hücrelerindeki CO₂ basıncı (yaklaşık 45 mmHg) kandaki CO₂ basıncından (yaklaşık 40 mmHg) yüksek olduğu için CO₂ dokulardan kana geçer ve akciğerlere taşınır.
Örnek 6:
Endokrin sistemin temel görevlerinden biri hormon salgılamaktır. Aşağıdaki organlardan hangisi hem sindirim sisteminde görev alır hem de hormon salgılayarak kan şekerini düzenler?
A) Karaciğer B) Böbrek C) Pankreas D) Dalak E) Mide
A) Karaciğer B) Böbrek C) Pankreas D) Dalak E) Mide
Çözüm:
- Pankreas, hem sindirim enzimlerini üreterek sindirime yardımcı olan dış salgı (ekzokrin) özelliğine sahiptir hem de kan şekerini düzenleyen insülin ve glukagon gibi hormonları salgılayarak iç salgı (endokrin) özelliğine sahiptir.
- Karaciğer, safra üretir ve metabolik düzenlemeler yapar ancak doğrudan kan şekerini düzenleyen hormonlar salgılamaz.
- Böbrekler, idrar oluşumu ve kan basıncı düzenlemesinde rol alır.
- Dalak, bağışıklık sisteminin bir parçasıdır.
- Mide, sindirim enzimlerini ve asidi salgılar, ancak kan şekeri düzenlemesinde pankreas kadar doğrudan rolü yoktur.
Örnek 7:
Bir biyoloji öğretmeni, ekosistemlerde madde döngüleri konusunu anlatırken, su döngüsündeki buharlaşma, terleme, yoğunlaşma ve yağış gibi olayları bir şema üzerinde göstermiştir. Şemada, atmosferdeki su buharının bulutları oluşturduğu ve bu bulutlardan yağmur olarak yeryüzüne indiği gösterilmiştir. Bu şema, su döngüsünün hangi temel aşamasını en iyi şekilde temsil etmektedir?
A) Besin zinciri B) Enerji akışı C) Su döngüsü (Hidrolojik döngü) D) Azot döngüsü E) Karbon döngüsü
A) Besin zinciri B) Enerji akışı C) Su döngüsü (Hidrolojik döngü) D) Azot döngüsü E) Karbon döngüsü
Çözüm:
- Ekosistemlerde madde döngüleri, canlı ve cansız çevre arasındaki madde transferini ifade eder.
- Su döngüsü (Hidrolojik döngü), suyun yeryüzü, atmosfer ve canlılar arasındaki sürekli hareketini tanımlar.
- Bu döngüdeki temel aşamalar şunlardır:
- Buharlaşma: Su kaynaklarındaki suyun buharlaşarak atmosfere geçmesi.
- Terleme: Bitkilerin yapraklarından su buharı salması.
- Yoğunlaşma: Atmosferdeki su buharının soğuyarak bulutları oluşturması.
- Yağış: Bulutlardaki suyun yağmur, kar, dolu gibi formlarda yeryüzüne inmesi.
- Öğretmenin gösterdiği şema, bu aşamaları ve suyun atmosfer ile yeryüzü arasındaki hareketini vurgulayarak su döngüsünü temsil etmektedir.
Örnek 8:
Sinir sisteminde impuls iletimi sırasında gerçekleşen olayları sırasıyla diziniz.
I. Polarizasyonun bozulması ve depolarizasyon II. Sodyum (Na⁺) iyonlarının hücre içine girişi III. Repolarizasyon ve potasyum (K⁺) iyonlarının hücre dışına çıkışı IV. Dinlenme potansiyelinin oluşması
A) IV - I - II - III B) I - II - III - IV C) IV - II - I - III D) I - III - II - IV E) II - I - IV - III
I. Polarizasyonun bozulması ve depolarizasyon II. Sodyum (Na⁺) iyonlarının hücre içine girişi III. Repolarizasyon ve potasyum (K⁺) iyonlarının hücre dışına çıkışı IV. Dinlenme potansiyelinin oluşması
A) IV - I - II - III B) I - II - III - IV C) IV - II - I - III D) I - III - II - IV E) II - I - IV - III
Çözüm:
- Bir nöronun dinlenme halindeyken zar potansiyeli polarize durumdadır. Dışarısı pozitif, içerisi negatiftir. (IV'e giden yol)
- Bir uyarı geldiğinde, zarın geçirgenliği değişir ve depolarizasyon başlar.
- Bu depolarizasyon sırasında, sodyum (Na⁺) iyonları hücre içine hızla girer. (II)
- Bu iyon akışı zar potansiyelini değiştirerek impulsun oluşmasını sağlar. (I)
- Impuls geçtikten sonra, zar tekrar eski haline dönmek için repolarizasyon sürecine girer.
- Bu süreçte potasyum (K⁺) iyonları hücre dışına çıkarak dinlenme potansiyelinin yeniden oluşmasına yardımcı olur. (III)
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/10-sinif-biyoloji-tum-uniteler/sorular