💡 10. Sınıf Biyoloji: Ekoloji Çözümlü Örnekler
10. Sınıf Biyoloji: Ekoloji Çözümlü Örnekler
I. Gölün belirli bir bölgesindeki sazan balıklarının tümü.
II. Göl içerisinde yaşayan tüm bitkiler, balıklar, kurbağalar ve mikroorganizmalar.
III. Bir su kuşunun beslenmek, üremek ve barınmak için kullandığı göl kıyısındaki sazlık alanlar.
IV. Göl suyundaki oksijen miktarı, sıcaklık, pH değeri ve ışık geçirgenliği.
Buna göre, verilen tanımlamaların ekolojik birimlerle doğru eşleştirilmesi aşağıdakilerden hangisidir?
a) I: Komünite, II: Popülasyon, III: Habitat, IV: Abiyotik Faktörler
b) I: Popülasyon, II: Komünite, III: Habitat, IV: Abiyotik Faktörler
c) I: Popülasyon, II: Ekosistem, III: Niş, IV: Biyotik Faktörler
d) I: Komünite, II: Ekosistem, III: Niş, IV: Biyotik Faktörler
e) I: Popülasyon, II: Komünite, III: Niş, IV: Abiyotik Faktörler
- 👉 I. Gölün belirli bir bölgesindeki sazan balıklarının tümü: Aynı türden bireylerin belirli bir alanda oluşturduğu topluluğa popülasyon denir. Bu nedenle I. ifade bir popülasyondur.
- 👉 II. Göl içerisinde yaşayan tüm bitkiler, balıklar, kurbağalar ve mikroorganizmalar: Belirli bir alandaki farklı türlerden oluşan canlı topluluklarının tamamına komünite denir. Burada bahsedilen tüm canlılar bir komüniteyi oluşturur.
- 👉 III. Bir su kuşunun beslenmek, üremek ve barınmak için kullandığı göl kıyısındaki sazlık alanlar: Bir canlının doğal olarak yaşayıp üreyebildiği yaşam alanına habitat denir. Ancak burada sadece yaşam alanı değil, aynı zamanda canlının bu alandaki işlevi (beslenme, üreme) de vurgulanmıştır. Canlının ekosistemdeki rolü ve işlevine ise ekolojik niş denir. Sazlık alanlar habitat iken, kuşun bu alandaki faaliyetleri nişini tanımlar. Bu ifade daha çok nişi betimlemektedir.
- 👉 IV. Göl suyundaki oksijen miktarı, sıcaklık, pH değeri ve ışık geçirgenliği: Bir ekosistemdeki cansız çevre faktörlerine abiyotik faktörler denir. Oksijen, sıcaklık, pH ve ışık abiyotik faktörlerdir.
Bu durumda en doğru eşleştirme şu şekildedir:
- I: Popülasyon
- II: Komünite
- III: Niş (ya da habitat, ancak şıklarda en uygunu niş ile komünite arasında bir ayrım yapılması durumunda e şıkkı daha net)
- IV: Abiyotik Faktörler
Şıklara baktığımızda e) şıkkı bu eşleştirmeyi en doğru şekilde vermektedir. (Niş ve Habitat arasındaki ayrım 10. sınıf seviyesinde bazen karıştırılabilir, ancak bir canlının yaptığı işler ve rolü vurgulandığında niş daha doğru bir kavramdır.)
✅ Doğru Cevap: e)
- Otlar (Üretici)
- Çekirge (Otçul)
- Kurbağa (Etçil)
- Yılan (Etçil)
- Kartal (Etçil)
Bu besin zincirinde 1. trofik düzeyde bulunan canlıların toplam biyokütlesi \( 50000 \text{ kg} \) ise, 3. trofik düzeydeki canlılara aktarılabilecek enerji miktarı, %10 enerji aktarımı kuralına göre teorik olarak en fazla kaç \( \text{kcal} \) olabilir?
(Not: \( 1 \text{ kg} \) biyokütlenin yaklaşık \( 1000 \text{ kcal} \) enerji içerdiği varsayılacaktır.)
Öncelikle trofik düzeyleri belirleyelim:
- 1. Trofik Düzey: Üreticiler (Otlar)
- 2. Trofik Düzey: Birincil Tüketiciler (Otçullar - Çekirge)
- 3. Trofik Düzey: İkincil Tüketiciler (Etçiller - Kurbağa)
- 4. Trofik Düzey: Üçüncül Tüketiciler (Etçiller - Yılan)
- 5. Trofik Düzey: Dördüncül Tüketiciler (Etçiller - Kartal)
Şimdi adım adım enerji akışını hesaplayalım:
- 📌 1. Trofik Düzeydeki Toplam Enerji (Otlar):
Verilen biyokütle \( 50000 \text{ kg} \).
\( 1 \text{ kg} \) biyokütle \( 1000 \text{ kcal} \) enerji içerdiğine göre:
Toplam enerji = \( 50000 \text{ kg} \times 1000 \text{ kcal/kg} = 50000000 \text{ kcal} \) - 👉 2. Trofik Düzeye Aktarılan Enerji (Çekirge):
%10 kuralına göre, 1. trofik düzeydeki enerjinin %10'u aktarılır.
Aktarılan enerji = \( 50000000 \text{ kcal} \times 0.10 = 5000000 \text{ kcal} \) - ✅ 3. Trofik Düzeye Aktarılan Enerji (Kurbağa):
2. trofik düzeydeki enerjinin %10'u 3. trofik düzeye aktarılır.
Aktarılan enerji = \( 5000000 \text{ kcal} \times 0.10 = 500000 \text{ kcal} \)
Bu durumda, 3. trofik düzeydeki canlılara (kurbağa) aktarılabilecek enerji miktarı teorik olarak en fazla \( 500000 \text{ kcal} \) olabilir.
I. Atmosferdeki serbest azotun toprağa bağlanması.
II. Bitkisel ve hayvansal atıkların ayrıştırılmasıyla amonyağın oluşması.
III. Nitrat tuzlarının denitrifikasyon bakterileri tarafından serbest azota dönüştürülmesi.
IV. Amonyağın nitrit ve ardından nitrata dönüştürülmesi.
Bu aşamalardan hangileri, azot döngüsündeki azot bağlayıcı bakteriler ve nitrifikasyon bakterileri tarafından gerçekleştirilen olayları içermektedir?
a) Yalnız I
b) Yalnız IV
c) I ve II
d) I ve IV
e) II ve III
- 👉 I. Atmosferdeki serbest azotun toprağa bağlanması: Bu olaya azot fiksasyonu (azot bağlanması) denir. Bu işlem, genellikle baklagillerin köklerinde yaşayan azot bağlayıcı bakteriler (örneğin Rhizobium) veya toprakta serbest yaşayan bazı bakteriler (örneğin Azotobacter) tarafından gerçekleştirilir. Dolayısıyla bu ifade, azot bağlayıcı bakterilerin görevini içerir.
- 👉 II. Bitkisel ve hayvansal atıkların ayrıştırılmasıyla amonyağın oluşması: Bu sürece ammonifikasyon denir. Bu olay, genellikle saprofit (ayrıştırıcı) bakteri ve mantarlar tarafından gerçekleştirilir. Azot bağlayıcı veya nitrifikasyon bakterileri doğrudan bu aşamada yer almaz.
- 👉 III. Nitrat tuzlarının denitrifikasyon bakterileri tarafından serbest azota dönüştürülmesi: Bu olay denitrifikasyon olarak adlandırılır ve adından da anlaşılacağı gibi denitrifikasyon bakterileri tarafından yapılır. Azot bağlayıcı veya nitrifikasyon bakterileri değildir.
- 👉 IV. Amonyağın nitrit ve ardından nitrata dönüştürülmesi: Bu iki aşamalı sürece nitrifikasyon denir. Önce amonyak nitrit bakterileri (Nitrosomonas gibi) tarafından nitrite, ardından nitrit nitrat bakterileri (Nitrobacter gibi) tarafından nitrata dönüştürülür. Bu bakterilerin genel adı nitrifikasyon bakterileridir. Dolayısıyla bu ifade nitrifikasyon bakterilerinin görevini içerir.
Soruda azot bağlayıcı bakteriler ve nitrifikasyon bakterileri tarafından gerçekleştirilen olaylar sorulduğu için, I ve IV numaralı ifadeler doğru cevaptır.
✅ Doğru Cevap: d)
- Durum A: X türü, Y türünün vücudunda yaşayarak onun besinlerini kullanır ve Y türüne zarar verir.
- Durum B: K türü ile L türü birlikte yaşar ve her ikisi de bu birliktelikten fayda sağlar.
- Durum C: M türü, N türünü avlayarak beslenir.
Bu durumlar sırasıyla hangi türler arası ilişki tiplerine örnek teşkil eder?
a) Parazitizm - Mutualizm - Av-avcı
b) Mutualizm - Kommensalizm - Rekabet
c) Kommensalizm - Parazitizm - Av-avcı
d) Parazitizm - Kommensalizm - Rekabet
e) Mutualizm - Parazitizm - Av-avcı
- 📌 Durum A: X türü, Y türünün vücudunda yaşayarak onun besinlerini kullanır ve Y türüne zarar verir.
Bu ilişki tipinde bir canlı fayda sağlarken (X türü), diğer canlı zarar görmektedir (Y türü). Bu durum, parazitizm ilişkisinin tipik bir örneğidir. Parazit (X) konaktan (Y) besin alır ve ona zarar verir. - 👉 Durum B: K türü ile L türü birlikte yaşar ve her ikisi de bu birliktelikten fayda sağlar.
Her iki türün de birlikte yaşamaktan karşılıklı fayda sağladığı bu ilişki tipine mutualizm denir. Örneğin, likenler (alg ve mantar birlikteliği) veya otçul hayvanların sindirim sistemindeki selüloz sindiren bakteriler mutualist ilişkiye örnektir. - ✅ Durum C: M türü, N türünü avlayarak beslenir.
Bu ilişki tipinde bir canlı (M türü) diğerini (N türü) besin olarak kullanır. Bu, av-avcı (predasyon) ilişkisidir. M türü avcı, N türü ise avdır.
Buna göre, durumlar sırasıyla Parazitizm - Mutualizm - Av-avcı şeklinde eşleşmektedir.
✅ Doğru Cevap: a)
A Bitkisi: Yeterli ışık, uygun sıcaklık ve pH değeri yüksek (alkali) toprakta yetiştirilmiştir.
B Bitkisi: Yeterli ışık, uygun sıcaklık ve pH değeri düşük (asidik) toprakta yetiştirilmiştir.
Gözlemler sonucunda, A bitkisinin B bitkisine göre çok daha hızlı büyüdüğü ve daha fazla meyve verdiği tespit edilmiştir.
Bu deney sonuçlarına dayanarak, aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz?
a) Toprak pH değeri, bitki türünün büyümesi üzerinde etkili bir abiyotik faktördür.
b) A bitkisinin yetiştiği ortam, bu bitki türünün ekolojik nişine daha uygundur.
c) B bitkisinin yavaş büyümesi, toprak pH değerinin optimum seviyenin dışında olmasından kaynaklanabilir.
d) Bu bitki türü, alkali topraklarda asidik topraklara göre daha iyi gelişir.
e) Işık ve sıcaklık faktörleri, bu bitki türünün büyümesi için sınırlayıcı bir etki yaratmıştır.
- 📌 Deneydeki Değişkenler:
Sabit tutulanlar (kontrol edilenler): Yeterli ışık, uygun sıcaklık.
Değiştirilen (bağımsız değişken): Toprak pH değeri (A'da yüksek/alkali, B'de düşük/asidik).
Gözlemlenen sonuç (bağımlı değişken): Bitkilerin büyüme hızı ve meyve verimi.
Şimdi şıkları tek tek değerlendirelim:
- 👉 a) Toprak pH değeri, bitki türünün büyümesi üzerinde etkili bir abiyotik faktördür.
Doğru. Deneyde sadece pH değeri değiştirilmiş ve büyüme farklılıkları gözlenmiştir. pH, cansız bir çevre faktörü olduğundan abiyotiktir ve büyüme üzerinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. - 👉 b) A bitkisinin yetiştiği ortam, bu bitki türünün ekolojik nişine daha uygundur.
Doğru. A bitkisinin daha hızlı büyümesi ve daha fazla meyve vermesi, o ortamın bitkinin yaşaması, üremesi ve işlevlerini yerine getirmesi (ekolojik nişi) için daha uygun olduğunu gösterir. - 👉 c) B bitkisinin yavaş büyümesi, toprak pH değerinin optimum seviyenin dışında olmasından kaynaklanabilir.
Doğru. A bitkisi iyi büyürken B bitkisinin yavaş büyümesi, B'nin bulunduğu ortamdaki pH'ın bitki için ideal (optimum) aralığın dışında olduğunu düşündürür. - 👉 d) Bu bitki türü, alkali topraklarda asidik topraklara göre daha iyi gelişir.
Doğru. A bitkisinin (alkali toprakta) B bitkisinden (asidik toprakta) daha iyi gelişmesi, bu bitki türünün alkali toprakları tercih ettiğini gösterir. - ✅ e) Işık ve sıcaklık faktörleri, bu bitki türünün büyümesi için sınırlayıcı bir etki yaratmıştır.
Yanlış. Deneyde "yeterli ışık" ve "uygun sıcaklık" koşulları sağlandığı belirtilmiştir. Bu, ışık ve sıcaklığın büyüme için sınırlayıcı bir faktör olmadığını, aksine optimum veya yeterli seviyede olduğunu gösterir. Sınırlayıcı faktör, canlının büyümesini veya gelişimini kısıtlayan, yetersiz veya aşırı olan bir faktördür. Bu durumda sınırlayıcı faktör pH olabilir, ancak ışık ve sıcaklık değildir.
Bu nedenle e) şıkkındaki yorum yapılamaz.
✅ Doğru Cevap: e)
- Gölün çevresine kurulan yerleşim yerlerinin artmasıyla göle karışan evsel atık miktarında artış gözlenmiştir.
- Göl çevresindeki ormanlık alanların tahrip edilmesi sonucunda göle ulaşan erozyonla taşınan toprak miktarında artış olmuştur.
- Göl suyundaki oksijen seviyesi düşerken, bulanıklık artmıştır.
- Alabalık popülasyonunun birey sayısı, 50 yıl öncesine göre %70 oranında azalmıştır.
Bu bulgulara göre, alabalık popülasyonundaki bu azalmanın temel nedeni ve ekolojik terimlerle açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
a) Popülasyon yoğunluğunun artması, rekabetin şiddetlenmesi.
b) Popülasyonun taşıma kapasitesinin artması, besin bolluğu.
c) Çevresel direncin artması, habitat kalitesinin düşmesi.
d) Doğum oranının artması, ölüm oranının azalması.
e) Göçlerin artması, genetik çeşitliliğin azalması.
- 📌 Gözlemlenen Değişiklikler:
Evsel atık ve erozyonla gelen toprak miktarında artış.
Göl suyunda oksijen seviyesinin düşmesi, bulanıklığın artması.
Alabalık popülasyonunda %70 azalma.
Bu değişiklikler, alabalıkların yaşam ortamının bozulduğunu açıkça göstermektedir. Şimdi şıkları değerlendirelim:
- 👉 a) Popülasyon yoğunluğunun artması, rekabetin şiddetlenmesi.
Yanlış. Popülasyon sayısı %70 azalmış, dolayısıyla yoğunluk artmamış, aksine azalmıştır. Rekabetin şiddetlenmesi de bu durumda olası değildir. - 👉 b) Popülasyonun taşıma kapasitesinin artması, besin bolluğu.
Yanlış. Taşıma kapasitesi, bir ortamın sürdürülebilir şekilde barındırabileceği maksimum birey sayısıdır. Ortam kalitesi düştüğü için taşıma kapasitesi artmaz, azalır. Besin bolluğu değil, ortam koşullarının kötüleşmesi söz konusudur. - ✅ c) Çevresel direncin artması, habitat kalitesinin düşmesi.
Doğru.- Çevresel Direnç: Bir popülasyonun büyümesini engelleyen çevresel faktörlerin (besin kıtlığı, yaşam alanı kaybı, hastalıklar, kirlilik vb.) toplamıdır. Gölün kirlenmesi, oksijenin azalması, bulanıklığın artması gibi faktörler alabalık popülasyonu için çevresel direnci artırmıştır.
- Habitat Kalitesinin Düşmesi: Alabalıkların doğal yaşam alanı olan gölün kirlenmesi ve fiziksel yapısının bozulması (erozyonla gelen toprak), habitatın kalitesini düşürmüştür. Bu durum, popülasyonun yaşam ve üreme şansını azaltır.
- 👉 d) Doğum oranının artması, ölüm oranının azalması.
Yanlış. Popülasyon azaldığına göre, ya doğum oranı azalmış ya da ölüm oranı artmıştır. Bu şık tam tersini iddia etmektedir. - 👉 e) Göçlerin artması, genetik çeşitliliğin azalması.
Yanlış. Göçler de bir neden olabilir ancak ana problem çevresel koşulların bozulmasıdır. Genetik çeşitliliğin azalması ise daha uzun vadeli bir sonuç olabilir, doğrudan bu ani ve büyük azalmanın nedeni olarak gösterilemez.
Bu nedenle, alabalık popülasyonundaki azalmanın temel nedeni çevresel direncin artması ve habitat kalitesinin düşmesidir.
✅ Doğru Cevap: c)
Babası, "Kızım, bu atıkları toprağa gömerek doğal bir geri dönüşüm yapıyoruz. Böylece toprağımız daha verimli oluyor ve çevreye de faydamız dokunuyor." diye yanıtlamıştır.
Ayşe'nin babasının bahsettiği "doğal geri dönüşüm" sürecinde, ekosistemdeki hangi canlı grubu ve hangi ekolojik işlev öncelikli olarak rol oynamaktadır?
- 📌 Yemek Atıkları ve Toprak: Ayşe'nin ailesinin yemek atıklarını toprağa gömmesi, aslında kompostlama adı verilen sürecin doğal bir versiyonudur. Bu atıklar organik maddelerden oluşur.
- 👉 Doğal Geri Dönüşümün Canlıları: Toprağa gömülen organik atıkların (sebze kabukları, meyve artıkları, ölü bitki ve hayvan kalıntıları) çürüyerek tekrar toprağa karışmasını sağlayan canlı grubuna ayrıştırıcılar (saprofitler) denir. Bu grupta başlıca bakteriler ve mantarlar yer alır.
- ✅ Ekolojik İşlev: Ayrıştırıcılar, ölü organik maddeleri inorganik maddelere (su, karbondioksit, mineral tuzlar vb.) dönüştürerek madde döngülerinin devamlılığını sağlar. Bu süreç sayesinde toprağın mineral içeriği zenginleşir ve bitkilerin kullanabileceği besin maddeleri oluşur. Ayşe'nin babasının dediği gibi, bu durum toprağın verimini artırır.
Dolayısıyla, Ayşe'nin babasının bahsettiği "doğal geri dönüşüm" sürecinde öncelikli olarak rol oynayan canlı grubu ayrıştırıcılar (bakteriler ve mantarlar) olup, gerçekleştirdikleri ekolojik işlev ise organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürerek madde döngülerine katkı sağlamak ve toprağı zenginleştirmektir.
Bu durumun, şehirdeki insan sağlığı ve ekolojik denge üzerindeki olası etkileri düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlış bir çıkarım olur?
a) Şehirdeki enerji tüketimi (klima kullanımı gibi) artabilir.
b) Bitki türlerinin dağılımı ve büyüme mevsimleri etkilenebilir.
c) Hava kalitesi üzerinde olumlu bir etki yaratır.
d) Bazı hayvan türlerinin (kuşlar, böcekler) yaşam alanları ve üreme döngüleri bozulabilir.
e) Aşırı sıcaklar nedeniyle insanlarda sağlık sorunları (sıcak çarpması vb.) artabilir.
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
- 👉 a) Şehirdeki enerji tüketimi (klima kullanımı gibi) artabilir.
Doğru. Sıcaklık artışı, özellikle yaz aylarında serinlemek için klima kullanımını artıracak ve bu da enerji tüketimini yükseltecektir. - 👉 b) Bitki türlerinin dağılımı ve büyüme mevsimleri etkilenebilir.
Doğru. Yüksek sıcaklıklar, bitkilerin su ihtiyacını artırır, bazı türlerin yaşam alanlarını daraltır ve fotosentez hızlarını etkileyerek büyüme döngülerini değiştirebilir. - ✅ c) Hava kalitesi üzerinde olumlu bir etki yaratır.
Yanlış. Şehir ısı adası etkisi genellikle hava kirliliği ile ilişkilidir. Yüksek sıcaklıklar, ozon gibi kirleticilerin oluşumunu hızlandırabilir. Ayrıca, artan enerji tüketimi (fosil yakıtlardan) hava kirliliğini artırır. Bu nedenle hava kalitesi üzerinde olumlu değil, olumsuz bir etki yaratır. - 👉 d) Bazı hayvan türlerinin (kuşlar, böcekler) yaşam alanları ve üreme döngüleri bozulabilir.
Doğru. Sıcaklık artışı, hayvanların metabolizmasını, su dengesini ve üreme davranışlarını etkileyebilir. Özellikle şehirde yaşayan türler için stres yaratır ve yaşam alanlarını olumsuz etkiler. - 👉 e) Aşırı sıcaklar nedeniyle insanlarda sağlık sorunları (sıcak çarpması vb.) artabilir.
Doğru. Şehir ısı adası etkisiyle yükselen sıcaklıklar, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olan bireylerde sıcak çarpması, dehidrasyon gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu durumda, "hava kalitesi üzerinde olumlu bir etki yaratır" ifadesi yanlış bir çıkarımdır.
✅ Doğru Cevap: c)
- Fabrika atıklarının deşarj noktasından hemen sonraki bölgede X türü balık popülasyonu tamamen yok olmuş, ancak Y türü bir bakteri popülasyonu hızla artmıştır.
- Deşarj noktasından daha uzak, akıntının getirdiği atıkların seyreldiği bölgelerde ise Z türü su bitkilerinin sayısında belirgin bir azalma, ancak K türü böcek larvalarının sayısında artış gözlenmiştir.
Bu gözlemler ışığında, aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz?
a) X türü balıklar, kirliliğe karşı toleransı düşük olan hassas türlerdir.
b) Y türü bakteriler, kirlilik göstergesi (biyoindikatör) bir tür olabilir.
c) Kirlilik, akarsu ekosisteminin biyolojik çeşitliliğini olumlu yönde etkilemiştir.
d) Z türü su bitkileri, kirliliğin dolaylı etkilerinden veya doğrudan zehirli maddelerden olumsuz etkilenmiş olabilir.
e) Kirlilik, akarsu ekosistemindeki besin zincirini ve enerji akışını bozmuştur.
- 📌 Gözlemlenenler:
Kirlilik yakınında: X balığı yok olmuş, Y bakteri artmış.
Kirlilik uzağında (seyreldiği yerde): Z bitkisi azalmış, K böcek larvaları artmış.
Şimdi şıkları tek tek değerlendirelim:
- 👉 a) X türü balıklar, kirliliğe karşı toleransı düşük olan hassas türlerdir.
Doğru. Kirlilik noktasında tamamen yok olmaları, bu türün kirliliğe karşı çok dayanıksız (hassas) olduğunu gösterir. - 👉 b) Y türü bakteriler, kirlilik göstergesi (biyoindikatör) bir tür olabilir.
Doğru. Kirliliğin arttığı yerde sayılarının hızla artması, bu bakterilerin kirlilikle ilişkili koşullarda (örneğin organik madde bolluğu) iyi geliştiğini ve dolayısıyla kirliliğin varlığını gösteren bir "biyoindikatör" olabileceğini düşündürür. - ✅ c) Kirlilik, akarsu ekosisteminin biyolojik çeşitliliğini olumlu yönde etkilemiştir.
Yanlış. Kirlilik yakınında X balığının yok olması, uzakta Z bitkisinin azalması, ekosistemdeki tür sayısını ve dengesini bozmuştur. Bazı türlerin (Y bakteri, K böcek) artması, genel biyoçeşitliliğin ve ekosistem sağlığının bozulduğu gerçeğini değiştirmez. Genellikle kirlilik, hassas türleri yok ederek biyoçeşitliliği azaltır. - 👉 d) Z türü su bitkileri, kirliliğin dolaylı etkilerinden veya doğrudan zehirli maddelerden olumsuz etkilenmiş olabilir.
Doğru. Atıkların seyreldiği bölgede bile Z bitkilerinin azalması, ya atıklardaki zehirli maddelerin bitkilere doğrudan zarar verdiğini ya da kirliliğin dolaylı etkileriyle (örneğin ışık geçirgenliğinin azalması, oksijen seviyesinin değişmesi) olumsuz etkilendiğini düşündürür. - 👉 e) Kirlilik, akarsu ekosistemindeki besin zincirini ve enerji akışını bozmuştur.
Doğru. X balığının yok olması, Z bitkisinin azalması ve Y bakteri ile K böcek larvalarının artması, besin zincirindeki dengeyi tamamen değiştirmiştir. Üreticilerin (bitkiler) ve tüketicilerin (balıklar) etkilenmesi, enerji akışının da bozulduğuna işarettir.
Bu durumda, c) şıkkındaki yorum yapılamaz, aksine kirlilik genellikle biyoçeşitliliği olumsuz etkiler.
✅ Doğru Cevap: c)
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/10-sinif-biyoloji-ekoloji/sorular