✅ 9. Sınıf Edebiyat: Sözcük bilgisi ve anlam Test Çöz
🚀 Teste Hazır mısın?
Öğrendiklerini pekiştirmek ve kendini denemek için harika bir fırsat! Soruları dikkatlice oku ve çözümlere göz atmayı unutma.
✅ 9. Sınıf Edebiyat: Sözcük bilgisi ve anlam Testi
"Ağır" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?
A) Bu çanta çok ağır olduğu için taşımakta zorlanıyorum.B) Yaşlı adam, ağır adımlarla merdivenleri çıkmaya çalışıyordu.
C) Bize söylediği ağır sözler yüzünden onunla bir daha konuşmadım.
D) Kamyon, ağır yükü sebebiyle yokuşu çok yavaş tırmanıyordu.
E) Deponun ağır demir kapısı büyük bir gürültüyle kapandı.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içindeki sözcük terim anlamıyla kullanılmıştır?
A) Şarkının bu "nota"sını basarken parmaklarını doğru konumlandırmalısın.B) Hayata her zaman farklı bir "açı"dan bakmayı denemelisin.
C) Sınavı kazanmak için önümüzde daha çok uzun bir "yol" var.
D) Yaşanan son olaylardan sonra kalbimin "kapı"larını herkese kapattım.
E) Havuzun "su"yu o kadar soğuktu ki kimse girmek istemedi.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyut anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?
A) Masanın üzerinde duran kırmızı kalemi bana uzatır mısın?B) Rüzgârın soğuk esintisi akşamüstü hepimizi üşüttü.
C) İçindeki derin hüzün, gözlerinin buğusundan açıkça okunuyordu.
D) Bahçedeki rengârenk çiçeklerin kokusu bütün odayı doldurdu.
E) Duvardaki eski saatin tıkırtısı sessiz odada yankılanıyordu.
"Yüzyıllar boyunca bu topraklarda farklı kültürler barış içinde bir arada yaşadı."
Bu cümledeki "yüzyıl" sözcüğünün eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Çağ
C) Asır
D) Dönem
E) Sene
Soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle ifade edilerek görünür veya anlaşılır kılınmasına "somutlama" denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlama yapılmıştır?
B) Onun bu taş kalbi, yapılan hiçbir iyiliğe karşı yumuşamayacak.
C) Sonbahar rüzgârı, bahçedeki ağaçların kuruyan dallarını sallıyordu.
D) Kitap okumak, zihnimizi tazeleyen ve geliştiren en güzel etkinliktir.
E) Sınavda başarılı olabilmek için aylarca durmaksızın emek harcadı.
Ölçülebilen, sayılabilen, azalıp çoğalabilen özellikleri gösteren sözcükler "nicel"; ölçülemeyen, nesnelerin nasıl olduğunu, niteliğini belirten sözcükler ise "nitel" anlamlıdır.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde "hafif" sözcüğü nicel anlamda kullanılmıştır?
B) Akşamüstü esen hafif rüzgâr, sıcak yaz gününde içimizi biraz olsun serinletti.
C) Elindeki hafif paketi tek parmağıyla taşıyarak yukarı kata kadar çıkardı.
D) Neyse ki bu salgın hastalığı hafif bir nezleyle atlatmayı başardı.
E) Sağlıklı yaşamak için akşam yemeklerinde hafif yiyecekler tercih etmeliyiz.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
A) Her şeye burnunu sokuyor, kendi üstüne vazife olmayan işlere karışıyordu.B) Sınavı kazandığını duyunca ağzı kulaklarına vardı, sevinçten ne yapacağını bilemedi.
C) Onunla konuşurken çok dikkatli olmalı, her kelimeni seçerek kılı kırk yarmalısın.
D) Öğretmenin gözüne girmek için sınıftaki her etkinliğe gönüllü katılıyordu.
E) Sonunda canına tak etti de haksızlıklara karşı sesini yükseltmek zorunda kaldı.
Bir sözcüğün, benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki çeşitli ilgiler (iç-dış, parça-bütün, yer-insan vb.) dolayısıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasına "ad aktarması" (mecazımürsel) denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?
B) Soğuk kış günlerinde sıcacık bir mercimek çorbası içmek gibisi yoktur.
C) Sınıf, öğretmenin anlattığı fıkraya hep birlikte dakikalarca güldü.
D) Gökyüzündeki kara bulutlar, aniden bastıracak şiddetli yağmurun habercisiydi.
E) Kitabın kapağındaki renkli resimler, küçük çocukların hemen ilgisini çekti.
Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı olan ve aralarında hiçbir anlam ilişkisi bulunmayan sözcüklere "sesteş (eş sesli)" sözcükler denir. Aralarında anlam ilişkisi bulunan ve hem isim hem fiil olarak kullanılabilen sözcükler ise "kökteş (ortak kök)" olarak adlandırılır.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteş (eş sesli) bir sözcüktür?
B) İki ülke arasındaki barış görüşmeleri nihayet olumlu sonuçlandı.
C) Bahçedeki gül ağaçları bu yıl her zamankinden erken çiçek açtı.
D) Üzerindeki eski elbiseleri dolaptan çıkarıp ihtiyaç sahiplerine verdi.
E) İnsanlar arasındaki bu güven duygusu kolay kolay sarsılmaz.
Doğadaki cansız varlıkların, hayvanların veya makinelerin çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere "yansıma sözcük" denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcükten türemiş bir eylem (fiil) kullanılmıştır?
B) Sınıfta yanındaki arkadaşının kulağına sessizce bir şeyler fısıldadı.
C) Sabahın erken saatlerinde kuşların neşeyle ötüşmesi içimizi açtı.
D) Gece lambasının loş ışığı, karanlık odayı zar zor aydınlatıyordu.
E) Sahnede ödülünü alan küçük çocuğun gözleri sevinçten parlıyordu.
Doğaya ait özelliklerin insana aktarılmasına "doğadan insana aktarma", insana ait özelliklerin doğadaki varlıklara aktarılmasına ise "insandan doğaya aktarma" denir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğadan insana aktarma yapılmıştır?
B) Gökyüzü bugün gri bulutların arkasında oldukça hüzünlü görünüyor.
C) Onun bu pişkin tavırları, salondaki herkesi çileden çıkarmaya yetti.
D) Rüzgâr, bahçedeki ağaçların taze yapraklarıyla fısıldaşıyordu.
E) Güneş, sabahın ilk ışıklarıyla dağların arkasından bize gülümsedi.
"Çıkmak" sözcüğü Türkçede anlam yelpazesi en geniş olan kelimelerden biridir.
Buna göre "çıkmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşısında verilen anlama uygun kullanılmamıştır?
B) Merdivenleri hızlı hızlı çıkınca nefes nefese kalıp dinlenmek istedi. -> Yukarı doğru yükselmek, tırmanmak
C) Cüzdanını kontrol ettiğinde cebinden sadece iki yüz lira çıktı. -> Bulunmak, elde edilmek
D) Bu dar ve dolambaçlı yolun sonu en nihayetinde ana caddeye çıkıyor. -> Bir yere ulaşmak, varmak
E) Yeni aldığı ayakkabı dar geldiği için yürürken ayağından çıktı. -> Bir makamdan veya görevden ayrılmak
"Sanatçı, eserlerinde toplumu bir ayna gibi yansıtmakla yetinmez; o aynanın arkasındaki sırrı da kurcalayarak görünmeyeni görünür kılmaya çalışır."
Bu cümledeki "aynanın arkasındaki sırrı kurcalamak" söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
B) Görünen olayların ardındaki gizli nedenleri ve derin gerçekleri araştırmak
C) Sanatın estetik ve biçimsel yönünü her türlü toplumsal faydanın üstünde tutmak
D) Toplumun beklentilerine ve beğenilerine uygun, popüler eserler üretmek
E) Geçmişte kalmış ve unutulmuş tarihi olayları yeniden gün yüzüne çıkarmak
Atasözleri, uzun gözlem ve deneyimler sonucu oluşmuş, genel kural niteliğindeki bilgece sözlerdir. Bazı atasözleri birbiriyle yakın anlamlıyken bazıları ise savundukları düşünce bakımından çelişir.
Buna göre aşağıdaki atasözü eşleştirmelerinden hangisi savunduğu düşünce bakımından birbiriyle çelişmektedir?
B) "Yalnız taş duvar olmaz." - "Bir elin nesi var, iki elin sesi var."
C) "Fazla mal göz çıkarmaz." - "Azıcık aşım, kaygısız başım."
D) "Öfke ile kalkan zararla oturur." - "Keskin sirke küpüne zarar."
E) "Gülme komşuna, gelir başına." - "Ne doğrarsan doğrayacağına, o gelir kaşığına."
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-sozcuk-bilgisi-ve-anlam/testler