✅ 9. Sınıf Edebiyat: Edebi dil ve günlük dil Test Çöz
🚀 Teste Hazır mısın?
Öğrendiklerini pekiştirmek ve kendini denemek için harika bir fırsat! Soruları dikkatlice oku ve çözümlere göz atmayı unutma.
✅ 9. Sınıf Edebiyat: Edebi dil ve günlük dil Testi
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde günlük dilin özellikleri ağır basmaktadır?
A) Akşamüstü rüzgârı, ağaçların yapraklarında hüzünlü bir şarkı fısıldıyordu.B) Yarın sabah erkenden kalkıp kütüphaneye gitmem gerekiyor.
C) Yalnızlık, ruhumun derinliklerinde bir kor gibi yanıyordu.
D) Zaman, parmaklarımızın arasından süzülüp giden bir kum tanesidir.
E) Gökyüzü, bulutlardan örülmüş gri bir hırka giymişti bugün.
Edebi dil ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Kelimeler genellikle ilk ve gerçek anlamlarıyla kullanılır.B) Okuyucuda estetik bir zevk ve heyecan uyandırmayı amaçlar.
C) Mecazlı söyleyişlere, imgelere ve söz sanatlarına sıkça yer verilir.
D) Dilin sanatsal (şiirsel) işlevinden yararlanılır.
E) Çağrışım değeri yüksek, özgün bir anlatım tercih edilir.
Günlük dil ile edebi dil karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi günlük dilin bir özelliği olarak gösterilemez?
A) Pratik ve hızlı bir iletişimi amaçlamasıB) Kelimelerin çoğunlukla sözlük anlamlarıyla kullanılması
C) Estetik bir kaygıyla ve titizlikle kurgulanması
D) Günlük yaşamın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması
E) Anlatımın doğrudan ve yalın olması
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "edebi dil" kullanılmıştır?
A) Otobüs durağında yaklaşık yirmi dakika bekledikten sonra eve yürüdüm.B) Kitap okumak, insanın kelime dağarcığını ve hayal gücünü geliştirir.
C) Sonbahar, sarı yapraklarını birer mektup gibi toprağın bağrına bırakıyordu.
D) Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada olduğunu biliyoruz.
E) Marketten iki ekmek ve bir şişe süt alıp hemen eve döndü.
I. Metin: "Su, oda sıcaklığında sıvı halde bulunan, kokusuz ve renksiz bir bileşiktir. Canlıların yaşamını sürdürmesi için en temel maddedir."
II. Metin: "Bulutlardan süzülen her damla su, toprağın susuz dudaklarına hayat veren sihirli bir iksir gibi dokunuyordu."
Bu iki metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) I. metin bilimsel/öğretici dilin, II. metin ise edebi dilin özelliklerini taşımaktadır.
C) II. metinde kelimeler çağrışım gücü yüksek, mecazi anlamlarda kullanılmıştır.
D) I. metinde nesnellik, II. metinde ise öznellik hâkimdir.
E) Her iki metinde de kelimeler sadece ilk ve gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.
Edebi dilde "imge" (hayal/görüntü) önemli bir yer tutar. Sanatçı, dış dünyadan aldığı gerçekliği kendi hayal dünyasında yeniden şekillendirerek edebi dille ifade eder.
Buna göre aşağıdaki dizelerin veya cümlelerin hangisinde imgesel (edebi) bir anlatım yoktur?
B) "Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden / Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak"
C) "Ben sana mecburum bilemezsin / Adını mıh gibi aklımda tutuyorum"
D) "Dün akşam eve gelirken yolda eski bir arkadaşımla karşılaştım ve ayaküstü sohbet ettik."
E) "Hüzün ki en çok yakışandır bize / Belki de en çok anladığımız"
Günlük dil ile edebi dil arasındaki farklarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Günlük dilde kelimelerin sınırları bellidir ve tek anlamlılık esastır; edebi dilde ise çok anlamlılık ve çağrışım zenginliği vardır.B) Günlük dilde dil bilgisi kurallarına her zaman tam olarak uyulmayabilir; edebi dilde ise kuralların dışına çıkılması bilinçli bir estetik tercih (sapma) olabilir.
C) Günlük dil toplumsal uzlaşıya dayanır ve pratik fayda sağlar; edebi dil ise bireysel yaratıcılığın ürünüdür ve estetik haz vermeyi amaçlar.
D) Günlük dil sadece sözlü iletişimde kullanılırken, edebi dil yalnızca yazılı olarak varlığını sürdürür.
E) Günlük dilde kelimeler genellikle gerçek anlamlarıyla yer alırken, edebi dilde yan ve mecaz anlamlar ağırlık kazanır.
Dilin işlevleri ile edebi ve günlük dil ilişkisi üzerine yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
A) Günlük dilde dil sadece "şiirsel (sanatsal) işlevde" kullanılır.B) Edebi dilde dilin "göndergesel işlevi" her zaman ön plandadır ve nesnel bilgi vermek amaçlanır.
C) Edebi metinlerde dil ağırlıklı olarak "şiirsel (sanatsal) işlevde" kullanılırken, günlük dilde göndergesel, heyecana bağlı veya kanalı kontrol işlevleri öne çıkar.
D) Günlük dilde dilin hiçbir işlevinden yararlanılmaz, sadece rastgele konuşulur.
E) Edebi dilde alıcıyı harekete geçirme işlevi asla kullanılmaz, sadece heyecana bağlı işlev kullanılır.
"Karanlık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde edebi dilin sınırları içinde, mecazi ve çağrışımsal bir anlam kazanmıştır?
A) Elektrikler kesilince bütün mahalle karanlığa gömüldü.B) Karanlık odada göz gözü görmüyordu, bu yüzden feneri yaktım.
C) Gece yarısından sonra sokaklar iyice karanlık olmuştu.
D) Geleceğe dair karanlık düşünceleri, onun yaşama sevincini yavaş yavaş tüketiyordu.
E) Kış aylarında havalar erken karardığı için karanlıkta eve dönüyoruz.
Edebi dil, standart günlük dilden beslense de sanatçının yaratıcı gücüyle yeniden üretilen, kişisel ve özgün bir dildir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde sanatçının dile kendi kişisel ve yaratıcı yorumunu kattığı (edebi dil) söylenemez?
B) Yalnızlık, odanın köşesinde sinsice bekleyen bir gölge gibi beni izliyordu.
C) Şair, son şiir kitabında çocukluk anılarını ve memleket özlemini dile getirmiş.
D) Hüzünlü bir eylül akşamı, rüzgâr pencereme hırçın darbeler indiriyordu.
E) Zamanın acımasız dişlileri arasında ezilen umutlarımızı yeniden yeşertmeye çalışıyorduk.
Dilin kullanım alanlarına göre günlük dil, edebi dil ve bilimsel (öğretici) dil gibi türleri vardır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisinde verilen açıklama ile örnek eşleştirmesi yanlıştır?
B) Edebi Dil: "Hüzün, kalbimin kuytu köşelerinde biriken sessiz bir yağmurdur."
C) Bilimsel Dil: "Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisini kullanarak organik madde üretmesidir."
D) Günlük Dil: "Ruhumun kırık dökük aynasında sadece geçmişin gölgeleri geziniyor."
E) Bilimsel Dil: "Suyun kaynama noktası deniz seviyesinde 100 santigrat derecedir."
Bir yazar, günlük dille yazdığı şu cümleyi edebi dile dönüştürmek istemektedir:
Günlük dil: "Çok üzgündü, sabaha kadar hiç uyumadan pencereden dışarıya baktı."
Yazarın bu dönüşümü gerçekleştirmek için yaptığı aşağıdaki denemelerden hangisi edebi dilin "imgesel, çağrışımsal ve estetik" özelliklerini en güçlü şekilde yansıtır?
B) Ruhunu saran simsiyah kederle, uykunun şefkatli kollarına sığınamadan, şafağın söküşünü buğulu camların arkasından seyretti.
C) O gece canı çok sıkkındı, yatağına yatıp uyumak yerine pencereyi açıp sabaha kadar dışarıyı izlemeyi tercih etti.
D) Üzüntüsünden dolayı gözlerini bir an bile yummadı ve pencereden dışarıdaki karanlık sokağa bakarak sabahı etti.
E) Sabaha kadar uykusuz kalmasının sebebi yaşadığı büyük hayal kırıklığıydı, bu yüzden pencereden dışarı bakıyordu.
"Zaman, eski bir saat kulesinin paslı çarkları arasında gıcırdıyor; her saniye, ömrümüzün duvarından kopan birer sıva parçası gibi sessizce yere düşüyordu. Sokaklar, yağmurun ıslak parıltısında kendi yalnızlığını seyreden birer derviş gibi suskundu."
Bu parça ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) "Zaman" ve "sokaklar" kavramları, günlük dildeki somut/soyut sınırlarının dışına çıkarılarak edebi dille kişileştirilmiştir.
C) Kelimelerin yan ve mecaz anlamlarından yararlanılarak estetik bir algı dünyası inşa edilmiştir.
D) Dil, alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılarak okuyucunun doğrudan bir eyleme geçmesi amaçlanmıştır.
E) Alışılmamış bağdaştırmalara yer verilerek edebi dilin özgünlüğü yansıtılmıştır.
Edebi eserlerde günlük dilin tamamen dışlanması ya da edebi dilin günlük dilden tamamen kopması düşünülemez. Edebi dil, gücünü ve malzemesini günlük dilden alır; ancak onu işleyerek sanatsal bir boyuta taşır. Roman ve hikayelerde karakterlerin konuşmaları genellikle günlük dille verilirken, tasvir ve tahlillerde edebi dil öne çıkar.
Buna göre aşağıdaki edebi metin parçalarının hangisinde günlük dil ile edebi dilin işlevsel birlikteliği (karakter konuşması ve sanatsal tasvirin bir arada bulunması) en belirgin şekilde örneklendirilmiştir?
B) "İhtiyar adam, denizin dalgalarına bakarak iç geçirdi: 'Hey gidi günler hey! Zaman ne çabuk geçiyor,' dedi hüzünle."
C) "Yavaşça kapıyı açtı ve içeri süzüldü. Odada kimse yoktu. Masanın üzerindeki mektubu alıp cebine koydu."
D) "Rüzgârın uğultusu pencereleri sarsıyordu. Ahmet, 'Bu soğukta dışarı çıkılmaz,' diyerek sobanın yanına iyice sokuldu; oysa içindeki fırtına dışarıdakinden daha yıkıcıydı."
E) "Kitabı masaya bıraktı ve gözlerini tavana dikti. Ne yapacağını bilemiyordu. Saatlerdir aynı noktaya bakıp duruyordu."
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-edebi-dil-ve-gunluk-dil/testler