✅ 9. Sınıf Tarih: Eski çağda yönetenler ve savaşanlar ve yönetim şekilleri Test Çöz
✅ 9. Sınıf Tarih: Eski çağda yönetenler ve savaşanlar ve yönetim şekilleri Testi
İlk Çağ'da Mısır'da hükümdarlar (Firavunlar) kendilerini tanrı olarak ilan etmişler ve ülkeyi bu yetkiyle yönetmişlerdir.
Bu durum, Eski Mısır'da aşağıdaki yönetim şekillerinden hangisinin uygulandığını gösterir?
B) Teokratik Monarşi
C) Meşrutiyet
D) Demokrasi
E) Aristokrasi
Pers İmparatorluğu, sınırlarının çok genişlemesi üzerine ülkeyi "Satraplık" adı verilen eyaletlere bölmüş ve buralara merkezden valiler (satrap) atamıştır.
Perslerin bu uygulamayla doğrudan aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?
B) Ticareti geliştirmeyi
C) Merkezî otoriteyi korumayı
D) Demokratik bir yönetim kurmayı
E) Tek tanrılı inancı yaymayı
Eski Çağ devletlerinde yönetim yetkisinin sadece soylular, tüccarlar veya askerler gibi belirli ve ayrıcalıklı bir grubun elinde bulunması esasına dayanan yönetim şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) MonarşiB) Teokrasi
C) Oligarşi
D) Cumhuriyet
E) Tiranlık
Roma Cumhuriyeti döneminde toplum; soylular (patriciler), Roma'ya sonradan gelip yerleşen hür yurttaşlar (plebler) ve hiçbir hakkı olmayan köleler şeklinde sınıflara ayrılmıştır.
Bu durum, Roma toplumu hakkında aşağıdakilerden hangisinin kesin bir göstergesidir?
B) Demokratik hakların herkese eşit dağıtıldığının
C) Dinî hoşgörünün egemen olduğunun
D) Tarımsal üretimin yapılmadığının
E) Siyasi birliğin sağlanamadığının
İlk Çağ'da Mezopotamya site devletlerinde yöneticiler kendilerini tanrının yeryüzündeki vekili veya rahibi (rahip-kral) ilan ederken; Mısır'da ise firavunlar doğrudan bizzat tanrı (tanrı-kral) olarak kabul edilmişlerdir.
Bu durum Mezopotamya ve Mısır medeniyetleri ile ilgili;
I. Her iki medeniyette de yönetimin meşruiyet kaynağının dinî nitelik taşıdığı,
II. Mısır'daki firavunların Mezopotamya krallarına göre daha mutlak ve sorgulanamaz bir güce sahip olduğu,
III. Mezopotamya'da laik devlet düzeninin benimsendiği
yargılarından hangilerini doğrular?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Eski Yunan kent devletlerinde (polis) başlangıçta krallıkla yönetilen şehirler, zamanla soyluların yönetimi ele geçirmesiyle oligarşik bir yapıya bürünmüş; daha sonra halkın desteğini alan liderlerin (tiranlar) yönetimiyle tiranlık dönemi yaşanmış ve nihayetinde Solon, Kleisthenes gibi reformcuların çalışmalarıyla demokratik yönetimlerin temelleri atılmıştır.
Bu tarihsel süreçten hareketle Eski Yunan devlet yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Sınıf mücadelelerinin yönetim biçimlerinin değişmesinde etkili olduğu
C) Din adamlarının yönetimdeki etkisinin sürekli arttığı
D) Yunanistan genelinde tek bir merkezî imparatorluk kurulduğu
E) Dış baskılar nedeniyle demokratik hakların askıya alındığı
Hititlerde kralın yanında "Pankuş" adı verilen bir soylular meclisi bulunurdu. Kral, önemli kararları alırken bu meclise danışır, hatta meclis kralı yargılama yetkisine bile sahip olabilirdi. Ayrıca kraliçe (Tavananna) de devlet işlerinde ve dinî törenlerde kral ile eşit yetkilere sahipti.
Bu bilgilere göre Hitit devlet yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
B) Yönetimde aristokratik unsurların etkili olduğuna
C) Kadınların devlet yönetiminde söz sahibi olabildiğine
D) Meşrutiyet rejiminin tam anlamıyla uygulandığına
E) Karar alma süreçlerinde danışma organlarının kullanıldığına
Roma Cumhuriyeti'nde soylu patriciler ile halkı oluşturan plebler arasında uzun süren sınıf çatışmaları yaşanmıştır. Bu çatışmaları sona erdirmek ve toplumsal barışı sağlamak amacıyla "12 Levha Kanunları" hazırlanarak Roma hukukunun temelleri atılmıştır.
Bu gelişmeye göre, Roma'da hukuk kurallarının ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisinin belirleyici olduğu söylenebilir?
B) Sınıfsal çatışmaların ve toplumsal uzlaşı arayışının
C) Tek tanrılı dinlerin getirdiği ahlaki kuralların
D) Sınırların genişlemesiyle eyalet yönetiminin zorlaşmasının
E) Ticari faaliyetlerin hukuki güvence altına alınmak istenmesinin
İlk Çağ'da yerleşik medeniyetler (Mısır, Mezopotamya, Roma) genellikle profesyonel, ağır zırhlı piyade birliklerine ve kale savunmalarına önem verirken; Avrasya bozkırlarındaki konar-göçer topluluklar hızlı hareket edebilen, süvari (atlı) birliklerden oluşan ve kadın-erkek herkesin savaşçı kabul edildiği bir ordu yapısına sahiptiler.
Buna göre, askeri yapıların ve savaş stratejilerinin farklılık göstermesinde aşağıdakilerden hangisinin temel etken olduğu savunulabilir?
B) İnandıkları dinlerin ve tapınak mimarisinin
C) Yazılı hukuk kurallarının gelişmişlik düzeyinin
D) Sahip olunan nüfus miktarlarının
E) Siyasi yönetim şekillerinin (monarşi veya cumhuriyet)
Asurlular, İlk Çağ'ın en güçlü ve disiplinli ordularından birini kurmuşlardır. Savaş arabalarını ve demir silahları etkin şekilde kullanan Asurlular, Mezopotamya dışında Anadolu'ya kadar uzanan geniş topraklarda ticaret kolonileri (Karum) kurarak hem askeri hem de ekonomik bir imparatorluk inşa etmişlerdir.
Bu bilgilere göre Asurlular ile ilgili;
I. Askeri teknolojiyi ve gücü yayılmacı politikalarında kullandıkları,
II. Ticari faaliyetleri askeri güçleriyle destekleyerek koruma altına aldıkları,
III. Anadolu'da siyasi birliği tamamen sağladıkları
çıkarımlarından hangilerine ulaşılabilir?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Hindistan'da uygulanan Kas Sistemi'nde toplum; din adamları (Brahmanlar), askerler ve yöneticiler (Kşatriyalar), tüccar ve çiftçiler (Vaisyalar) ile işçiler (Sudralar) gibi kesin sınırlarla ayrılmış sınıflardan oluşuyordu. Sınıflar arası geçiş kesinlikle yasaktı ve her sınıfın görevleri önceden belirlenmişti.
Bu sistemin Hindistan'da;
I. Ulusal bir ordu ve güçlü bir millet bilincinin oluşmasını engellemesi,
II. Siyasi birliğin kolayca kurulmasını zorlaştırması,
III. Toplumsal eşitliğin ve adaletin sağlanamaması
durumlarından hangilerine yol açtığı savunulabilir?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
İlk Çağ devletlerinde hükümdarlar güçlerini meşrulaştırmak için farklı kaynaklara başvurmuşlardır. Örneğin; Çin imparatorları kendilerini "Göğün Oğlu" ilan etmiş ancak adil yönetmediklerinde bu yetkinin (Göklerin İnayeti) ellerinden alınacağına inanılmıştır. Mezopotamya'da krallar tanrıların yeryüzündeki temsilcileri olarak hüküm sürmüş, Roma'da ise cumhuriyet döneminde meşruiyet halkı temsil eden Senato'ya dayanırken imparatorluk döneminde ordunun gücüne kaymıştır.
Bu bilgilere dayanarak İlk Çağ'da yönetim ve meşruiyet anlayışıyla ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi yapılamaz?
B) Roma'da zaman içinde meşruiyetin kaynağının demokratik/aristokratik kurumlardan askeri güce doğru evrildiği
C) Mezopotamya krallarının, Mısır firavunları gibi kendilerini doğrudan yaratıcı tanrı olarak kabul ettirdikleri
D) Farklı medeniyetlerde siyasi gücün haklılığını kanıtlamak için hem teokratik hem de seküler/askeri unsurların kullanıldığı
E) Siyasi meşruiyetin tek bir kalıba sığmayıp coğrafyaya, zamana ve yönetim şekline göre değişiklik gösterdiği
Atina demokrasisinde, devlet işlerinin karara bağlandığı "Halk Meclisi"ne (Ekklesia) yalnızca Atina doğumlu, özgür ve yetişkin erkek yurttaşlar katılabiliyordu. Kadınlar, köleler ve Atina'da yaşayan yabancılar (metoikoslar) ise bu meclise katılma ve oy kullanma hakkına sahip değildi. Bu durum, Atina nüfusunun yalnızca yaklaşık %10-15'inin yönetimde söz sahibi olduğu anlamına geliyordu.
Buna göre Atina demokrasisi ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en gerçekçi analizdir?
B) Doğrudan demokrasi yöntemi uygulanmasına rağmen, katılım hakkı yönünden sınırlı ve aristokratik/ayrımcı bir karakter taşıdığı
C) Kadınların ve kölelerin haklarını korumak amacıyla özel yasalar çıkarıldığı
D) Temsili demokrasi ilkesinin İlk Çağ'daki en gelişmiş örneği olduğu
E) Yabancıların ticari haklarını korumak için siyasi haklardan feragat ettikleri
Eski Yunan'da başlangıçta savaşlar, pahalı atlara ve silahlara sahip olan soylu süvariler tarafından yürütülüyordu. Bu durum soyluların siyasi gücü ellerinde tutmalarını kolaylaştırıyordu. Ancak MÖ VII. yüzyıldan itibaren kendi zırh ve silahlarını temin edebilen orta sınıf vatandaşlardan oluşan ağır piyade birlikleri (Hoplitler) kuruldu. Hoplitlerin savaş meydanlarında "falanks" adı verilen toplu savunma düzeniyle kazandığı başarılar, ordunun temel gücü hâline gelmelerini sağladı. Bu askeri değişim, orta sınıfın yönetimde hak talep etmesine ve zamanla demokratik reformların yapılmasına zemin hazırladı.
Bu tarihsel analize göre, askeri yapı ile toplumsal/siyasi yapı arasındaki ilişki hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
B) Savaşçı sınıfların değişmesinin, toplumsal tabanın siyasi haklar elde etmesinde ve yönetim yapısının demokratikleşmesinde rol oynadığı
C) Süvari birliklerinin önemini kaybetmesinin tarımsal üretimin tamamen durmasına yol açtığı
D) Demokratik yönetimlerin kurulabilmesi için ordunun tamamen tasfiye edilmesi gerektiği
E) Soyluların askeri üstünlüklerini korumak amacıyla falanks taktiğini bizzat geliştirdikleri
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-tarih-eski-cagda-yonetenler-ve-savasanlar-ve-yonetim-sekilleri/testler