✅ 9. Sınıf Edebiyat: Parça inceleme: konu, tema, ana ve yardımcı düşünceler, anlatım teknikleri, dil ve üslup, söz sanatları, öznel-nesnel ifadeler, açık ve örtük ileti, düşünceyi geliştirme yolları, romanın yapı unsurları, yazım kuralları, iç konuşma, iç çözümleme, bilinç ak Test Çöz
✅ 9. Sınıf Edebiyat: Parça inceleme: konu, tema, ana ve yardımcı düşünceler, anlatım teknikleri, dil ve üslup, söz sanatları, öznel-nesnel ifadeler, açık ve örtük ileti, düşünceyi geliştirme yolları, romanın yapı unsurları, yazım kuralları, iç konuşma, iç çözümleme, bilinç ak Testi
"Bir kasaba lisesinde öğretmenlik yapan genç bir adamın, öğrencilerini hayata hazırlarken karşılaştığı zorluklar ve bu zorluklarla mücadele ederken kasaba halkıyla kurduğu ilişkiler anlatılmaktadır."
Bu parçanın "konusu" aşağıdakilerden hangisidir?
B) Bir öğretmenin kasabadaki mücadele dolu yaşamı ve ilişkileri
C) Anadolu insanının eğitime ve öğretmenlere bakış açısı
D) Gençlerin hayata hazırlanmasında okulun ve çevrenin rolü
E) Kasaba hayatının getirdiği yalnızlık ve yabancılaşma duygusu
(I) Yazarın son romanı, 320 sayfadan oluşuyor ve beş ana bölümden meydana geliyor. (II) Kitapta, İstanbul'un kenar mahallelerinde yaşayan bir ailenin dramı ele alınmış. (III) Olaylar, Cumhuriyet'in ilk yıllarında geçiyor. (IV) Yazar, bu dramı o kadar büyüleyici ve kusursuz bir dille aktarmış ki okurun etkilenmemesi imkânsız. (V) Eser, geçen ay bir yayınevi tarafından basılarak okura sunuldu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "öznel" bir değerlendirme yapılmıştır?
B) II
C) III
D) IV
E) V
"Güneş, tepelerin arkasında yavaş yavaş kaybolurken Ali, elindeki eski çantayı sıkıca kavradı. İstasyonun soğuk ve loş bekleme salonunda, geleceğini şekillendirecek olan o trenin gelmesini bekliyordu. Zaman daralıyordu ama içindeki umut hiç tükenmemişti."
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Olayın kahramanı Ali adında bir karakterdir.
C) Zaman unsuru olarak gün batımı (akşamüstü) tercih edilmiştir.
D) Anlatıcı, olayları üçüncü kişi ağzından aktarmaktadır.
E) Olay, tamamen gerçeküstü ve fantastik ögeler barındırmaktadır.
(I) Roman türünün Türk edebiyatındaki ilk örnekleri Tanzimat Dönemi'nde verilmiştir. (II) Bu dönemde Şemsettin Sami'nin yazdığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat ilk yerli roman kabul edilir. (III) Batılı anlamda ilk başarılı romanları ise Halit Ziya Uşaklıgil kaleme almıştır. (IV) Yazarın Mai ve Siyah adlı eseri bu alanda bir dönüm noktasıdır. (V) Edebiyatımızda ki bu gelişmeler, roman türünün hızla yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir yazım hatası yapılmıştır?
B) II
C) III
D) IV
E) V
"Sessizce odasına çekildi. Kapıyı arkasından kilitlerken içindeki huzursuzluk katlanarak artıyordu. Kendi kendine, 'Neden ona gerçeği söylemedim ki? Şimdi her şey daha da karmaşık bir hal alacak. Korktum mu acaba? Evet, galiba yine o eski korkularıma yenik düştüm.' diye düşündü. Pencereden dışarı bakarken pişmanlık dalgası tüm bedenini sardı."
Bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
B) İç konuşma
C) İç çözümleme
D) Geriye dönüş
E) Özetleme
"Köyün en yaşlı çınarı, fırtınada köklerinden sarsılmasına rağmen ayakta kalmayı başarmıştı. Genç fidanlar ise rüzgârın şiddetiyle birer birer kırılıp toprağa serildiler. Yaşlı çınar, derinlere uzanan köklerinin gücüyle gökyüzüne bakmaya devam ediyordu."
Bu parçadaki "örtük ileti" aşağıdakilerden hangisidir?
B) Genç ağaçlar, yaşlı ağaçlara göre doğa olaylarına karşı daha dayanıksızdır.
C) Köklü bir geçmişe, birikime ve tecrübeye sahip olanlar zorluklar karşısında daha dirençli olur.
D) Doğadaki her canlı, mevsimsel değişimlerden farklı şekillerde etkilenir.
E) Ağaç dikmek ve doğayı korumak, gelecek nesiller için hayati bir önem taşır.
"Saat kaç acaba? Tren kaçta kalkacaktı? Annemin o günkü bakışı... Neden hep sarı hırkasını giyerdi ki? İstasyon şefi yine bağırıyor. Valizim ağır, içindeki kitaplar... Hayat da böyle ağır işte. Nereye gidiyorum ben? Gitmek mi kalmak mı? Keşke o mektubu hiç açmasaydım."
Bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
B) Bilinç akışı
C) Gösterme (Sahneleme)
D) Özetleme
E) Pastiş
"Hüzünlü bir sonbahar günüydü. Gökyüzü gri bulutlardan örülmüş bir hırka giymiş, sessizce ağlıyordu. Rüzgâr, sokak aralarında yalnız bir çocuk gibi ıslık çalarak koşuştururken sararmış yapraklar da onun bu hüznüne ortak oluyordu."
Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangilerine başvurulmuştur?
B) Tecahülifarit (Bilmezlikten gelme) - Kinaye
C) Tezat (Karşıtlık) - Mübalağa (Abartma)
D) Tariz (İğneleme) - İntak (Konuşturma)
E) Mecazımürsel (Ad aktarması) - İstiare
"Roman, yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayları yer, zaman ve kişi unsurlarına bağlı olarak anlatan uzun bir edebî türdür. Hikâyeden en büyük farkı, olayların daha geniş bir çerçevede ele alınması ve şahıs kadrosunun zenginliğidir. Örneğin, Halit Ziya'nın 'Aşk-ı Memnu' romanında onlarca karakterin karmaşık ilişkileri derinlemesine işlenirken sıradan bir hikâyede genellikle tek bir olay ve birkaç kişi üzerinde durulur."
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?
B) Karşılaştırma - Örneklendirme - Tanık Gösterme
C) Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme
D) Benzetme - Tanımlama - Sayısal Verilerden Yararlanma
E) Örneklendirme - Benzetme - Tanık Gösterme
"Gecenin koyu karanlığında, rüzgârın uğultusu pencereleri zorluyordu. İhtiyar adam, titreyen elleriyle şömineye bir odun daha attı. Ateşin kızıl alevleri, odanın duvarlarında devasa gölgeler oluşturuyor; geçmişin sararmış sayfalarını zihninde yeniden canlandırıyordu. İçindeki yalnızlık, dışarıdaki soğuktan daha kesgindi."
Bu parçanın dil ve üslup özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Sanatlı ve mecazlı bir söyleyiş tercih edilmiştir.
C) Anlatımda ikilemelere ve deyimlere sıkça başvurularak akıcılık engellenmiştir.
D) Hâkim (ilahi) bakış açılı bir anlatıcının dil özelliklerini yansıtmaktadır.
E) Duygusal ve hüzünlü bir ton (atmosfer) hâkimdir.
"Sanat, insanın dış dünyayı kendi süzgecinden geçirerek yeniden yorumlamasıdır. Bu yüzden hiçbir sanat eseri, gerçeğin birebir kopyası olamaz. Fotoğraf bile vizörün arkasındaki gözün seçimiyle şekillenir. Sanatçı, eserini üretirken toplumsal gerçeklerden beslense de ona kendi hayal gücünü, duygularını ve estetik anlayışını katar. Böylece ortaya çıkan ürün, hem topluma ayna tutar hem de sanatçının özgün dünyasını yansıtır."
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
B) Sanatçının eserini oluştururken kendi düş gücünden yararlandığına
C) Fotoğrafın bile kişisel bir bakış açısı ve seçicilik barındırdığına
D) Sanat eserlerinin sadece bireysel konuları ele alması gerektiğine
E) Sanatın, dış dünyanın sanatçı tarafından yeniden yorumlanması olduğuna
I. Ahmet, kapının önünde durup derin bir nefes aldı. İçindeki korkuyu yenmeye çalışıyordu ama nafileydi. Yıllar sonra babasıyla karşılaşacak olmanın verdiği eziklik tüm benliğini sarmıştı.
II. "Şimdi içeri girsem ne diyeceğim? Beni affet mi? Hayır, bunu asla yapamam. Gururum buna izin vermez. Ama onu çok özledim."
III. Kapının zili... Ses ne kadar da tiz. Tıpkı çocukluğumdaki o kırık oyuncağın çıkardığı ses gibi. Annem mutfakta yemek yapıyor olmalı. Tarhana çorbası kokusu... Neden her şey bu kadar hızlı değişti?
Yukarıdaki numaralanmış parçalarda kullanılan anlatım teknikleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
B) I. İç çözümleme - II. İç konuşma - III. Bilinç akışı
C) I. Bilinç akışı - II. İç konuşma - III. İç çözümleme
D) I. İç çözümleme - II. Bilinç akışı - III. İç konuşma
E) I. İç konuşma - II. Bilinç akışı - III. İç çözümleme
"Sokağın köşesindeki eski bakkal dükkânına doğru adımlarken içimdeki heyecanı bastırmaya çalışıyordum. (I) Yıllar önce bıraktığım o kokunun hâlâ orada olup olmadığını merak ediyordum. (II) Bakkal Mustafa Efendi, gözlüğünün üstünden bana doğru baktı ama beni tanımadı. (III) Onun zihninden geçenleri, beni geçmişteki o yaramaz çocukla bağdaştırıp bağdaştıramadığını bilmek için neler vermezdim. (IV) Oysa o, sadece sıradan bir müşteriye bakar gibi donuk ve ilgisizce süzüyordu beni. (V) Yüzündeki kırışıklıklar geçen zamanın acımasızlığını fısıldıyordu adeta."
Bu parçanın anlatıcısı ve bakış açısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) II. cümlede anlatıcı, ilahi bakış açısına geçiş yaparak Mustafa Efendi'nin iç dünyasını kesin olarak vermiştir.
C) III. cümlede kahraman anlatıcı, kendi bakış açısının sınırlarını (başkalarının zihnini okuyamama durumunu) doğrudan dile getirmiştir.
D) IV. cümlede anlatıcı, olayların dışına çıkarak üçüncü kişi ağzından bir anlatım sergilemiştir.
E) V. cümlede kullanılan benzetmeler, anlatıcının olayları tamamen tarafsız bir kamera sessizliğiyle sunduğunu kanıtlar.
"Karanlık oda, geçmişin tozlu hatıralarıyla doluydu. Duvarda asılı duran eski saat, zamanın durduğunu iddia edercesine yavaş çalışıyordu. Selim, masanın üzerindeki sararmış mektuplara dokunurken parmak uçlarında geçmişin soğukluğunu hissetti. 'Gitmek kolay, kalıp savaşmak zordu,' diye mırıldandı kendi kendine. Oysa o, her zaman kolay olanı seçmişti. Şimdi ise bu odada, kendi korkularının inşa ettiği o görünmez hapishanede müebbet hapse mahkûm bir suçlu gibi bekliyordu."
Bu parçanın analiziyle ilgili aşağıda verilen yargılardan hangisi yanlıştır?
B) Parçada hem kahramanın iç dünyasını çözümleyen ilahi (hâkim) bakış açısı hem de kahramanın kendi ağzından verilen iç konuşma tekniği bir arada kullanılmıştır.
C) "Eski saat, zamanın durduğunu iddia edercesine..." ifadesinde teşhis (kişileştirme) sanatına başvurulmuştur.
D) Anlatıcı, olayları tamamen nesnel bir gözle, kendi yorumlarını ve duygularını katmadan, kamera tarafsızlığıyla aktarmıştır.
E) "Gitmek kolay, kalıp savaşmak zordu" cümlesinde karşıt durumlardan yararlanılarak bir yaşam sorgulaması yapılmıştır.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-parca-inceleme-konu-tema-ana-ve-yardimci-dusunceler-anlatim-teknikleri-dil-ve-uslup-soz-sanatlari-oznel-nesnel-ifadeler-acik-ve-ortuk-ileti-dusunceyi-gelistirme-yollari-romanin-yapi-unsurlari-yazim-kurallari-ic-konusma-ic-cozumleme-bilinc/testler