✅ 9. Sınıf Edebiyat: Hikaye özellikleri Test Çöz
✅ 9. Sınıf Edebiyat: Hikaye özellikleri Testi
Dünya edebiyatında serim, düğüm ve çözüm bölümlerine sadık kalınarak yazılan, merak unsurunun ve olay örgüsünün ön planda tutulduğu "olay hikayesi" türünün kurucusu kabul edilen Fransız yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Anton ÇehovB) Guy de Maupassant
C) Alphonse Daudet
D) Edgar Allan Poe
E) Mark Twain
Hikayede anlatıcının, kahramanların zihninden geçenleri, duygularını, geçmişte yaşadıklarını ve gelecekte yaşayacaklarını her şeyi bilen bir konumda aktardığı bakış açısına ne ad verilir?
A) İlahi (Hakim) bakış açısıB) Gözlemci bakış açısı
C) Kahraman bakış açısı
D) Çoğulcu bakış açısı
E) Nesnel bakış açısı
Tanzimat Dönemi'nde Samipaşazade Sezai tarafından yazılan ve Türk edebiyatında Batılı anlamda (teknik açıdan olgun) ilk hikaye örneği kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Letaif-i RivayatB) Küçük Şeyler
C) Müsavat
D) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
E) Harap Mabedler
Durum (Çehov tarzı) hikayesi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Belli bir olay örgüsüne dayanmaktan ziyade, günlük yaşamdan bir kesiti aktarır.B) Klasik serim, düğüm ve çözüm planına sıkı sıkıya bağlı kalınmaz.
C) Okuyucuda merak ve heyecan uyandırma amacı ikinci plandadır.
D) Türk edebiyatında Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal önemli temsilcilerindendir.
E) Hikaye mutlaka çarpıcı ve beklenmedik bir sonla tamamlanarak düğüm çözülür.
"İstasyona doğru ağır adımlarla yürüyordu. Cebindeki son parayla bir çay bile alamayacağını biliyordu. İçini derin bir pişmanlık kapladı; keşke dün akşam babasıyla o tartışmayı yapmasaydı diye düşündü. Trenin düdüğü uzaktan duyulduğunda yüreği sıkıştı."
Bu parçanın anlatıcısı ve bakış açısı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
B) 3. tekil kişi - Gözlemci bakış açısı
C) 3. tekil kişi - İlahi (Hakim) bakış açısı
D) 1. tekil kişi - İlahi (Hakim) bakış açısı
E) 3. tekil kişi - Kahraman bakış açısı
"Odanın ortasındaki küçük masada eski bir radyo cızırdıyordu. Yağmur camın dış yüzeyinde ince çizgiler çizerek süzülmekteydi. Yaşlı adam, elindeki sıcak çay bardağını iki avucuyla kavramış, buğulu camdan dışarıyı izliyordu. Hiçbir şey konuşmuyor, sadece sokağın ağır sessizliğini dinliyordu. Zaman sanki bu odada durmuş gibiydi."
Bu metinle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Yaşamdan bir anı ve atmosferi aktaran bir durum hikayesinden alınmıştır.
C) Mantıksal bir düğümün çözüme kavuşturulduğu klasik hikaye örneğidir.
D) Kahramanın başından geçen hareketli olayları sırasıyla aktaran bir anlatımdır.
E) Şaşırtıcı ve beklenmedik bir sonla biten Maupassant tarzı bir hikayedir.
"Kendi kendine, 'Şimdi o kapıdan içeri girersem ne diyeceğim?' dedi. 'Geciktiğimi söylesem inanmaz ki. En iyisi doğruyu anlatmak fakat buna cesaretim var mı?' Masadaki anahtarları alıp çantasında bir süre salladı."
Bu parçada ağırlıklı olarak kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
B) İç konuşma (Monolog)
C) Bilinç akışı
D) Geriye dönüş
E) Özetleme
Türk edebiyatının iki önemli hikayecisi olan Ömer Seyfettin ile Sait Faik Abasıyanık karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğru bir tespit olur?
A) Ömer Seyfettin durum hikayeciliğinin, Sait Faik ise olay hikayeciliğinin temsilcisidir.B) Ömer Seyfettin eserlerinde mantıksal bir olay örgüsü ve merak unsurunu merkeze alırken; Sait Faik, yaşamdan kesitleri ve insan sevgisini öne çıkarmıştır.
C) Her iki yazar da Maupassant tarzı hikayenin edebiyatımızdaki en önemli örneklerini vermiştir.
D) Sait Faik hikayelerinde serim-düğüm-çözüm planına katı bir şekilde bağlı kalmış, Ömer Seyfettin ise bu planı yıkmıştır.
E) Ömer Seyfettin hikayelerinde sadece durum betimlemelerine yer verirken, Sait Faik sürekli tarihi olayları konu edinmiştir.
"Genç adam kapıyı yavaşça açtı. İçeri girip şapkasını askılığa astı. Masadaki gazeteye birkaç saniye baktıktan sonra pencerenin kenarındaki sandalyeye oturdu. Elini çenesine koyup dışarıdaki çocukları izlemeye başladı."
Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Gözlemci bakış açısı kullanılmıştır.
C) Anlatım üçüncü tekil kişi (o) ağzından yapılmıştır.
D) Kahramanın iç dünyası ve psikolojik derinliği detaylıca analiz edilmiştir.
E) Mekân ve kişi hareketleri görsellik ön planda tutularak sunulmuştur.
"Trenin penceresinden sararan ağaçları izlerken zihni birden yirmi yıl öncesine gitti. On yaşındaydı. Yine böyle bir sonbahar günü dedesinin köydeki ahşap evinin bahçesinde elma topluyordu. Dedesinin o sıcak tebessümü gözlerinin önüne geldi. Derin bir iç çekip tekrar kompartımandaki koltuğuna odaklandı."
Bu parçada kullanılan anlatım tekniği ve zaman kurgusuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
B) Olaylar tamamen kronolojik bir sırayla ve geleceğe dönük aktarılmıştır.
C) Anlatıcı kahramanın zihninden geçenleri "bilinç akışı" tekniğiyle tamamen düzensiz ve mantıksız kelimelerle sunmuştur.
D) Zaman kavramına hiç yer verilmemiş, tamamen soyut bir mekân tasviri yapılmıştır.
E) Kahraman anlatıcı kendi geleceğini kehanet yoluyla aktarmıştır.
Hikayede "mekân" (yer) unsurunun işlevleriyle ilgili aşağıda verilen yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Kahramanların psikolojik durumlarını ve sosyal konumlarını yansıtmaya yardımcı olur.B) Olayların gerçekleştiği çevreyi somutlaştırarak anlatımın inandırıcılığını artırır.
C) Okuyucunun zihninde olayın geçtiği ortamı canlandırmasını sağlar ve atmosfer oluşturur.
D) Mekân tasvirlerinin niteliği, anlatıcının bakış açısını otomatik olarak birinci tekil kişiye dönüştürür.
E) Durum hikayelerinde mekân, olay hikayelerine göre bazen sadece bir duygu veya izlenim aktarma aracı olarak kullanılabilir.
Metin I:
"Saat gece yarısı on ikiyi vuruyordu. Muhtar, elindeki titrek feneri hırsızın yüzüne doğru tuttu. Kahvehanede toplanan köylüler nefeslerini tutmuş bekliyordu. Yüzdeki çamur silindiğinde yakalanan adamın, kasabanın en hayırsever tüccarı olduğu ortaya çıktı. Herkes büyük bir şaşkınlıkla donakaldı."
Metin II:
"Deniz bugün yine masmavi. İskelede oturmuş, martıların simit parçaları için birbiriyle yarışmasını izliyorum. İçimde nedensiz, tatlı bir yaşama sevinci var. Yılların balıkçısı Rıza Amca ağlarını onarıyor, bana bakıp hafifçe gülümsüyor. Zaman kendi kendine akıp gidiyor işte..."
Bu iki metin karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğru olur?
B) I. metinde olay örgüsü, merak unsuru ve şaşırtıcı bir düğüm noktası ön plandayken; II. metinde atmosfer, duygu ve günlük yaşamdan bir kesit sunulmuştur.
C) Her iki metinde de ilahi (hakim) bakış açısı ve birinci tekil kişi anlatıcı kullanılmıştır.
D) I. metin Sait Faik Abasıyanık'ın, II. metin ise Ömer Seyfettin'in hikaye anlayışını temsil etmektedir.
E) II. metinde olaylar kronolojik olarak gerilimi artıracak şekilde yapılandırılmış, I. metinde ise durağan bir an anlatılmıştır.
"Ahmet masadaki kapalı zarfa uzun uzun baktı. Açıp açmamak arasında büyük bir tereddüt yaşıyordu. Kendi kendine, 'Şimdi bunu okursam bütün huzurum kaçacak. Ama okumazsam da meraktan gece boyu uyuyamayacağım.' dedi. Anlatıcı ise Ahmet'in bu kararsızlığının temelinde, çocukluğundan beri süregelen başarısızlık korkusunun ve geçmişte aldığı derin yaraların yattığını çok iyi biliyordu."
Bu parçanın anlatım özellikleri, kullanılan teknikler ve bakış açısı ile ilgili aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
B) Kahramanın kendi zihninden geçenleri doğrudan aktarmasıyla "iç konuşma", anlatıcının kahramanın psikolojik nedenlerini açıklamasıyla "iç çözümleme" tekniği bir arada kullanılmıştır.
C) Olaylar tamamen birinci tekil kişi (kahraman anlatıcı) ağzıyla aktarılmış ve mantık akışı bozularak "bilinç akışı" tekniğine başvurulmuştur.
D) Metinde sadece durum betimlemesi yapıldığından anlatıcının bakış açısını tespit etmek mümkün değildir.
E) Metin, Maupassant tarzı hikayenin çözüm bölümünden alınmış olup gerilim en üst noktaya tırmandırılmıştır.
Bir yazarın kaleme almayı planladığı hikaye taslağına ait yapı unsurları şu şekildedir:
Olay Örgüsü:* Yoğun kar yağışı nedeniyle dış dünyayla bağı kesilen bir kasabada, kış ortasında fırıncının gizemli bir şekilde kaybolması ve köylülerin iz peşine düşmesiyle başlayan gerilim dolu kovalamaca.
Zaman:* 1985 yılının soğuk bir ocak gecesi.
Mekân:* Yolları kapanmış, dağlar arasında sıkışmış küçük bir kasaba.
Anlatıcı ve Bakış Açısı:* Olaylara bizzat katılan kasaba doktorunun ağzından (1. tekil kişi / Kahraman bakış açısı).
Hikaye Türü:* Durum (Kesit) Hikayesi.
Bu hikaye taslağı incelendiğinde, yapı unsurları ile hikaye türü arasındaki mantıksal uyumsuzluk aşağıdakilerin hangisinde doğru açıklanmıştır?
B) Kar yağışı ve kasaba mekânı, doktor olan anlatıcının gözlem yeteneğini kısıtlar.
C) Gizem, merak, gerilim ve aksiyon içeren bir olay zincirinin bulunması, bu metnin "Durum hikayesi" değil "Olay (Maupassant tarzı) hikayesi" niteliği taşıdığını gösterir.
D) Birinci tekil kişi anlatıcının seçildiği hikayelerde mekân tasvirine yer verilemez.
E) Olayların kış mevsiminde geçmesi, serim-düğüm-çözüm planının uygulanmasını imkânsız kılar.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/9-sinif-edebiyat-hikaye-ozellikleri/testler