✅ 3. Sınıf Türkçe: Okuduğunu Anlama Test Çöz
✅ 3. Sınıf Türkçe: Okuduğunu Anlama Testi
Ayşe, sabah erkenden uyandı. Pencereden dışarı baktığında güneşin pırıl pırıl parladığını gördü. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyordu. Ayşe, annesine kahvaltıda ne olduğunu sordu. Annesi, "Bugün menemen var!" dedi. Ayşe menemeni çok severdi. Hızla elini yüzünü yıkadı ve masaya oturdu.
Ayşe sabah uyandığında dışarıda ne gördü?
B) Güneş parlıyordu.
C) Kar yağıyordu.
Ayşe, sabah erkenden uyandı. Pencereden dışarı baktığında güneşin pırıl pırıl parladığını gördü. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyordu. Ayşe, annesine kahvaltıda ne olduğunu sordu. Annesi, "Bugün menemen var!" dedi. Ayşe menemeni çok severdi. Hızla elini yüzünü yıkadı ve masaya oturdu.
Ayşe kahvaltıda ne yiyecekti?
B) Zeytin
C) Menemen
Deniz kenarında yaşayan küçük bir kaplumbağa vardı. Adı Tosbik'ti. Tosbik her sabah erkenden uyanır, yavaş yavaş sahile inerdi. Orada diğer arkadaşlarıyla kumdan kaleler yapar, denizde yüzen balıkları izlerdi. Tosbik'in en sevdiği şey, güneş batarken gökyüzünün renklerini seyretmekti. Bir gün, sahile büyük bir fırtına geldi. Tosbik çok korktu ve hemen kabuğuna çekildi. Fırtına geçtikten sonra sahildeki çöpleri görünce çok üzüldü. Arkadaşlarıyla birlikte sahili temizlemeye karar verdi.
Kaplumbağanın adı neydi?
B) Tosbik
C) Yavaş
Deniz kenarında yaşayan küçük bir kaplumbağa vardı. Adı Tosbik'ti. Tosbik her sabah erkenden uyanır, yavaş yavaş sahile inerdi. Orada diğer arkadaşlarıyla kumdan kaleler yapar, denizde yüzen balıkları izlerdi. Tosbik'in en sevdiği şey, güneş batarken gökyüzünün renklerini seyretmekti. Bir gün, sahile büyük bir fırtına geldi. Tosbik çok korktu ve hemen kabuğuna çekildi. Fırtına geçtikten sonra sahildeki çöpleri görünce çok üzüldü. Arkadaşlarıyla birlikte sahili temizlemeye karar verdi.
Tosbik'in en sevdiği şey neydi?
B) Balıkları izlemek
C) Güneş batarken gökyüzünü seyretmek
Deniz kenarında yaşayan küçük bir kaplumbağa vardı. Adı Tosbik'ti. Tosbik her sabah erkenden uyanır, yavaş yavaş sahile inerdi. Orada diğer arkadaşlarıyla kumdan kaleler yapar, denizde yüzen balıkları izlerdi. Tosbik'in en sevdiği şey, güneş batarken gökyüzünün renklerini seyretmekti. Bir gün, sahile büyük bir fırtına geldi. Tosbik çok korktu ve hemen kabuğuna çekildi. Fırtına geçtikten sonra sahildeki çöpleri görünce çok üzüldü. Arkadaşlarıyla birlikte sahili temizlemeye karar verdi.
Fırtına geldiğinde Tosbik ne yaptı?
B) Kabuğuna çekildi.
C) Kumdan kale yaptı.
Deniz kenarında yaşayan küçük bir kaplumbağa vardı. Adı Tosbik'ti. Tosbik her sabah erkenden uyanır, yavaş yavaş sahile inerdi. Orada diğer arkadaşlarıyla kumdan kaleler yapar, denizde yüzen balıkları izlerdi. Tosbik'in en sevdiği şey, güneş batarken gökyüzünün renklerini seyretmekti. Bir gün, sahile büyük bir fırtına geldi. Tosbik çok korktu ve hemen kabuğuna çekildi. Fırtına geçtikten sonra sahildeki çöpleri görünce çok üzüldü. Arkadaşlarıyla birlikte sahili temizlemeye karar verdi.
Fırtına sonrası sahili görünce Tosbik neden üzüldü?
B) Sahilde çok çöp olduğu için.
C) Arkadaşları gelmediği için.
Ela ve Can, hafta sonu ormanda yürüyüşe çıktılar. Yanlarına su, sandviç ve meyve suyu almışlardı. Ormanın derinliklerine doğru ilerlerken birbirinden güzel çiçekler ve ağaçlar gördüler. Kuş sesleri onlara eşlik ediyordu. Bir ara, yol kenarında yaralı bir kuş fark ettiler. Kuşun kanadı hafifçe kırılmıştı. Ela, kuşu dikkatlice avucuna aldı. Can ise hemen annesini aradı. Anneleri, kuşu veterinere götürmeleri gerektiğini söyledi. Veteriner, kuşu tedavi etti ve bir süre sonra iyileşip uçabileceğini söyledi. Ela ve Can, kuşa "Umut" adını verdiler ve iyileşene kadar ona baktılar. Umut iyileşince onu tekrar doğaya bıraktılar.
Ela ve Can ormanda yürüyüşe çıkarken yanlarına neler aldılar?
B) Su, sandviç ve meyve suyu.
C) Hiçbir şey almadılar.
Ela ve Can, hafta sonu ormanda yürüyüşe çıktılar. Yanlarına su, sandviç ve meyve suyu almışlardı. Ormanın derinliklerine doğru ilerlerken birbirinden güzel çiçekler ve ağaçlar gördüler. Kuş sesleri onlara eşlik ediyordu. Bir ara, yol kenarında yaralı bir kuş fark ettiler. Kuşun kanadı hafifçe kırılmıştı. Ela, kuşu dikkatlice avucuna aldı. Can ise hemen annesini aradı. Anneleri, kuşu veterinere götürmeleri gerektiğini söyledi. Veteriner, kuşu tedavi etti ve bir süre sonra iyileşip uçabileceğini söyledi. Ela ve Can, kuşa "Umut" adını verdiler ve iyileşene kadar ona baktılar. Umut iyileşince onu tekrar doğaya bıraktılar.
Ormanda yürürken ne sesi onlara eşlik ediyordu?
B) Su sesi
C) Kuş sesleri
Ela ve Can, hafta sonu ormanda yürüyüşe çıktılar. Yanlarına su, sandviç ve meyve suyu almışlardı. Ormanın derinliklerine doğru ilerlerken birbirinden güzel çiçekler ve ağaçlar gördüler. Kuş sesleri onlara eşlik ediyordu. Bir ara, yol kenarında yaralı bir kuş fark ettiler. Kuşun kanadı hafifçe kırılmıştı. Ela, kuşu dikkatlice avucuna aldı. Can ise hemen annesini aradı. Anneleri, kuşu veterinere götürmeleri gerektiğini söyledi. Veteriner, kuşu tedavi etti ve bir süre sonra iyileşip uçabileceğini söyledi. Ela ve Can, kuşa "Umut" adını verdiler ve iyileşene kadar ona baktılar. Umut iyileşince onu tekrar doğaya bıraktılar.
Ela ve Can, yaralı kuşu görünce ilk ne yaptılar?
B) Onu avuçlarına alıp annelerini aradılar.
C) Kendi başlarına tedavi etmeye çalıştılar.
Ela ve Can, hafta sonu ormanda yürüyüşe çıktılar. Yanlarına su, sandviç ve meyve suyu almışlardı. Ormanın derinliklerine doğru ilerlerken birbirinden güzel çiçekler ve ağaçlar gördüler. Kuş sesleri onlara eşlik ediyordu. Bir ara, yol kenarında yaralı bir kuş fark ettiler. Kuşun kanadı hafifçe kırılmıştı. Ela, kuşu dikkatlice avucuna aldı. Can ise hemen annesini aradı. Anneleri, kuşu veterinere götürmeleri gerektiğini söyledi. Veteriner, kuşu tedavi etti ve bir süre sonra iyileşip uçabileceğini söyledi. Ela ve Can, kuşa "Umut" adını verdiler ve iyileşene kadar ona baktılar. Umut iyileşince onu tekrar doğaya bıraktılar.
Kuşa neden "Umut" adını verdiler?
B) Kuşun iyileşmesi için umut ettikleri için.
C) Kuşun çok şarkı söylediği için.
Ela ve Can, hafta sonu ormanda yürüyüşe çıktılar. Yanlarına su, sandviç ve meyve suyu almışlardı. Ormanın derinliklerine doğru ilerlerken birbirinden güzel çiçekler ve ağaçlar gördüler. Kuş sesleri onlara eşlik ediyordu. Bir ara, yol kenarında yaralı bir kuş fark ettiler. Kuşun kanadı hafifçe kırılmıştı. Ela, kuşu dikkatlice avucuna aldı. Can ise hemen annesini aradı. Anneleri, kuşu veterinere götürmeleri gerektiğini söyledi. Veteriner, kuşu tedavi etti ve bir süre sonra iyileşip uçabileceğini söyledi. Ela ve Can, kuşa "Umut" adını verdiler ve iyileşene kadar ona baktılar. Umut iyileşince onu tekrar doğaya bıraktılar.
Metne göre, kuş iyileştikten sonra ne oldu?
B) Onu tekrar doğaya bıraktılar.
C) Onu başka bir veterinere götürdüler.
Eski zamanlarda, bir köyde yaşayan bilge bir çoban varmış. Çoban, sürülerini otlatırken her zaman etrafındaki doğayı dikkatle gözlemlermiş. Mevsimlerin değişimini, hayvanların davranışlarını ve bitkilerin büyümesini incelermiş. Bu gözlemleri sayesinde hava durumunu önceden tahmin edebilir, fırtınalardan önce sürülerini güvenli yerlere götürürmüş. Köy halkı, onun bu yeteneğine çok şaşırır, ona "Doğanın Fısıltısı" adını takmışlar. Bir gün, köyde büyük bir kuraklık başlamış. Tarlalar kurumuş, hayvanlar susuz kalmış. Köylüler çobana gelerek yardım istemişler. Çoban, onlara uzak bir dağın yamacında, kimsenin bilmediği bir su kaynağı olduğunu söylemiş. Köylüler, çobanın tarif ettiği yere giderek suyu bulmuşlar ve köylerini kurtarmışlar. Çoban, bilgisini ve gözlem yeteneğini her zaman iyilik için kullanmış.
Çoban, hava durumunu nasıl tahmin ediyordu?
B) Doğayı dikkatle gözlemleyerek.
C) Köydeki yaşlılara sorarak.
Eski zamanlarda, bir köyde yaşayan bilge bir çoban varmış. Çoban, sürülerini otlatırken her zaman etrafındaki doğayı dikkatle gözlemlermiş. Mevsimlerin değişimini, hayvanların davranışlarını ve bitkilerin büyümesini incelermiş. Bu gözlemleri sayesinde hava durumunu önceden tahmin edebilir, fırtınalardan önce sürülerini güvenli yerlere götürürmüş. Köy halkı, onun bu yeteneğine çok şaşırır, ona "Doğanın Fısıltısı" adını takmışlar. Bir gün, köyde büyük bir kuraklık başlamış. Tarlalar kurumuş, hayvanlar susuz kalmış. Köylüler çobana gelerek yardım istemişler. Çoban, onlara uzak bir dağın yamacında, kimsenin bilmediği bir su kaynağı olduğunu söylemiş. Köylüler, çobanın tarif ettiği yere giderek suyu bulmuşlar ve köylerini kurtarmışlar. Çoban, bilgisini ve gözlem yeteneğini her zaman iyilik için kullanmış.
Köy halkı çobana neden "Doğanın Fısıltısı" adını takmış?
B) Doğadaki değişimleri anlayıp yorumlayabildiği için.
C) Çok sessiz olduğu için.
Eski zamanlarda, bir köyde yaşayan bilge bir çoban varmış. Çoban, sürülerini otlatırken her zaman etrafındaki doğayı dikkatle gözlemlermiş. Mevsimlerin değişimini, hayvanların davranışlarını ve bitkilerin büyümesini incelermiş. Bu gözlemleri sayesinde hava durumunu önceden tahmin edebilir, fırtınalardan önce sürülerini güvenli yerlere götürürmüş. Köy halkı, onun bu yeteneğine çok şaşırır, ona "Doğanın Fısıltısı" adını takmışlar. Bir gün, köyde büyük bir kuraklık başlamış. Tarlalar kurumuş, hayvanlar susuz kalmış. Köylüler çobana gelerek yardım istemişler. Çoban, onlara uzak bir dağın yamacında, kimsenin bilmediği bir su kaynağı olduğunu söylemiş. Köylüler, çobanın tarif ettiği yere giderek suyu bulmuşlar ve köylerini kurtarmışlar. Çoban, bilgisini ve gözlem yeteneğini her zaman iyilik için kullanmış.
Metne göre, çobanın en önemli özelliği nedir?
B) Bilgisini ve gözlem yeteneğini iyilik için kullanması.
C) Uzak yerlere gitmeyi sevmesi.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/3-sinif-turkce-okudugunu-anlama/testler