✅ 11. Sınıf Felsefe: 20. yüzyıl felsefesinin temel problemleri Test Çöz
✅ 11. Sınıf Felsefe: 20. yüzyıl felsefesinin temel problemleri Testi
Husserl'e göre nesnelerin özüne ulaşabilmek için onların duyusal özelliklerini, ön yargılarımızı ve geçmiş bilgilerimizi bir kenara bırakmamız gerekir. Nesneye dair her türlü ön kabulün geçici olarak dışarıda bırakılmasını öngören bu felsefi yönteme ne ad verilir?
A) Paranteze almaB) Yanlışlama
C) Diyalektik
J. P. Sartre'a göre insanda "varoluş özden önce gelir". Bu durum insanın önceden belirlenmiş bir kaderi olmadığını, kendi kararlarıyla kendini var ettiğini gösterir.
Buna göre, Sartre'ın varoluşçuluk anlayışının temelinde aşağıdaki kavramlardan hangisi yer alır?
B) Özgürlük
C) Nesnellik
Dilthey, doğa bilimlerinin yönteminin "açıklama", tinsel (insani) bilimlerin yönteminin ise "anlama" olduğunu savunur.
Buna göre, tinsel bilimlerin temelini oluşturan ve metinleri/eylemleri yorumlama sanatı olarak bilinen felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?
B) Pozitivizm
C) Materyalizm
Mantıkçı pozitivizme göre, yalnızca duyu deneyimleriyle doğrulanabilen önermeler anlamlıdır. Deney ve gözlem alanının dışında kalan, doğrulanamayan önermeler ise anlamsızdır.
Buna göre mantıkçı pozitivizm, aşağıdaki felsefe alanlarından hangisinin önermelerini tamamen "anlamsız" bularak reddeder?
B) Metafizik
C) Etik
Thomas Kuhn'a göre bilim, doğrusal ve birikimli bir şekilde ilerlemez. Bilimsel süreç, bilim insanlarının ortaklaşa kabul ettiği bir bakış açısının (paradigma) hakim olduğu "olağan bilim" dönemiyle başlar. Ancak zamanla mevcut paradigmanın açıklayamadığı sorunlar (bunalımlar) ortaya çıkar ve yeni bir paradigma eskisinin yerini alır.
Bu parçaya göre, "paradigma" kavramının tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Herhangi bir deney ve gözleme dayanmadan, salt akıl yoluyla ulaşılan mutlak doğrulardır.
C) Bilimsel bilginin sürekli olarak üst üste eklenerek ilerlemesini sağlayan yöntemsel kurallardır.
Nicolai Hartmann, klasik ontolojinin varlığı tek bir ilkeye indirgeyen yaklaşımına karşı çıkarak "Yeni Ontoloji"yi kurmuştur. Ona göre varlık, basitten karmaşığa doğru sıralanan dört temel katmandan oluşur: inorganik, organik, ruhsal ve tinsel katman. Her üst katman, alt katmana dayanır ancak ondan tamamen farklı yeni niteliklere sahiptir.
Hartmann'ın bu varlık görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Varlık katmanları arasında hiyerarşik ve bağımlı bir ilişki vardır.
C) Ruhsal katman, tüm katmanların en altında yer alan temel katmandır.
Karl Marx'a göre toplumsal değişimin ve tarihin motor gücü, ekonomik ilişkiler ve üretim biçimleridir. Toplumun ekonomik yapısı (altyapı), hukuk, siyaset, din ve felsefe gibi düşünsel yapıları (üstyapı) belirler. Altyapıda meydana gelen bir değişim, eninde sonunda üstyapıyı da dönüştürür.
Buna göre, Marx'ın tarih ve toplum görüşüyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
B) Maddi üretim ilişkileri, toplumsal bilincin ve kurumların temel belirleyicisidir.
C) Tarihsel ilerleme, yalnızca insan aklının kendi içindeki diyalektik gelişimiyle açıklanır.
Wittgenstein, "Tractatus" adlı eserinde "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır." der. Ona göre dil, dünyanın bir resmidir ve dildeki önermeler dünyadaki olgulara karşılık gelir. Eğer bir önerme dünyadaki bir olguya karşılık gelmiyorsa, o önerme anlamsızdır.
Wittgenstein'ın bu görüşünden hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
B) Anlamlı konuşabilmek için dilin sınırlarını olgusal dünyanın sınırlarıyla çizmek gerekir.
C) Dilin yapısı ile dünyanın yapısı arasında hiçbir mantıksal ilişki bulunmamaktadır.
Gadamer'e göre anlamak, tarihsel bir süreçtir ve insanın geçmişinden, kültüründen tamamen sıyrılması imkansızdır. İnsan bir metni okurken oraya kendi "ön anlamalarıyla" (ön yargılarıyla) yaklaşır. Anlama, metnin ufku ile okuyucunun ufkunun kaynaşmasıyla gerçekleşir.
Buna göre Gadamer'in anlama yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
B) Anlama, nesnel bir metin ile öznel okuyucunun tarihsel ufuklarının bir araya gelmesiyle oluşan dinamik bir süreçtir.
C) Metnin tek bir mutlak anlamı vardır ve bu anlam okuyucudan tamamen bağımsızdır.
Sartre, "İnsan özgürlüğe mahkumdur." der. Çünkü insan dünyaya kendi isteği dışında fırlatılmıştır ancak bir kez dünyaya geldikten sonra yaptığı her eylemden, aldığı her karardan tamamen kendisi sorumludur. Kaçış yoktur; seçmemeyi seçmek bile bir seçimdir.
Sartre'ın bu düşüncesinden çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangidir?
B) İnsan, eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda olduğu için mutlak bir özgürlüğe sahiptir.
C) İnsanın kaderi önceden belirlendiği için özgürlük yalnızca bir yanılsamadan ibarettir.
Mantıkçı pozitivistler, felsefeyi bilimsel önermelerin mantıksal analiziyle sınırlamak istemişlerdir. Onlara göre bir önermenin anlamlı olabilmesi, onun deneysel olarak doğrulanabilir olmasına bağlıdır. Örneğin "Yarın yağmur yağacak" önermesi doğrulanabilir olduğu için anlamlıdır, ancak "Ruh ölümsüzdür" önermesi doğrulanamadığı için anlamsızdır.
Buna göre mantıkçı pozitivizmin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Metafiziksel önermelerin doğruluğunu kanıtlamak için yeni yöntemler geliştirmek.
C) Bilim ile felsefe arasındaki sınırları tamamen ortadan kaldırmak.
Edmund Husserl'in fenomenolojik yöntemi olan "paranteze alma" (epoché), ilk bakışta Descartes'ın metodik şüphesine benzeyebilir. Ancak aralarında çok temel bir fark vardır. Descartes, şüphe yöntemiyle dış dünyanın ve duyuların varlığını tamamen reddederek kesin bir "ben" (cogito) bilgisine ulaşmaya çalışır. Husserl ise paranteze almada dış dünyayı yok saymaz veya onun varlığından şüphe etmez; sadece nesneye dair her türlü ön kabulü, bilimsel teoriyi ve duyusal yargıyı "askıya alır". Amaç, nesnenin bilincimize doğrudan sunulan saf özünü (fenomenini) kavramaktır.
Bu analize göre, Husserl'in "paranteze alma" yöntemini Descartes'ın "şüphe" yönteminden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
B) Descartes şüpheyi kesin bilgiye ulaşmak için bir araç olarak kullanırken, Husserl şüpheyi felsefenin nihai amacı haline getirir.
C) Descartes dış dünyanın varlığını sorgulayarak onu elerken, Husserl dış dünyayı elemeyip ona dair yargıları geçici olarak askıya alır.
Thomas Kuhn'un bilimsel gelişim şemasına göre, bir "olağan bilim" döneminde bilim insanları mevcut paradigma çerçevesinde bulmaca çözer gibi çalışırlar. Ancak zamanla mevcut paradigmanın çözemediği "aykırılıklar" (anomaliler) birikmeye başlar. Bu aykırılıklar göz ardı edilemeyecek düzeye ulaştığında bilim dünyasında bir "bunalım" (kriz) dönemi başlar. Bunalım dönemi, eski paradigmanın sorgulandığı ve yeni alternatiflerin arandığı bir süreçtir. Sonunda, yeni bir paradigma eskisinin yerini tamamen aldığında "bilimsel devrim" gerçekleşmiş olur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bilimsel süreçte "bunalım" (kriz) döneminin ortaya çıkmasının temel nedenidir?
B) Mevcut paradigmanın açıklamakta yetersiz kaldığı olguların ve çözemediği problemlerin birikerek sistemi tıkaması.
C) Yeni bir bilimsel yöntemin, hiçbir deneysel kanıta ihtiyaç duymadan eski yöntemi doğrudan geçersiz kılması.
Jean-Paul Sartre'a göre, insan kendi özünü kendi seçimleriyle yaratmak zorundadır. Bu durum insana sonsuz bir özgürlük verirken aynı zamanda büyük bir "kaygı" (angst) yükler. Çünkü insan sadece kendisinden değil, tüm insanlıktan sorumludur. Birçok insan bu ağır sorumluluktan ve kaygıdan kaçmak için toplumsal rollere sığınır, kendisini koşulların kurbanı gibi gösterir ve "Ben başka türlü davranamazdım, şartlar böyleydi" diyerek kendini kandırır. Sartre buna "kötü inanç" (mauvaise foi) der. Kötü inançtan sıyrılıp kendi özgürlüğünü ve sorumluluğunu cesaretle üstlenen insan ise "otantik (sahici) varoluş"a ulaşır.
Bu parçadan hareketle, Sartre felsefesinde "sahici (otantik) bir varoluş" sergileyen bir kişinin aşağıdakilerden hangisini yapması beklenir?
B) Eylemlerinin sonuçlarını kadere veya çevresel koşullara yükleyerek vicdanını rahatlatması.
C) Aldığı kararların tüm sorumluluğunu üstlenerek kendi değerlerini özgürce yaratması.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/11-sinif-felsefe-20-yuzyil-felsefesinin-temel-problemleri/testler