✅ 10. Sınıf Din Kültürü: Din ve çevre Test Çöz
✅ 10. Sınıf Din Kültürü: Din ve çevre Testi
"Göğü Allah yükseltti ve mizanı (ölçüyü) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın." (Rahman Suresi, 7-8. ayetler)
Bu ayetlerde vurgulanan ve korunması istenen temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
B) Ekolojik denge (Mizan)
C) Ahiret inancı
D) Toplumsal adalet
E) İbadetlerin vakti
İslam dinine göre çevre, insanın dilediği gibi yok edebileceği veya bencilce tüketebileceği bir mülk değildir. Doğa, Allah tarafından insana geçici olarak verilmiş, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken bir değerdir.
Bu durum, çevrenin insan için aşağıdaki niteliklerden hangisine sahip olduğunu gösterir?
B) Ganimet
C) Emanet
D) Mülk
E) Rastlantı
Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:
"Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz."
Bu hadis-i şerif İslam'ın çevreyle ilgili hangi yönünü doğrudan ve en güçlü şekilde vurgulamaktadır?
B) Ağaç dikmenin ve yeşili korumanın her koşulda önemini
C) Tarımsal ticaretin ekonomik kazancını
D) Ahiret hayatının dünyadan daha güzel olduğunu
E) İbadetlerin vaktinde yerine getirilmesi gerektiğini
"Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'râf Suresi, 31. ayet)
Bu ayet-i kerime, çevre ahlakı açısından öncelikle aşağıdaki olumsuz davranışlardan hangisinden kaçınılması gerektiğini öğütler?
B) Doğal kaynakları aşırı ve bilinçsizce tüketmek
C) Temiz ve düzenli giyinmek
D) Helal gıdalarla beslenmek
E) Toplu yaşam kurallarına uymak
"İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, dönüş yapsınlar diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırmaktadır." (Rûm Suresi, 41. ayet)
Bu ayetten hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
B) Doğadaki ekolojik dengenin bozulması küresel sonuçlar doğurur.
C) İnsanın doğa üzerinde sınırsız ve sorumsuz bir tüketim hakkı vardır.
D) Çevre kirliliği, ahlaki ve insani sorumlulukların ihmal edilmesinin bir sonucudur.
E) Doğada meydana gelen bozulmalar, insana bir uyarı niteliğindedir.
Kur'an-ı Kerim'de insanın yeryüzünün "halifesi" olarak yaratıldığı belirtilir. Bu görev, insana doğa üzerinde dilediği gibi tahribat yapma hakkı vermez; aksine yeryüzünü koruma, imar etme ve adaletle yönetme sorumluluğu yükler.
Buna göre, "halifelik" bilincine sahip bir Müslümandan aşağıdaki davranışlardan hangisi beklenmez?
B) Çevresindeki diğer canlıların yaşam alanlarına saygı göstermesi
C) Sanayileşme ve ekonomik kazanç adına ormanlık alanların yok edilmesine göz yumması
D) Çevre temizliğini ve bakımını bir ibadet bilinciyle yerine getirmesi
E) Ekolojik dengenin korunması için çalışan sivil toplum kuruluşlarına destek vermesi
Hz. Muhammed (s.a.v.), Mekke ve Medine çevresi ile Taif'teki Vec vadisini "Harem" (korunmuş sit alanı) ilan etmiştir. Bu bölgelerde ağaçların kesilmesini, bitki örtüsünün tahrip edilmesini ve vahşi hayvanların avlanmasını kesin olarak yasaklamıştır.
Peygamberimizin bu tarihi uygulaması, günümüzdeki hangi çevre koruma yöntemiyle doğrudan örtüşmektedir?
B) Doğal sit alanları, milli parklar ve koruma bölgeleri oluşturmak
C) Yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına geçiş yapmak
D) Tarımsal verimliliği artırmak için kimyasal gübre kullanmak
E) Şehirleşmeyi hızlandırmak için yeni imar alanları açmak
Hz. Muhammed (s.a.v.), bir nehrin kenarında abdest almakta olan arkadaşı Sa'd b. Ebî Vakkas'a, "Bu israf da ne?" diye sormuş; Sa'd'ın "Abdestte de mi israf olur?" demesi üzerine, "Evet, akan bir nehir kenarında olsan bile!" buyurmuştur.
Bu hadis-i şeriften çıkarılabilecek en kapsamlı ve genel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
B) Doğal kaynaklar çok bol ve sınırsız görünse dahi her zaman tasarruflu kullanılmalıdır.
C) Sadece kuraklık ve kıtlık zamanlarında su tasarrufu yapmak dini bir görevdir.
D) Akarsu kenarlarında ibadet etmek sünnete daha uygun bir davranıştır.
E) Temizlik dışındaki günlük işlerde suyun israf edilmesi mübah kabul edilmiştir.
İslam dininde, kişinin ölümünden sonra da sevap kazandırmaya devam eden kalıcı hayır işlerine "sadaka-i cariye" denir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde, Müslümanların diktiği ağaçlardan veya ektiği ekinlerden yiyen her canlı için o kişiye sadaka sevabı yazılacağını müjdelemiştir.
Buna göre, aşağıdaki çevreye yönelik faaliyetlerden hangisi doğrudan "sadaka-i cariye" kapsamında değerlendirilir?
B) İnsanların ve hayvanların faydalanması için fidan dikmek ve su kuyusu açmak
C) Çevre kirliliğine yol açan sanayi kuruluşlarını sadece sosyal medyada eleştirmek
D) Piknik yaptıktan sonra çöpleri toplayıp en yakın çöp kutusuna bırakmak
E) Doğal hayatı koruma temalı belgeselleri televizyonda düzenli olarak izlemek
Hûd Suresi 61. ayette yer alan "...O sizi yerden (topraktan) yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi istedi..." ifadesi geçmektedir.
Bu ayette geçen "yeryüzünü imar etmek" kavramı, Müslümanlara çevre konusunda öncelikle nasıl bir sorumluluk yüklemektedir?
B) Doğayı kendi haline bırakıp insan yaşamı için hiçbir müdahalede bulunmamak
C) Çevreyi güzelleştirmek, yaşanabilir kılmak, korumak ve tahrip edilmesini önlemek
D) Sadece ibadet edilen mekanların temizliği ve bakımıyla ilgilenmek
E) Doğal kaynakları hızla tüketerek lüks ve ihtişamlı şehirler inşa etmek
İslam dini, çevrenin en önemli unsurlarından biri olan hayvanlara karşı merhametli olunmasını emreder. Hz. Muhammed (s.a.v.), "Her canlıya yapılan iyilikte bir sevap vardır." buyurmuş ve hayvanlara eziyet edilmesini, onların hedef tahtası yapılmasını yasaklamıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam'ın hayvan haklarına ve çevre dengesine yaklaşımını yansıtan bir davranış değildir?
B) Yük hayvanlarına taşıyabileceklerinden fazla yük yüklenmekten kaçınılması
C) Sokak hayvanlarının şehir düzenini bozduğu gerekçesiyle aç ve susuz bırakılarak sürgün edilmesi
D) Susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su verilerek hayatının kurtarılması
E) Avlanmanın sadece beslenme ihtiyacı doğrultusunda ve üreme mevsimleri dışında yapılması
İslam düşüncesinde evrendeki her varlık, Allah'ın varlığını, birliğini ve sonsuz gücünü gösteren birer "ayet" (delil, işaret) olarak kabul edilir. Kur'an-ı Kerim'de göklerin, yerin, dağların, hayvanların ve bitkilerin yaratılışındaki mükemmelliğe sıkça dikkat çekilir.
Bu teolojik bakış açısına göre, çevre kirliliği ve doğanın tahrip edilmesi inanç boyutuyla ilişkilendirildiğinde aşağıdaki analizlerden hangisi en doğru ve en derin yorum olur?
B) Doğayı tahrip etmek, Allah'ın varlığının ve birliğinin somut delilleri olan "kevnî ayetleri" yok etmek ve O'nun kurduğu ilahi düzene isyan etmektir.
C) Çevreyi korumak, sadece ahiret hayatındaki cezadan kaçınmak amacıyla yapılan şeksel ve bireysel bir ibadet türüdür.
D) Evrendeki ekolojik düzen zaten kusursuz yaratıldığı için, insanın doğaya verdiği zararlar bu düzeni kalıcı olarak etkileyemez.
E) Doğadaki tüm varlıklar insan için yaratıldığından, insanın inancı gereği doğayı kendi konforu için dilediği gibi dönüştürme hakkı sınırsızdır.
Bir sanayi kuruluşu, arıtma tesisi kurma maliyetinden kaçınmak amacıyla kimyasal atıklarını yakınlardaki bir nehre boşaltmaktadır. Bu durum nehirdeki canlıların toplu ölümüne ve nehir suyunu kullanan çevre halkının hastalanmasına yol açmaktadır. Şirket yetkilileri ise bu durumun üretim maliyetlerini düşürerek ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağladığını savunmaktadır.
Bu durum İslam çevre ahlakı açısından analiz edildiğinde, yapılan savunmanın geçersizliğini ortaya koyan en güçlü gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
B) İslam'da bireysel veya kurumsal maddi kazançlar; toplumun sağlığından, canlıların yaşam hakkından ve kul hakkından (kamu yararından) üstün tutulamaz.
C) Akarsuların kirletilmesi sadece o bölgedeki balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkilediği için ekonomik zararı daha büyüktür.
D) Çevre kirliliği küresel bir sorun olduğu için yerel fabrikaların bu konudaki ahlaki sorumluluğu oldukça düşüktür.
E) İslam dini, Müslümanların ticaretle ve sanayiyle uğraşmasını tamamen yasaklayarak sadece tarımı teşvik etmiştir.
Modern dünyada yaşanan küresel çevre krizlerinin (küresel ısınma, çevre kirliliği, türlerin yok oluşu) temelinde, insanın kendisini doğanın mutlak hakimi ve sahibi olarak görmesi, doğayı ise sadece sömürülecek bir kaynak deposu olarak kodlaması yatmaktadır. İslam ise insanı yeryüzünün mutlak sahibi değil, "emanetçisi" ve "gözetleyicisi" olarak konumlandırır.
Buna göre, modern çevre krizlerinin aşılmasında İslam'ın sunduğu çevre vizyonunun temel çözüm önerisi aşağıdakilerden hangisidir?
B) Doğadaki tüm kaynakların kontrolünü sadece dini otoritelerin denetimine bırakmak
C) İnsanın doğayla olan ilişkisini "tahakküm ve sömürü" yerine "emanet, mizan ve ahlaki sorumluluk" zeminine taşımak
D) Çevre sorunlarının çözümünü tamamen devletlerin alacağı yasal ve cezai düzenlemelere havale etmek
E) Doğayı kutsallaştırarak insanın doğaya müdahale ettiği tüm tarım ve imar faaliyetlerini günah saymak
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.eokultv.com/atolye/10-sinif-din-kulturu-din-ve-cevre/testler