Abbasiler Dönemi (750 – 1258)

Abbasiler Dönemi (750 – 1258)

Kategoriler: 9.sınıf Tarih, İslam Medeniyetinin Doğuşu, Tarih

  • Halk desteğini kaybeden Emeviler Abbasi ailesi ile birlikte hareket edenlerin çıkardığı isyanın başarıya ulaşması sonucunda yıkılmıştır. Ebü’l-Abbas’ın Kûfe’de halife ilan edilmesiyle İslam tarihinde Abbasiler Dönemi başlamıştır.
  • Abbasiler ikinci halifeleri Ebu Ca’fer el-Mansur zamanında Bağdat şehrini kurarak burayı devletin merkezi haline getirmişlerdir. Halife Mansur Dönemi’nde, Arap ve mevali arasındaki fark ortadan kalkmıştır ve İranlılar, devlet içinde etkin hale gelmiştir.
  • Ebu Ca’fer el-Mansur Dönemi’nde Anadolu’ya akınlar yapılmış ve Halife Mehdi Dönemi’nde Bizans vergiye bağlanmıştır.
  • Abbasi Devleti, en parlak günlerini Harun Reşid’in halifeliği zamanında yaşamıştır. Bu dönemde ziraat, ticaret, bilim ve eğitim düzeyi artmış; Bağdat, Doğu’nun en büyük ve en önemli ekonomik merkezi haline gelmiştir.
  • Geniş topraklara hükmedip kültürel alanda gelişmiş olan Abbasiler IX. yüzyılda siyasi güçlerini kaybetmeye başladılar.
  • Devletin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla birlikte merkezden uzak eyaletlerde Tavaif-i Mülük olarak adlandırılan kısa ömürlü devletçikler kuruldu.

Abbasilerin Yıkılması

  • Abbasiler, bütün olumsuzluklara rağmen siyasi yaşamını 1258 yılına kadar devam ettirdi. Bu tarihte Cengiz Han’ın torunu Hülagü, Bağdat şehrini işgal ederek Abbasi Devleti’ne son vermiştir.
  • Memlük hükümdarı Baybars, Moğolları yenilgiye uğrattıktan sonra Abbasi ailesinden el- Müstansır’ı, Kahire’de halife ilan etmiştir. Böylece halifelik makamı, 1517’de Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim’in Memlüklüleri ortadan kaldırmasına kadar Abbasi ailesinde kalmıştır.

Abbasilerde Devlet Teşkilatı

  • Abbasi Devleti de Emeviler gibi saltanat sistemiyle yönetilmiştir. Halifelerin siyasi otoritelerinin zayıflaması üzerine, devlet erkanı arasında ortaya çıkan iktidar mücadelesine son vermek maksadıyla Emirü’l-ümeralık oluşturulmuştur.
  • Bu kurumun başındaki kişi olan Emirü’l-ümera, geniş yetkilere sahip olduğundan hutbe ve paralarda halifenin isminden sonra geçerdi.
  • Abbasiler, Sasanilerin yönetim yapısını örnek alarak vezirlik kurumunu oluşturmuşlardır. Harun Reşid devrinden itibaren ise kadılkudatlık (baş kadılık) makamı kurulmuştur.
  • Abbasiler Devri’nde siyasi, iktisadi ve dini sebeplere dayanan isyanlara sık sık rastlanmaktadır. İsyan hareketinin altında milliyetçilik düşüncesinden daha çok özellikle İran kökenli dini ideoloji yatıyordu. Bu isyanları bastırmak için Divanü’z-zenadıka adı verilen bir kurum oluşturmuşlardır.
  • Abbasi şehirlerinde asayiş, şurta teşkilatı tarafından sağlanırdı.
  • Abbasiler, devlet işlerini görüşmek için farklı divanlar kurmuştur.

Abbasilerde Sosyal Hayat

  • Abbasi Devleti’nin sınırları içinde Araplar başta olmak üzere, İranlılar ve Türkler gibi çeşitli kavimlere mensup insanlar yaşamaktaydı. Hoşgörülü bir yönetim anlayışının benimsenmesine rağmen zaman zaman bu kavimler arasında çatışmalar yaşanırdı.
  • Abbasilerde, İslam toplumu genel olarak havas ve avam denilen tabakadan oluşuyordu. Halifenin yakınları, vezirler, emirler, kadılar, alim ve katipler havas tabakasında iken esnaf ve sanatkarlar, çiftçiler, askerler, köleler ve diğer gruplar da avam tabakasına mensuptu.
  • Sosyal sınıflardan biri de zimmilerdir. Zimmiler Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan gruptur.

Abbasi Devlet Teşkilatında Türkler

Emevi Devleti'ne karşı çıkardığı isyanda başarılı olan Ebu'l Abbas Abdullah Emevi Devletini yı­karak Irak - Haşimiye başkent olmak üzere Abbasi Devleti'ni kurdu.
Daha sonra başkenti, Ebu'l Cafer Mansur Bağdat'a taşıdı. Mansur Dönemi'nde Eski Yunan ve Hellenistik eserler Arapça'ya çevrilerek medreselerde okutuldu. Bağdat bilim ve kültür merkezi haline getirilerek İslam Rönesansı yaşandı.
Abbasilerin en parlak dönemi Harun Reşid zamanıdır. Bu dönemde Franklarla ittifak yapılarak Endülüs Emevileriyle savaşıldı, Bizans'a akınlar düzenlenerek Bizans vergiye bağlandı.
751 Talas Savaşı sırasında Türklerden önemi bir destek gören Abbasiler Dönemi'nde Türk - Arap dostluğu başladı. Hatta Türkler ilk defa bu dö­nemde Abbasi Devleti'nin ordularında ve devlet kadrolarında vazifeler almaya başladı.
Abbasiler savaş sanatını iyi bilen Türklerin bu özelliklerini kaybetmemeleri için Samarra ordugah şehirlerini kurdular. Ayrıca Harun Reşid Döneminde Bizans sınırlarındaki Avasım şehirlerine Türkleri yerleştirdiler.
IX. yy.'dan itibaren Abbasi halifeleri güçlerini kaybettiler, bir süre sonra eyaletlere gönderilen komutanlar (valiler) “Tevaif-i Mülük” denilen küçük eyaletlere bölünüp parçalandılar.
Bu Tevaif-i Mülükler'in en önemlileri Tolunoğulları, Akşitler, Fatimiler, Samanoğulları, Büveyhoğulları'dır.
Abbasiler otoriteyi tamamen kaybetmeleri üzerine önce Gazne, sonra da Büyük Selçuklu devletlerinin en sonunda Musul Atabeyliği'nin koruyuculuğuna girdiler.
1258'de Abbasiler, Moğolların Bağdat'a girmesiyle siyasi olarak yıkıldı.
Moğol katliamından kaçmayı başaran Abbasi halifesi Muntasır kutsal emanetlerle beraber Mısır Memlüklü Devleti'ne sığındı, böylece Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferine kadar halifeler, Memlüklü Devleti'nde dini lider olarak görev aldılar.
11. Yavuz'un 1517 Ridaniye Seferi'yle son Abbasi halifesi III. Mütevekkili ve Kutsal Emanetleri İstanbul'a getirildi, böylece halifelik bu tarihten itibaren (1924'e kadar) Osmanlılara geçti.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
22 Haziran 2019 Cumartesi